FENERBAHÇE'NİN 2005-2006 SEZONU 20.HAFTA ANALİZİ

Fenerbahçe tekledi: 1-1
Fenerbahce: 1 - Caykur Rizespor: 1

3 gün önce Erciyesspor'un elinden zor kurtulan sarı lacivertli ekip, yine kötü futboluyla saç baş yoldurdu. 55'te Serkan'ın golüyle yenik duruma düşen Fenerbahçe'nin beraberlik sayısı 71'de Tuncay'dan gelirken, 73'te Çaykur Rizespor'dan Yasin kırmızı kart gördü.

8'de Hasan'ın boş pozisyonda vurduğu ve üstten auta giden şut maçın ilk fırsatı. 18'de Gökhan'ın net pozisyonda yükselip, vurduğu kafa da ilk net şans. 31'de Şener'in kendi sahasından savunmanın arkasına yolladığı Gökhan'dan az önce Rüştü'nün dışarı attığı en neti! İlk yarıdaki bu 3 şansın neden kaynaklandığını bulmak o kadar da zor değil. Bir oyuncun yokluğu bir takımı en fazla bir bölgede etkilemeli. Eğer bir oyuncu yokken takım iki veya daha fazla bölgede sıkıntı çekiyorsa, burada bir teknik arıza var demektir. Appiah yok. Bu bölgeyi Kemal'le ya da sahadaki Deniz'le doldurmak mümkün. Ama hayır. Daum, Alex'ten sonraki en önemli gol yolunu bozmak pahasına Ümit'i çapa yapıp, Deniz'i sol beke koyuyor. Deniz, Ümit'ten daha iyi, daha asil bir sol bek mi? Hayır! İkisi milli takımda 11 oyuncusuyken Ümit sol bek, Deniz sağ oynuyordu. Fatih Terim ve Ersun Yanal ülkede ondan daha iyisini bulamadı. Ama hayır. Onu bu mevkiye koyan Daum Ümit'i çapa yapıyor. Peki sonuç. Ümit büyük bir düşüş içinde olan Aurelio ile birlikte dökülüyor. Deniz - Tuncay kanadından üretim sıfır. Rize'nin iyi oyununun ödülü olan 3 pozisyon bu sakatlıktan doğuyor, tribün sadece 2 futbolcuya oyunlarından dolayı tepki koyuyor. Bunlar da tahmin edebileceğiniz gibi Ümit ve Deniz. Fenerbahçe'nin pas otomatiği bozulmuş. 27'de Serkan'ın kapıp dripling sonrası Alex'i, onun Tuncay'ı görüşünün ardından auta giden top ev sahibinin tek derli toplu akını ve pozisyonu olarak kayıtlara geçiyor. Bu yetmiyor.
Daum sorunu görüyor ama eksik. Deniz'i, alıp Ümit'i sola, Yozgatlı'yı oyuna sürüyor. Artık Aurelio tek çapa. Yani Fenerbahçe 4-2-3-1'den 4-4-2'ye dönüyor ve orta saha yol geçen hanı. 50'de Gökhan karşı karşıyada bomboş Rüştü'ye takılıyor. Ve Güvenç Kurtar hamlesini yapıp tecrübeli ve hızlı Serkan'ı oyuna alıyor. Ayağına top gelir gelmez de golü atıyor Serkan Özdemir. Bir dakika sonra Gökhan'ın topunu Önder çizgiden çıkarıp, oyunun kopmasını engelliyor. Sonrasında oyun kırılıyor. Aurelio ama asıl önemlisi Alex devrede. Belki ilk kez sadece beyni ve ayağıyla değil vücuduyla da. Tuncay yine isyan ediyor. Ve baskı geliyor. Rize'nin Güvenç Kurtar'ın tüm uyarılarına rağmen kontra aşkından vazgeçmesi buna yardım ediyor. Fenerbahçe yığılıyor. 57'de Tuncay'ın kafasında Zdravkov çok iyi. 69'da Anelka, Tuncay, Alex'le yaklaşılan golü, sonrasındaki kornerde Alex'in kafasında Zdravkov bir daha erteliyor ama 71'de Alex'in kornerine Tuncay'la beraberlik geliyor. Ardından Nobre'yle kaçan 2 pozisyon. Yasin'in 73'te kırmızı kart görmesiyle Rize için artık her şey daha zor. Baskı artıyor. Ve maç 83'te Zdravkov, Brezilyalı'nın topunu çizgiden çıkarıyor. Ama bu kez bu bir erteleme değil. Bulgar kaleci bu kez maçı koparıyordu.

Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.

Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.


İLK YARI

DAKİKA 18: Soldan Victoria'nın ortasında, ceza alanında iyi yükselen Gökhan kafayı vurdu, top az farkla yandan auta gitti.

DAKİKA 20: Alex'in soldan kullandığı korner atışında, ceza alanıiçinde Luciano'nun kafa vuruşunda, top kaleci Zdravkov'da kaldı.

DAKİKA 21: Tuncay'ın ceza alanı dışı sol çaprazından şutunda, kaleci Zdravkov yavaş gelen topu kontrol etti.

DAKİKA 26: Sağdan Altan'ın kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde uygun durumda topla buluşan Fahri kafayı vurdu, meşin yuvarlak kaleci Rüştü'nün kucağında kaldı.

DAKİKA 27: Alex'in pasıyla sol çaprazdan ceza alanına giren Tuncay'ın, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda vuruşunda, meşin yuvarlak direğin yanından auta gitti.

DAKİKA 29: Deniz'in soldan ortasında, ceza alanı içinde topa Serkan kafayı vurdu, ancak meşin yuvarlak kaleci Zdravkov'da kaldı.

DAKİKA 31: Şener'in orta sahadan uzun pasında savunmanın arkasına sarkan Gökhan'ın kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda, kalesini terk eden Rüştü, ayaklarıyla müdahale ederek meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.

DAKİKA 33: Önder'in pasıyla sağ kanatta hareketlenen Anelka'nın ceza alanı içinde yaptığı vuruşta, top yan ağlarda kaldı.

Kalan dakikalarda iki takım da gol atamayınca, ilk yarı 0-0 berabere tamamlandı.

İKİNCİ YARI

DAKİKA 50: Fahri'nin pasıyla savunmanın arkasına sarkan Gökhan'ın ceza alanı içinde kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyondaki vuruşunda, kaleci Rüştü iki hamlede topu uzaklaştırdı.

GOL DAKİKA 55: Ferdi'nin yerine oyuna giren Serkan, topla buluştuğu ilk pozisyonda golü atarak, takımını öne geçirdi. Bu dakikada Gökhan'ın pasıyla ceza alanında kaleci Rüştü ile karşı karşıya kalan Serkan'ın vuruşunda, kaleciye çarpan top direğin yanından ağlara gitti: 0-1

DAKİKA 57: Ceza alanı içinde Gökhan'ın vuruşunda, kaleci Rüştü'den dönen topu önünde bulan Altan, plase bir vuruş yaptı. Bu kezkale önünde Önder kafayla topu uzaklaştırarak, mutlak bir golü önledi.

DAKİKA 57: Soldan Ümit'in ortasında, ceza alanı içinde Tuncay'ın kafa vuruşunda, kaleci Zdravkov topu kornere çeldi.

DAKİKA 58: Mehmet'in sağdan kullandığı korner atışında, altı pasiçinde Nobre kafayı vurdu, kaleci Zdravkov topu çizgi üzerinden çıkararak, önemli bir tehlikeyi önledi.

DAKİKA 69: Ceza yayı önünden Alex'in kullandığı serbest vuruşta, top kaleci Zdravkov'da kaldı.

DAKİKA 70: Ceza alanı içinde oluşan karambolde, Yasin'in kafayla uzaklaştırmak istediği top, altıpasta Alex'e geldi. Brezilyalı futbolcunun kafa vuruşunda, kaleci Zdravkov'un uçarak çıkardığı topu savunma uzaklaştırdı.

GOL DAKİKA 71: Alex'in soldan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde Tuncay kafayı vurdu, meşin yuvarlak filelere gitti: 1-1

DAKİKA 74: Sol çaprazda Anelka, Yasin'in müdahalesiyle yerde kaldı. Bu pozisyonda faulü veren hakem Selçuk Dereli, Yasin'e sarı kart gösterdi. Daha önce sarı kartı olan Yasin, iki sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

DAKİKA 81: Tuncay'ın ceza alanı dışı sol çaprazından sert şutunda, kaleci Zdravkov topu üstten kornere attı.

