Fener kupayı kaybetti: 1-5
Galatasaray, Ribery, Necati ve kendi kalesine Deniz'in golleriyle 38 dakikada 3 farkı yakaladı. F.Bahçe Luciano ile
ümitlendi, ama Mondi'yi geçemedi. Hakan Şükür 2 golle skoru belirledi.
İki takım da klasik bir 4-4-2'yle oyuna başladılar. İki takım da kendi en performanslı iki oyuncusunu daha çok
kullanıyordu. Fenerbahçe Serhat'ı, Galatasaray Ribery'i. İkisi de sağ kanadıyla rakip kaleye gitmeye çalışıyordu.
Doğrusu bu iki futbolcu da harika oynuyordu. Golü temelde bu yolla, ama daha çok az riskli bir işle bulmaya çalışıyordu:
Uzak şutlarla. Galatasaray'ın golü bulmasının ardından durum değişti. Fenerbahçe daha kalabalık çıkmaya çalıştıkça -
pozisyonları yakaladı belki ama - açık alan ve dengesiz yakalandı rakibine. Sonradan Fenerbahçe'nin golünü atacak olan
Luciano, belki Tuncay'ın çok kez yapamadığını yaptı, ama 3 golde de Galatasaray'ın aktığı delik onun bıraktığı boşluktu.
3-0 olduktan sonra maçın önünde iki yol vardı. Sarı -Lacivertliler'in demoralizasyonu ve belki 6-0'ın rövanşı ya da
kendilerine gelişleri. Ama bu bile onlar için fazla gelecek vaat etmiyordu. Çünkü Galatasaray bir yıldır 2'den fazla gol
yememişti. Saldırdılar. Galatasaray savunmasını geçtiler, ama Mondragon'u asla.
İkinci yarıya Daum, Van Hooijdonk'u Selçuk'un yerine alarak savunma kanatlarını ileri çıkararak, Luciano'yu da ileri
yollayarak çılgınca bir taktikle başladı. Hagi hemen savunmasını güçlendirecek değişikliklere gitti. Maçın yıldızları
Ribery ve Necati'yi çıkartmak pahasına. Bu hamleyle de kazandı. Hakan'la 2 yarıda bulduğu ikinci pozisyondan gol çıkararak.
Artık Fenerbahçe hücum hattı 6 kişi olmuş, onlara atılan (şişirilen) her top potansiyel bir Galatasaray kontratağıydı. Yani
Fenerbahçe'nin diri kalışı taktik risklerle manasız kalıyor, her risk alış daha büyük risklere yol açıyordu. Galatasaray
seyircisinin yüreklendirdiği Sarı - Kırmızılılar'ı bu taktik riskler iyice ayaklandırdı. Gerçekten çok iyi bir oyuna
giriştiler. 4. gol de Fenerbahçe'yi tamamen oyundan kopardı. Artık oyun bir Galatasaray şovuna çevrilmişti. Büyük oynayıp,
büyük kazandılar.
Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.
Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.
İLK YARI
Türkiye Kupası hasretine ezeli rakibi Galatasaray'ı yenerek son vermek isteyen Fenerbahçe, ilk 14 dakika içinde 3 kez rakip
kaleyi yoklamasına rağmen, gole ulaşamadı. İlk dakikalarda kalesinde rakibine pozisyon vermeyen sarı-lacivertliler,
15. dakikada Ribery'in golüne engel olamayınca 1-0 geriye düştü. Golden sonra beraberlik için rakip kalede gol arayan
Fenerbahçe, 23. dakikada Necati'nin golüyle bir kez daha şok yaşadı. Sarı-lacivertliler, 36. dakikada Deniz'in kendi
kalesine attığı golle bir anda 3-0 geriye düştü. Karşılaşmanın kalan dakikalarında farkı azaltmak için Galatasaray
kalesine yüklenen Fenerbahçe, Luciano'nun 40. dakikada attığı golle farkı 2'ye indirdi ve ilk yarıyı 3-1 geride
tamamladı.
DAKİKA 3: Sağ çaprazdan ceza alanına giren Aurelio'nun vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Mondragon'dan döndü.
DAKİKA 6: Ceza alanı dışından sağ çaprazdan Nobre'nin sert vuruşunda, yan direkten dönen topu savunma uzaklaştırdı.
DAKİKA 14: Ceza alanı dışından yine sağ çaprazdan Selçuk'un sert şutunda, top kaleci Mondragon'da kaldı.
GOL DAKİKA 15: Necati'nin ara pasında ceza alanı çizgisi üzerinde topla buluşan Ribery, sert ve yerden bir vuruşla
topu filelere göndererek, takımını 1-0 öne geçirdi.
DAKİKA 20: Sağdan ceza alanına giren Aurelio'nun ortasında Tuncay'ın kafa vuruşunda, top kaleci Mondragon'dan
döndü. Daha sonra savunma meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.
GOL DAKİKA 23: Ayhan'ın pasında ceza alanı içinde sol çaprazda topu auta çıkmadan yakalayan Ribery, meşin yuvarlağı
Necati'ye çıkardı. Necati'nin sert vuruşunda, meşin yuvarlak ikinci kez Fenerbahçe filelerine gitti: 2-0
DAKİKA 27: Sağdan Alex'in kullandığı korner atışında, ceza sahası içinde iyi yükselen Luciano'nun kafa
vuruşunda, Mondragon'un uzanamayacağı köşeye giden topu Conceicao uzaklaştırdı.
GOL DAKİKA 36: Sol kanatta Aurelio'dan topu kapan Ayhan, Necati'ye çıkardı. Bu futbolcunun ceza alanına gönderdiği
topu kontrol eden Hakan Şükür'ün ileriye çıkan kaleci Rüştü ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yerden vuruşunda,
Rüştü'den dönen top savunmada Deniz'e çarparak kaleye gitti: 3-0
GOL DAKİKA 40: Ceza alanı dışından Aurelio'nun sert şutunda, altı pasta Tuncay'ın kafayla kaleye gönderdiği
topu Mondragon çeldi. Galatasaray savunmasının uzaklaştıramadığı topu sağ kanatta kontrol eden Alex'in
ortasında ceza alanı içinde Luciano'nun vuruşunda top kaleci Mondragon'un solundan filelere gitti: 3-1
DAKİKA 43: Sağdan Deniz'in ortaladığı topa ceza alanı içinde Tuncay'ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak
yandan auta gitti.
Kalan bölümde başka gol olmadı ve ilk yarı Galatasaray'ın 3-1 üstünlüğüyle geçildi.
İKİNCİ YARI
İkinci yarının başında farkı azaltmak için rakip kaleye yüklenen Fenerbahçe, Galatasaray'ın kontratakları karşısında zor
durumda kaldı. 49. dakikada kalesinde önemli bir gol tehlikesi atlatan sarı-lacivertliler, 54. dakika da Van Hooijdonk
ile rakip kalede önemli bir gol pozisyonu bulmasına rağmen, sonuca ulaşamadı. Yaptığı kurtarışlarla maçın yıldızı olan
kaleci Mondragon'u geçemeyen Fenerbahçe, 71. ve 88. dakikalarda Hakan Şükür'ün gollerine de engel olamadı.
İkinci yarıda kontrollü bir oyun ortaya koyan Galatasaray, ilk dakikalarda kontrataklarla Fenerbahçe kalesinde pozisyon
buldu. 49. dakikada Ribery kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu Rüştü'ye nişanlayınca, Galatasaray farkı 3'e
çıkarma şansını kaçırdı.
Fenerbahçe ataklarında rakip takımın forvetlerine geçit vermeyen kaleci Mondragon, Van Hooijdonk, Tuncay ve Nobre'nin
vuruşlarında güzel kurtarışlar yaptı. 72. dakikada Hakan Şükür'ün ayağından kazandığı golle farkı 3'e çıkaran Galatasaray,
aynı oyuncuyla 88. dakikada bir gol daha buldu ve maçı farklı bir skorla kazandı.
DAKİKA 49: Ani gelişen Galatasaray atağında, Necati'nin pasıyla ceza alanının sağ çaprazında kaleciyle karşı karşıya
kalan Ribery'nin vuruşunda, top kaleci Rüştü'den döndü.
DAKİKA 52: Ceza alanı dışından Tuncay'ın sert şutunda, top yandan auta çıktı.
DAKİKA 54: Sağdan Serhat'ın ortasında, ceza alanı içinde arka direkte topa iyi yükselen Van Hooijdonk kafayı vurdu.
Kaleci Mondragon'dan dönen topu, savunma uzaklaştırdı.
DAKİKA 64: Tuncay'ın ceza alanının sol çaprazından sert şutunda, top kaleci Mondragon'un ellerinden döndü. Dönen topa
ceza alanı içinde sahip olan Van Hooijdonk, meşin yuvarlağa vurmakta gecikince, takımını olası bir golden etti.
DAKİKA 67: Ceza alanı dışından serbest vuruş kullanan Alex'in kale içine doğru ortaladığı topa, Nobre kaleye arkası
dönük pozisyonda dönerek kafayı vurdu. Kaleci Mondragon uzanarak topu kornere çeldi.
DAKİKA 70: Deniz'in soldan ortasında, ceza alanı içinde Van Hooijdonk'un kafayla indirdiği topa Luciano vurdu, meşin
yuvarlak üstten auta gitti.
GOL DAKİKA 71: Cihan'ın sağdan ortasında, Fenerbahçe defansının arkasına sarkan Hakan Şükür, kaleciyle karşı karşıya kaldığı
pozisyonda, sert bir vuruşla topu Rüştü'nün sağından filelere göndererek, farkı 3'e çıkardı: 4-1
DAKİKA 76: Orta sahada Hasan Şaş'ın pasıyla Fenerbahçe savunmasının arkasına hareketlenen Hakan Şükür, ceza alanının
dışına kadar çıkan kaleci Rüştü'yü geçmek istedi, ancak Rüştü yatarak ayaklarıyla topu uzaklaştırdı.
GOL DAKİKA 88: Soldan Ergün'ün pasında penaltı noktası üzerinde topla buluşan Hakan Şükür, kaleciyle karşı
karşıya kaldığı pozisyonda, güzel bir vuruşla kendisinin ikinci, takımının 5. golünü kaydetti: 5-1
Karşılaşmayı 5-1 kazanan Galatasaray kupaya uzandı.
CHRISTOPH DAUM'un açıklaması
Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Galatasaray karşısında aldıkları 5-1'lik yenilginin acı verdiğini söyledi.
Daum, Türkiye Kupası final maçından sonra düzenlediği basın toplantısında, sözlerine rakip teknik direktör Gheorghe
Hagi'yi tebrik ederek başladı. Alman teknik adam, 100. yılda bu kupayı kazanan rakiplerinin, başkanları, futbolcuları
ve taraftarlarıyla kutlama yapmayı hak ettiklerini söyledi.
Karşılaşmada girdikleri pozisyonlardan yararlanamadıklarını vurgulayan Daum, "Yenilgi acı veriyor. Hele böyle yüksek bir
skorla olunca daha da acı veriyor. Girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik. Kaleci Mondragon'un maçta gösterdiği
performans da dünya klasındaydı" dedi.
Daum, bu yenilgiyi unutmaları gerektiğini ifade ederek, "Bu acı yenilgiden sonra haklı eleştiri ve yorumları çabuk
sindirmemiz lazım. Bizim bir 24 saat kuralımız var. 24 saat bu yenilgiye üzülebiliriz. Böyle bir maçtan sonra farklı
bir hırsla şampiyonluk yarışına devam etmeliyiz. Galatasaray ile bir maçımız daha var. Galatasaray'ın nasıl oynadığını
biliyoruz. Galatasaray'a karşı koyabilmemiz için farklı bir diziliş, farklı bir bakış açısını sahaya yansıtmalıyız" diye
konuştu.
Daum, bir gazetecinin sorusu üzerine, Galatasaray'ın aldığı bu galibiyetin tarihe geçeceğini belirterek, "Tabii ki
Fenerbahçe'nin 6-0'lık galibiyeti tarihe geçtiyse, bu galibiyet de tarihe geçecektir" dedi.
Karşılaşma boyunca kendilerini destekleyen taraftarlara teşekkür eden Christoph Daum, 3-0 geriye düştüklerin de bile
taraftarların desteklerini sürdürdüğünü, ancak bu desteğe saha içinde yanıt veremediklerini söyledi.
Christoph Daum, 5 gol yiyen kaleci Rüştü'nün, pozisyonlarda yalnız kaldığını söyledi.
Rüştü'nün iyi bir kaleci olduğunu dile getiren Alman teknik adam, "Rüştü yediği gollerle yalnız kaldı. Rakip, verdiğimiz
boş alanları iyi değerlendirdi. Rüştü, iki pozisyonda iki gol yedi. Eğer Mondragon gibi goller çıkarsaydı, sonra daha iyi
motive olurdu. Ama Rüştü de Mondragon gibi iyi, ona eşdeğer bir kaleci" dedi.
Bir gazetecinin, "Bu yenilgi sizin gelecekteki durumunuzu değiştirir mi?" şeklindeki sorusuna, Daum, "Her gün yeni bir
şey öğreniyorum" yanıtını verdi. Alman çalıştırıcı, bu maçı unutup, hafta sonunda Ankaragücü ile yapacakları lig maçına
konsantre olmaya çalışacaklarını sözlerine ekledi.
GHEORGHE HAGI'nin açıklaması
Galatasaray Teknik Direktörü Gheorghe Hagi, Fenerbahçe'yi 5-1 yendikleri karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, teknik
direktörlük kariyerindeki ilk kupasını kazandığı için çok mutlu olduğunu söyledi.
Hagi, çok iyi bir ekibe karşı oynadıklarını vurgulayarak, "Bu maçta da iyi bir takım olduğumuzu gösterdik. Her şey
yolunda gitti. Maç öncesinde hazırladığımız bütün planı sahayı yansıttık. Maç öncesi 5 gol atacağımıza inanmazdım.
İyi bir gündeydik" dedi.
Rumen teknik adam, Fenerbahçe'nin de maç boyunca çok sayıda gol pozisyonuna girdiğini, ancak bunları değerlendiremediğini
ifade etti.
Hagi, ilk hedefleri olan Türkiye Kupası'nı kazandıklarını, şimdi ikinci hedefleri olan lig şampiyonluğu için mücadelelerini
sürdüreceklerini söyledi.
Galatasaray Teknik Direktörü Hagi, ligin 33. haftasında Fenerbahçe ile Kadıköy'de yapacakları derbi maçın yorumuyla ilgili
bir soru üzerine, "Derbiden önce pazar günü zor bir maça çıkacağız. Gücümüze inanıyoruz. Şahsen şunu düşünüyorum ki lig
henüz bitmedi" dedi.
Hagi, Hakan Şükür'ün performansıyla ilgili bir soru üzerine, "Hakan Şükür benim ve takımım için çok önemli bir oyuncuydu.
Çok deneyimli ve profesyonel bir oyuncu. Ama unutmayalım ki takımım ekip olarak çok iyiydi" diye yanıt verdi.
Galatasaray Teknik Direktörü, "5-1'lik skor rakibin finale tesadüfen gelmiş olduğunu gösterir mi?" şeklindeki
soruyu da, "Bu konuda başka yorum yapmaya gerek yok. 5-1 kazandık. Bunun için hazırlanmıştık. Rakibimiz çok kaliteli
oyunculara sahip. Ben böyle bir yorum yapamam. Ama Galatasaray bu maçta galibiyeti hak etti" yanıtını verdi.
Rumen teknik adam, "Bu sonuç iki teknik adamın kulüplerindeki geleceğiyle ilgili bir değişim yapar mı?" şeklindeki soruyu
ise, "Önümüzde 3 maçımız var. Biz teknik direktör olarak sadece bunu biliriz. Bizim durumumuz hava şartlarına benzer. Bunu
kabul edip, bu mesleği zevkle ve sevgiyle yapıyoruz. Bunun hem artıları, hem de riskleri var" şeklinde yanıtladı.
Hagi, Ribery ve Necati değişikliklerinin risk olup olmadığı konusunda ise, "Rakibimiz ikinci yarının hemen başında
iyi pres yaptı. Sahada 2 yorgun oyuncum vardı. Ben de bu değişiklikleri yaptım. Bence iyi bir karar aldım. Çünkü
değişiklikten sonra da goller attık. Ben riski, Hasan Şaş değişikliğinde aldım ama, böyle uygun gördüm. Bunda da
iyi yaptığımı düşünüyorum. Galatasaray'da sadece 11 futbolcu değil, daha fazlası var" dedi.
MAÇIN HAKEMİ: Mükemmel yönetim
Serdar Tatlı dün akşamki yönetimiyle, sezonun en formda hakemi olduğunu kanıtladı. Tatlı 1. dakikadan maçın bitimine
kadar son derece dikkatli, tatlı - sert görüntüsünün yanı sıra doğru düdükleriyle sahanın en iyi ismiydi. Ancak
Tatlı'nın yardımcılarının da hakkını vermek gerekirdi. Tartışmaya hiç gerek görülmeyen ofsayt bayrakları ve
faullerde Tatlı'ya yardımlarıyla tam not aldılar. Ayrıca futbolcular da bu yönetime, iyi niyetleriyle yardım
ettiler.
MAÇIN ADAMLARI: Frank Ribery, Necati Ateş, Faryd Mondragon, Hakan Şükür (Galatasaray)
Oyunu çözen adam, genç Fransız Frank Ribery. Necati'yle birlikte dev bir futbol oynadılar. Galatasaray'ı tutan adam
Mondragon. Çok kurtardı çok. Fenerbahçe bastırırken ayakta durup takıma moral veren tecrübe ise kuşkusuz Hakan Şükür.
Hâlâ çok büyük bir futbolcu olduğunu büyük bir futbol iradesi sergileyerek gösterdi. Ona diğer tecrübeliler de katıldı.
Ve büyük bir iş yaptılar. Galatasaray'da daha uzun bir süre kalacaklarını gösterdiler. Ve kim bilir belki de Daum devrini
bitirdiler.
GÜNÜN ÖZETİ: Aurelio'nun değeri ve Conceiçao
Fenerbahçeliler'in en sevdiği oyuncuların başında gelen Aurelio ve Galatasaray'da pek ilgi görmeyen Flavio'nun farkı nedir?
Çok mu büyük. Dün bir kez daha görüldü ki, bu iki oyuncunun performans ve önemleri birbirine yakın. Aynı gibi...
Farklı algılanışlarının sebebi takımların geçmişinde saklı. Fenerbahçe yıllar sonra, Kemalettin'den bu yana ilk kez iyi
bir çapa buldu. Galatasaray'ın ise 10 yıldır en güçlü olduğu yer burası. Yani fark karşılaştırmadan ve
alışkanlıklardandır. Başka bir şey değil. Dünkü maçın en iyilerinden Conceiçao'nun hakkını vermeli.
GÜNÜN ANALİZİ: Provanın suyu çıktı
Maçın saati, taraftarların ayrılması, Steward'ların önlükleri vs. Her şey Şampiyonlar Ligi Finali'nin provasıydı.
Her şey ama her şey. Bizim en önemli maçımızı bir başka maçın provası yaptık. Bu yapılır, ama bu kadar insanın gözüne
sokup kendi malını bu kadar değersizleştirmek... Olacak iş değil. Düşünün gümbür gümbür ve defalarca Şampiyonlar Ligi
marşı çalındı Atatürk Stadı'nda.
NOTLAR
Özhan Canaydın: "Eski Galatasaray döndü"
Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, Türkiye Kupası'nı kazandıkları için çok mutlu olduklarını belirterek, "Galatasaray
eski alışkanlığına döndü ve kupaları kazanmaya başladı" dedi.
Canaydın, derbi maç sonrası yaptığı açıklamada, "İnşallah bunun devamını getireceğiz. Bir durgunluk yaşamıştık. Akçaabat
Sebatspor maçında şanssızlığımızı kırdığımızı söylemiştim. ‘Kupayı alacağız' demiştim, şimdi aldık. taraftarımıza hayırlı
olsun" diye konuştu.
3 sene çok sıkıntı çektiğini vurgulayan Canaydın, "Ama futbolcularım sağolsunlar kupayı getirdiler. Artık hedefimiz lig
ve önümüzdeki 3 maçta 9 puan almak" şeklinde konuştu.
Attığı 2 golle Galatasaray'ın kupayı almasında büyük pay sahibi olan Hakan Şükür ise "Bu inanmışlığın zaferi. İki
hedefimiz vardı, birini gerçekleştirdik" dedi.
Hakan, "Bu kupa çok centilmen ve beyefendi bir insan olan başkanımıza hediye olsun" diyerek sözlerini tamamladı.
Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, Aziz Yıldırım'a küfür edilmesi ve kapalı tribüne gitmesi ile ilgili soruya,
"Geç geldim ve olayı görmedim. Bana kimse küfür etmiyor. Demek ki bazı olayların üstüne çok gitmemek lazım. Seyircinin
tansiyonunu düşürmek lazım" dedi.
Yıldırım küfür nedeniyle ‘kapalı'da
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve kulüp yönetim kurulu üyeleri, Atatürk Olimpiyat Stadı'nın protokol tribününde
kötü tezahürata maruz kalıp, üzerlerine yabancı madde atılınca, maçı izlemek için taraftarlarının bulunduğu kapalı
tribüne geçti.
Aziz Yıldırım ve yöneticilerden oluşan heyet, protokol tribününden yaşananları protesto ederek, derbi maçı kapalı
tribünde izledi.
Taraftarlarına yakın boş bir bloğa oturan başkan ve yöneticilere taraftarları büyük ilgi gösterdi. Bir grup taraftar,
yöneticilerin önüne oturarak beyaz zemin üzerine Fenerbahçe logosu olan pankart açtı.
Tribünlerde bulunan özel güvenlik birimlerinden bazıları yöneticilerin yerleştiği bölümün çevresine oturdular.
Şekip Mosturoğlu: "Üzgünüm"
Futbol Federasyonu Başkanvekili Şekip Mosturoğlu, Aziz Yıldırım'a yönelik yapılanların hoş olmadığını belirterek,
"Olaylara şahit oldum, üzgünüm. Aziz Yıldırım'ı protokol tribününde kalması için ikna etmeye çalıştık, ama olmadı,
kapalı tribüne gitti. Maalesef statlarımızdan hala küfürü atamadık. Söyleyecek bir şey bulamıyorum" diye konuştu.
Muammer Güler: "Yapılanlar çok çirkin"
İstanbul Valisi Muammer Güler de, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Kupası finali sonrası yaptığı
açıklamada, sarı-lacivertli kulübün başkanı Aziz Yıldırım'a maç öncesi yapılanları kınadığını söyledi.
Vali Güler, tüm kulüp başkanlarının saygıyı hak ettiğini ifade ederek, "Aziz Yıldırım'a yapılanlar çok çirkin.
Galatasaray camiasını tenzih ediyorum, ama bunu yapanlar çok ayıp etmiştir, kendilerini kınıyorum" dedi.
İstanbul Valisi Muammer Güler de, derbi maçta Şampiyonlar Ligi finalinin tatbikini yaptıklarını belirterek, "Şampiyonlar
Ligi'nde ne yapacaksak bunu tatbik ettik ve sonuçtan memnunuz. Ama bu küfürleri yok etmeliyiz. Israrla küfür devam ediyor.
Bunlar olmamalı" diye konuştu.
Mehmet Ali Şahin: "Şampiyonlar Ligi'ne hazırız"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Atatürk Olimpiyat Stadı'nın, zemini, tribünleri ve çevresi
itibariyle Şampiyonlar Ligi finaline hazır olduğunu söyledi.
Bakan Şahin, Galatasaray ile Fenerbahçe'nin Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Türkiye Kupası finalinde karşı
karşıya geldikleri maçtan sonra yaptığı açıklamada, "Stat, gerek zemini, gerek tribünleri, gerek çevresi itibariyle 25
Mayıs'taki Şampiyonlar Ligi finaline hazır. O bakımdan, mutlu ayrılıyoruz" dedi.
Kupa finalinde güzel bir maç oynandığını belirten ve bu nedenle iki takımı da kutlayan Bakan Şahin, Galatasaray'ın daha
üstün bir performans sergilediğini ve açık farkla da kazandığını ifade etti.
Seyircilerin, eski alışkanlıklarına devam ettiğini üzülerek gördüğünü belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali Şahin, "Kendileri zarar görür. Nitekim sahaya sokulmaması gereken patlayıcı ve yanıcı maddelerle ilgili,
emniyet, bazı seyircileri alıp işlem yapmak zorunda kaldı. Bu devam edecek. Kurallar neyi gerektiriyorsa, ona göre
davranmalı seyirci. Bundan sonra cezaların uygulanması da farklı olacak. O nedenle herkes kendine çeki düzen versin.
Her şey usulüne uygun olsun istiyoruz. Kötü tezahürat da oldu. Emniyet gerekli işlemleri yapacak, biz de takipçisiyiz"
diye konuştu.
Şenes Erzik: "Tam prova olmadı"
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ise, derbi maçta seyircinin az olması nedeniyle Şampiyonlar Ligi finalinin tam bir provasının
yapılamadığını söyledi. Erzik, en azından kale arkası tribün biletlerinin ucuz tutularak, maça daha fazla seyirci
çekilebileceğini ifade etti.
Kadir Topbaş: "Üstesinden geleceğiz"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş da, "Bizi 25 Mayıs'ta daha büyük bir heyecan bekliyor. Biz onun da
üstesinden geleceğiz" dedi.
Galatasaray'dan tarihi galibiyet
Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek Türkiye Kupası'nı 14. kez müzesine götüren Galatasaray, sarı-lacivertli takıma
karşı tarihi skorlarından birisini aldı.
İki takım arasındaki 96 yıllık ezeli rekabette geride kalan 347 maçta en farklı skorlu galibiyeti, 7-0'lık sonuçla
Galatasaray aldı. 12 Şubat 1911'de İstanbul Ligi'nde yapılan maçı, Galatasaray 7-0 kazanmıştı.
Fenerbahçe ise ezeli rakibi Galatasaray karşısında şimdiye dek en farklı skorlu galibiyeti, 2002-2003 sezonunun ilk
yarısında Kadıköy'de yapılan maçta elde etti.
6 Kasım 2002'de yapılan lig maçını 6-0 kazanan sarı-lacivertli ekip, aynı zamanda lig maçlarında iki takım arasındaki
en farklı skorlu galibiyete imza attı.
Kanarya'nın kupa hasreti
43. Türkiye Kupası finalinde Galatasaray'a 5-1 yenilen Fenerbahçe, 22 yıllık kupa hasretine yine son veremedi.
Kupayı en son 1982-83 sezonunda Mersin İdmanyurdu'nu eleyerek kazanan sarı-lacivertliler, 22 yıllık özlemini dindiremedi.
Türkiye Kupası'nı daha önce 4 kez kazanan Fenerbahçe, 10. kez mücadele ettiği finalde kupaya uzanamadı.
Sarı-lacivertliler kupada en son 2000-2001 sezonunda final oynamış ve Gençlerbirliği'ne penaltılarla yenilmişti.
Hagi'nin 3. Türkiye Kupası
Türkiye Kupası finalinde ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 5-1 yenen Galatasaray'da, Gheorghe Hagi 3. kez kupa sevinci yaşadı.
Galatasaray'da oyuncuyken Türkiye Kupası'nı 2 kez kaldıran Hagi, bu kez sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü olarak
bu sevinci yaşadı.
Sarı-kırmızılı takımda 1998-99 ve 1999-2000 sezonlarında futbolcu olarak bu kupayı kazanma mutluluğu yaşayan Hagi,
bu kez Galatasaray'ın teknik patronu olarak kupayı kaldırdı.
Diğer yandan Hagili Galatasaray, ligden sonra kupa maçında da Daum yönetimindeki Fenerbahçe'ye üstünlük sağladı.
Kupa koleksiyoncusu Galatasaray
Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 5-1 yenen Galatasaray, toplamda 14. kupa şampiyonluğuna ulaştı.
Galatasaray, 19. kez final oynadığı kupayı 14. kez müzesine götürme başarısını gösterdi ve kendisine ait unvanı
geliştirdi.
Sarı-kırmızılılar, daha önce son kez 1999-2000 sezonunda Antalyaspor'u yenerek 5 yıl önce kupayı kazanmıştı.
Türkiye Kupası'nda 9 yıl sonra finalde birbirlerine rakip olan ezeli rakiplerden gülen taraf yine Galatasaray oldu.
Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe ile Türkiye Kupası'nda bundan önceki 3 finali de kazanmıştı.
Fenerbahçe ile Galatasaray, Türkiye Kupası tarihinde bundan önce 5 kez yarı final, 3'er kez de final ve çeyrek
finalde eşleşmiş, 8 kez sarı-kırmızılılar, 3 kez sarı-lacivertliler tur atlamıştı.
Fenerbahçe yine gülemedi
Kupa finalinde Galatasaray'a 5-1 yenilen Fenerbahçe, bu sezon ezeli rakibiyle yaptığı ikinci maçtan da mağlubiyetle
ayrıldı.
Galatasaray, Süper Lig'in ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan karşılaşmayı Necati'nin attığı golle 1-0
kazanmıştı.
Fenerbahçe ve Galatasaray bu sezon son kez ligin 33. haftasında Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda karşı karşıya
gelecek.
Hakan 14. golünü attı
Galatasaraylı Hakan Şükür, Türkiye Kupası finalinde attığı 2 golle, sarı-kırmızılı formayla Fenerbahçe filelerini 14. kez
havalandırdı. Kariyerinde Fenerbahçe'ye karşı 14. golü kaydeden deneyimli futbolcu, Türkiye Kupası'nda ise ezeli rakibine
ilk gollerini attı. Sarı-kırmızılı formayla Fenerbahçe'ye Metin Oktay'ın 18, Tanju Çolak'ın da 14 golü
bulunuyor. 34 yaşındaki Hakan Şükür'ün gol attığı 11 maçta Galatasaray, ezeli rakibine hiç yenilmezken, 8 kez galip geldi,
3 maçta da berabere kaldı. Kral maçtan sonra, ‘Bu sonuç inançlığın zaferi. Bu kupa beyefendi başkanımıza
armağan olsun' dedi.
Ribery, Fenerbahçe'ye ilk golünü attı
Galatasaray'ın bu sezon devre arasında transfer ettiği Frank Ribery, Fenerbahçe'ye karşı ilk golünü attı.
Fransız futbolcu, attığı golle taraftarların tabiriyle ‘Gerçek Galatasaraylı' oldu.
Bu arada ligin ilk yarısında Galatasaray'ın, Fenerbahçe'yi 1-0 yendiği maçın galibiyet golünü atan Necati,
kupa finalinde de sarı-lacivertli fileleri havalandırdı.
Galatasaraylı futbolcular maçın bitimiyle birlikte büyük sevinç yaşadı.
Saha içinde biraraya gelen teknik heyet ve futbolcular, kenetlenerek büyük bir coşku yaşadı. Futbolcular daha sonra
tribünlere, taraftarlarına koştu. Bu sırada, taraftarlar "I Love You Hagi" şeklinde tezahüratlarla teknik direktör
Gheorghe Hagi'ye sevgi gösterilerinde bulundu.
Fenerbahçe 4. derbisini de kaybetti
Türkiye Kupası'nı, finalde Galatasaray'a 5-1 yenilerek ezeli rakibine kaptıran Fenerbahçe, bu sezon derbi maçlarda 4.
yenilgisini aldı.
Christoph Daum yönetimindeki sarı-lacivertliler, kupa maçı öncesinde de ligde Beşiktaş'a 2-1 ve 4-3, Galatasaray'a da
1-0 yenilmişti. Daum'lu Fenerbahçe, Beşiktaş'a ligde 4-3 yenildiği derbinin ardından, kupada da Galatasaray'a 5-1
yenilerek, son 2 derbide kalesinde toplam 9 gol gördü.
Öte yandan Fenerbahçe, Daum yönetiminde 2 sezonda yaptığı 8 derbi maçta 2 galibiyet, 2 beraberlik, 4 yenilgi aldı.
Alman teknik adam, 24'ü Beşiktaş, 8'i de Fenerbahçe'nin başında olmak üzere Türkiye'de çıktığı toplam 32 derbi maçta,
çalıştırdığı takımlar 8 galibiyet, 16 yenilgi, 8 beraberlik elde etti.
Bu arada, Beşiktaş'ın başında 1993-94 sezonunda kupada şampiyonluğa ulaşan Daum, siyah-beyazlılar ile 2001-2002
sezonunda da finalde Kocaelispor'a 4-0 yenilerek mutlu sona ulaşamamıştı.
Luciano ilk 11'e, Mahmut kulübeye
Fenerbahçe'nin ligde oynadığı Diyarbakırspor maçında kart cezası nedeniyle forma giyemeyen Luciano, Galatasaray ile
yapılan kupa finalinde takımdaki yerini aldı.
Luciano'nun yokluğunda ligdeki son maçta Diyarbakır karşısında savunmada görev alan Mahmut Hanefi, kupa derbisinde
yedekler arasında yer buldu.
Teknik Direktör Christoph Daum, ligdeki son maçın kadrosundan sadece Mahmut Hanefi'yi çıkararak değişiklik yaptı.
Fenerbahçe'nin Fransız futbolcusu Anelka, maç kadrosuna alınmadı. Sakatlığının ardından, maçtan iki gün önce Atatürk
Olimpiyat Stadı'nda yapılan antrenmanda ilk kez takımla çalışan Anelka, derbi maçın kadrosunda yer almadı. Daum'un,
Fransız futbolcuyu riske etmek istemediği için kadroya almadığı öğrenildi.
Fenerbahçe'de sakat olan Servet ve kırmızı kart cezalısı Ümit de kadroda yer almadı.
100.gol Luciano'dan
F.Bahçe'nin ligde yaptığı son maçta kart cezası nedeniyle forma giyemeyen savunma oyuncusu Luciano, Galatasaray ile
yapılan kupa finalinde takımdaki yerini aldı. Luciano'nun yokluğunda ligdeki son maçta Diyarbakır karşısında savunmada
görev alan Mahmut Hanefi, kupa derbisinde yedekler arasında yer buldu. Sakatlığı süren Anelka'da maçı tribünden takip
etti. Bu arada Luciano, F.Bahçe'nin bu sezonki 100.golüne imza atan futbolcu oldu.
Serhat yetmedi
F.Bahçe'nin en etkili ve en hırslı ismi olan Serhat, gol için çırpındı durdu ama gol atmayı başaramadı.
Fenerbahçe, Olimpiyat Stadı'ndan boynu bükük ayrılırken sarı-lacivertli takımın en etkili oyuncusu Serhat oldu. Bu
sezon forma şansı bulamayan Serhat, Anelka'nın sakat olması nedeniyle 11'de sahaya çıktı.
Sağ kanatta akın üstüne akın geliştiren, karşısındaki Orhan Ak'a çaresiz bırakan ve arkadaşlarına gollük paslar atan
Serhat, sarı-lacivertli taraftarların alkışladığı tek futbolcu oldu. Serhat maç sonu en çok üzülen isimdi.
Mecbur kaldı, Pierre'e sarıldı
Fenerbahçe Teknik Direktörü Daum, aylardır forma vermediği Van Hooijdonk'u G.Saray maçında ikinci yarı başlarken oyuna
aldı. İlk yarıyı Galatasaray'ın 3-1 önde kapaması üzerine Daum, ikinci yarıda Selçuk'u kenara alıp Van Hooijdonk'u sahaya
sürdü.
Ancak skor üstünlüğü sağlayınca geriye çekilen Galatasaray savunmasının kalabalık olması nedeniyle Hollandalı yıldız
istediği fırsatları bulamadı. İkinci yarıda bir serbest vuruşta topun başına geçen Hooijdonk yaklaşık 30 metrelik
mesafeden barajı geçemedi.
Alex eli belinde dolaştı durdu!
Önemli maçlarda iyi oynamadığı gerekçesiyle eleştirilen Alex, Galatasaray karşısında da hiçbir varlık gösteremedi. Daum'un
daha önceki maçlara göre ileride yer verdiği Brezilyalı yıldız, Tomas ve Song arasında kayboldu. Alex, 2. yarıda kısa bir
süre de olsa oyuna ağırlığını koymaya çalıştı ancak başarılı olamadı. G.Saray defansı adeta Alex'e adım attırmadı.
Neredesin Ümit kaptan
Cezası nedeniyle Galatasaray karşısında oynamayan kaptan Ümit'i tüm gözler aradı. Galatasaray forvet oyuncularının adeta
elini kollunu sallayarak Bahçe kalesine geldiği maçtan sonra, "Eğer Ümit oynasaydı sonuç böyle olmazdı. Ribery, Necati
F.Bahçe savunmasının önünde istedikleri gibi at koşturamazlardı" yorumu yapıldı.
Hagi kadroyu bozmadı
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi maçta sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü Gheorghe Hagi, kadrosunda
değişiklik yapmadı.
Rumen çalıştırıcı, kart cezası nedeniyle ligdeki Ankaragücü maçında oynayamayan Orhan'ı, Fenerbahçe karşısında 11'de
oynadı.
Sarı-kırmızılılarda, son iki haftada forma şansı bulan genç oyuncu Uğur ise Fenerbahçe derbisinde yedek soyunmak zorunda
kaldı.
Uğur ikinci yarıda, Orhan Ak'ın yerine oyuna girdi.
Galatasaray'da kupa coşkusu
Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek Türkiye Kupası'nın sahibi olan Galatasaray'a, kupasını Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali Şahin verdi.
Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı, maç sonrası protokol tribününün önüne kurulan platformda Galatasaraylı
yönetici ve futbolculara madalyalarını taktı. Bakan Şahin de Türkiye Kupası'nı kaptanlar Hakan Şükür ve Bülent'e verdi.
Kupa Hakan Şükür ve Bülent'in ellerinde yükselirken, platformun arkasındaki makinelerden havaya yaldızlar püskürtüldü.
Kupayla birlikte fotoğraf çektiren sarı-kırmızılılar, daha sonra statta taraftarlarının olduğu bölümde tur attı.
Fenerbahçeli futbolculara da ikincilik madalyalarını Levent Bıçakcı verdi.
Karşılaşmanın ardından saha içine inen Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ve yöneticiler, futbolcularla birlikte kupa
şampiyonluğunu kutladı.
Canaydın'ı ortalarına alan futbolcular, sevinçlerini başkanla paylaşırken, daha sonra Canaydın'ı bir süre omuzlara aldı.
Diğer yöneticiler de futbolcularla sarmaş dolaş şampiyonluğu kutladı.
Galatasaray'a yenilerek kupa hasretine son veremeyen Fenerbahçeli futbolcular, maçtan sonra Galatasaraylı futbolcuları
kutladı.
İkincilik madalyalarını almak için sahaya gelen sarı-lacivertli futbolcular, Galatasaraylı oyuncularla tokalaşıp, onlara
sarılarak tebrik etti. Hollandalı futbolcu Van Hooijdonk ise Necati ile forma değiştirdi.
Galatasaray'ın, ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek, Türkiye Kupası'nı kazanması İstanbul'daki sarı-kırmızılı
taraftarları sokaklara döktü. Başta Taksim olmak üzere, İstanbul'un çeşitli semtlerinde sokaklara çıkan sarı-kırmızılı
taraftarlar, şampiyonluklarını doyasıya kutladı.
Taksim'de toplanan bir grup Galatasaray taraftarı meşaleler yakıp,sarı-kırmızılı bayraklar açarak takımlarını lehine
tezahüratlar yaptı. Çevreden geçen araçlardaki Galatasaray taraftarları da kornalarına basarak bu taraftarlara destek
verdi.
Yabancı basından yakın ilgi
Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan kritik maça yabancı basının da ilgisi üst düzeydeydi. Romanya Devlet
Televizyonu ile El Cezire kanalı karşılaşmayı canlı yayınlarken, yazılı basın da tribündeki yerini aldı. Dünkü
müsabakayı 4'ü Brezilyalı 16 yabancı gazetecinin izlediği açıklandı.
Ufuk Özerten'e büyük protesto
Yeni Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ufuk Özerten, Süper Lig hakemleri Metin Tokat ile İsmet Arzuman derbiyi izlemek
için stada gelenler arasındaydı. Numaralı tribüne gelen üçlü, buradaki Galatasaraylı taraftarlarca uzun süre protesto
edildi.
Stad boş kaldı
Maç için satışa çıkarılan 50 bin biletin 33 bini elde kaldı. Bilet fiyatlarının pahalı olması ve karşılaşmanın hafta içi
çok geç saatte oynanması seyirci sayısının azlığında önemli rol oynadı.
TÜM Türkiye'nin günlerdir merakla beklediği Fenerbahçe-Galatasaray Türkiye Kupası final maçında seyirci şoku yaşandı.
80 bin 579 seyirci kapasiteli stattaki Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan karşılaşmayı 17 bin futbolsever izledi. Maç
için iki takımın taraftarlarına 25'er bin bilet ayrılırken, bunların ancak 17 bin 61 adedi satıldı. Bu biletlerin 8 bin
553'ünü Galatasaray, 8 bin 508'ini ise Fenerbahçeli futbolseverler aldı.
Yetkililer, seyirci sayısının bu kadar az olmasının sebeplerini şöyle sıraladı:
1-) Biletlerin pahalı olması. Futbol Federasyonu maç biletlerinin fiyatlarını 43, 75 ve 105 milyon lira olarak belirledi.
Her iki kulübün yöneticileri Futbol Federasyonu'na başvurarak, fiyatlarda indirim yapılmasını istedi. Ancak federasyon,
"Fiyatı yüksek tutarsak, stada kaliteli seyirci gelir. Böylelikle de olay çıkmaz" gerekçesiyle kulüplerin bu isteğini geri
çevirdi. Ayrıca, kulüplere bilet satışı izni verilmemesi de seyirci sayısının düşük olmasında önemli rol oynadı.
2-) Maçın hafta içinde olması.
3-) Çok geç saatte oynanması.
4-) Atatürk Olimpiyat Stadı'nın konumu gereği ulaşım problemleri yaşanması.
5-) Futbol Federasyonu yetkilileri günlerdir, bu maç için, tarihte görülmemiş güvenlik tedbirleri alınacağını duyurdu.
Bu da futbolseverleri korkuttu.
Ayrı yollardan gittiler
Şampiyonlar Ligi finalinin birebir provası niteliğindeki Galatasaray-Fenerbahçe Türkiye Kupası finalinde taraftarlar
için dün sabah Atatürk Olimpiyat Stadı'na giden güzergahı gösteren levhalar asıldı. İki takım taraftarlarını
karşılaştırmadan stada götüren yollar F.Bahçe taraftarları için sarı lacivert, Galatasaray taraftarları için ise sarı
kırmızı renklerle takımlarının isimleri yazılarak belirtildi. Taraftarların konvoylar halinde stada gidişlerine izin
verilmezken, güvenlik güçlerinin güzergahlar boyuncu geniş önlemler aldığı dikkat çekti.
Renklerle stada
Stat güzergahlarında Fenerbahçe taraftarları için sarı-lacivertli renklerde ‘F.Bahçe', sarı-kırmızılı taraftarlar için
ise yine sarı kırmızı renklerde ‘Galatasaray' yazılı yönlendirme levhaları asıldı.
UEFA görevlileri tam not verdi
Atatürk Olimpiyat Stadı 25 Mayıs'ta Milan-Liverpool Şampiyonlar Ligi'ne ev sahipliği yapacağından UEFA'nın gözü de dün
akşamki finalin üstündeydi. 77 UEFA görevlisi Atatürk Olimpiyat Stadı'nın dışını ve içini tek tek dolaşarak rapor tuttu.
Görevliler organizasyonun dört dörtlük olduğunu belirterek Futbol Federasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Metin
Kazancıoğlu'na teşekkürlerini iletti.
UEFA görevlileri İstanbul İl Spor Müdürü Tamer Taşpınar'ı da stat kontrolü ve temizliği konusunda tebrik etti. Atatürk
Olimpiyat Stadı'nın hoparlörlerinden maç öncesinde zaman zaman Avrupa Şampiyonlar Ligi'nin müziği çalındı. Maç saati
yaklaşırken çalınan bu müzik, stattaki atmosferi daha coşkulu duruma getirdi.
Fener'i hack'lediler
İnternet korsanları, sarı lacivertli kulübün resmi sitesine saldırdı. Saat 17.15 sularında sitede G.Saray ile ilgili
kötü bir ifade yer aldı. Ancak kısa süre sonra bu ifade kaldırıldı.
Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesi "www.fenerbahce.org" dün hacker'ların saldırısına uğradı. Saat 17.15
sularında sitede, Galatasaray ile ilgili kötü bir ifade yer aldı. Kupa finaline doğru başlıklı haber,
"Cim - Bom'a k...... az kaldı" şeklinde değiştirildi. Ancak kısa süre sonra bu ifade kaldırılarak, sitenin
saldırıya uğradığı açıklandı.
Fenerbahçe'nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, ‘Bu akşam Türkiye Kupası final maçında Galatasaray ile
mücadele edecek takımımızın, dakika dakika bilgilerini aktardığımız haber, saat 17.15 sularında, kulübümüzle hiçbir
ilgisi olmayan şahıs ya da şahıslar tarafından saldırıya uğramıştır. Bugüne kadar hiçbir şekilde kamuoyunu rencide
etmeyen haberleri ve spor etik ilkelerine her zaman uyan üslubu ile var olan resmi internet sitemiz, bu olayın takipçisi
olacaktır. Saldırıyı gerçekleştiren şahıslar yapılacak araştırma sonucunda tespit edilip, haklarında hukuki süreç
başlatılacaktır.'
Sevgi seliyle uğurlandılar
Fenerbahçe Samandıra Tesisleri'nden, Galatasaray ise Florya Metin Oktay Tesisleri'nden taraftarlarının coşkulu
törenleriyle uğurlandı. Sarı lacivertliler, tesislerin kapısına gelen gelen bir araçtan Fenerbahçe marşları çaldı,
yöneticiler de ayrı bir otobüse binerek konvoy yaptı.
Meşaleler yakan G.Saraylı taraftarlar da tezahüratlar eşliğinde futbolcuları stada uğurlarken, takımı yol boyuncu
izleyen bazı taraftarlar futbolculara sevgi gösterilerinde bulundu.
Ersun Yanal, Aslan'ın maçına geldi
Galatasaray maçlarını izlemeye gelmediği için eleştirilen Milli Takımlar Teknik Direktörü Ersun Yanal, dün Fenerbahçe
mücadelesini takip etti. Türkiye Kupası finalinde tribündeki yerini alan Yanal, iki takımdaki Ay - Yıldızlı
futbolcuların son form durumunu görme fırsatı buldu. Yanal, Kanal D'ye yorum da yaptı.
Hakan'ın evine soygun girişimi
Sarı - Kırmızılı takımın golcü futbolcusu Hakan Şükür'ün Florya'daki evine hırsızların girmeye çalıştığı öğrenildi.
Kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerin, evin kapısını demir çubuklarla açmak istedikleri iddia edildi. Kapıyı
açamayan hırsızların, Hakan Şükür'ün komşularının çıkması üzerine kaçtıkları bildirildi. Emniyet güçleri konuyla ilgili
olarak araştırma başlattı.
İstatistik: Kaleye şut
Galatasaray'ın kaleye attığı şutlar: Hakan Şükür 3, Necati Ateş 3, Frank François Piere Ribery 2, Cihan Haspolatlı 1,
Ergün Penbe 1, Flavio Da Silva Da Conceiçao 1, Hasan Gökhan Şaş 1, Sabri Sarıoğlu 1
TOPLAM: 13
İstatistik: Kaleye isabetli şut
Galatasaray'ın kaleye attığı şutlar: Hakan Şükür 3, Frank François Piere Ribery 2, Necati Ateş 1
TOPLAM: 6
Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.
Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.
| Futbolcu |
Attığı şut |
İsabetli şut |
Top kaybı |
Top kapma |
Attığı korner |
Ofsayt |
Yaptığı Faul |
Yapılan faul |
Gol pozisyonu |
| Rüştü Reçber |
|
|
|
1 |
|
|
|
|
|
| Serkan Balcı |
|
|
1 |
1 |
|
|
3 |
1 |
|
| Fabio Luciano |
2 |
1 |
2 |
|
|
|
1 |
2 |
2 |
| Önder Turacı |
|
|
|
2 |
|
|
2 |
|
|
| Deniz Barış |
|
|
|
2 |
|
|
3 |
1 |
|
| Niyazi Serhat Akın |
2 |
1 |
5 |
3 |
|
1 |
2 |
1 |
1 |
| Marco Aurelio Brito Dos Prazeres |
3 |
1 |
3 |
3 |
|
|
2 |
4 |
1 |
| Selçuk Şahin |
2 |
2 |
|
1 |
|
|
|
1 |
1 |
| Tuncay Şanlı |
9 |
3 |
6 |
3 |
|
1 |
1 |
|
6 |
| Alexsandro De Souza |
|
|
4 |
2 |
6 |
1 |
2 |
1 |
|
| Márcio Ferreira Nobre |
1 |
1 |
4 |
|
|
1 |
2 |
2 |
1 |
| Petrus Ferdinandus Johannes Van Hooijdonk |
2 |
1 |
|
1 |
|
|
1 |
2 |
2 |
| Mehmet Yozgatlı |
|
|
2 |
|
|
|
|
|
|
| TOPLAM |
21 |
10 |
27 |
19 |
6 |
4 |
19 |
15 |
14 |
|