DAKİKA 83: Alex'in soldan kullandığı korner atışında, ceza alanıiçinde Nobre'nin kafa vuruşunda kaleci Zdravkov topu yumruklayarak uzaklaştırdı.

DAKİKA 88: Ümit'in soldan ortasında, ceza alanı içinde Luciano kafayı vurdu, top yandan auta gitti.

Karşılaşma 1-1 berabere sona erdi.

CHRISTOPH DAUM'un açıklaması

Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Kayseri Erciyesspor ile yaptıkları Kupa maçında 5-6 oyuncudan memnun olmadığını ancak bu futbolculara Çaykur Rizespor maçında bir şans daha verdiğini söyledi. Daum, "Çaykur Rizespor maçının ilk yarısında sahada istediklerimi göremedim. Çok fazla alternatifi olan kadroya sahip değilim. Alex'in alternatifi olarak elimde Olcan ve Gürhan var. Bu iki oyuncuyla Alex'e rekabet anlamında baskı kurmak nasıl olur? Kadromuz dar" dedi.
Çaykur Rizespor karşısında golü yiyene kadar takımın iyi mücadele etmediğini belirterek, "İlk yarıda uyuduk. Durduğumuz yerde oynamaya çalıştık" dedi.
Karşılaşmanın ilk yarısını rakibe hediye ettiklerini söyleyen Daum, "Bu yarıda durduğumuz yerde oynamaya çalıştık, ‘sihirbazlık yapalım' dedik. Kendimize, 1-0 geriye düştükten sonraki oyunumuzu niçin maçın başında sahaya yansıtmadığımızı sormamız gerek. Umut ediyorum herkes, şampiyonluk yarışında maçların ilk saniyesinden itibaren yüzde 100 konsantrasyon ve mücadele gerektiğini anlamıştır" diye konuştu.
Bundan böyle maçlarının daha zorlu geçeceğini vurgulayan Alman teknik adam, "Gerçek anlamda mücadele etmezsek, bundan sonra işimiz daha zor olacak, çünkü artık takımların yaşam mücadelesi verdiği maçlar oynayacağız. İlk yarıdaki oyun ve mücadeleyi beğenmedim. Takıma çok daha sert ve anlamlı ifadeler kullanacağım veya bunun böyle gitmeyeceğine dair daha farklı bir işaret vermem lazım. Mücadele etmezseniz kazanamazsınız" dedi.
Daum, karşılaşmanın 55. dakikasına kadarki mücadelenin eleştirisini kendi üzerine aldığını ifade ederek, "Eleştirilere alışığım. Önemli olan, bundan sonra oyuncuların, ilk andan itibaren istenilen mücadeleyi sahaya yansıtmaları gerektiğini anlamış olmaları. Küçük bir çocuğa, ‘Ocağa elini sürme, yanar' dersiniz ama eli yanmayınca, o acıyı tatmayınca anlamaz. Ben de doğru uyarıları yaptım, ancak takım bu acıyı hissettikten sonra ne yapması gerektiğini anlamıştır" şeklinde konuştu.

GÜVENÇ KURTAR'ın açıklaması

Çaykur Rizespor'un Teknik Direktörü Güvenç Kurtar, "Bir puan tüm Rizelilere armağan olsun" dedi. Olumsuz hava koşulları nedeniyle F.Bahçe maçına Antalya'da hazırlandıklarını ve oyuncularının ailelerinden uzak bir ortamda kamp yaptığını kaydeden Kurtar, "Zor şartlara rağmen Fenerbahçe karşısında maçtan puanla ayrılacağımıza inanıyordum. Tahminlerimde yanılmadım" diye konuştu.

MAÇIN HAKEMİ: Adaletliydi

Alex'in pozisyonunu çok iyi süzdü. Maç boyunca dirayetli ve adaletliydi. Net ve önemli bir hata yapmadı. Karşılaşmanın temposuna katkıda bulundu. Gösterdiği kartların tamamı doğruydu. Selçuk Dereli özellikle ikinci yarıda zirveye çıkan kaliteli oyunda pay sahibiydi.

MAÇIN ADAMI: Zdravko Stoyanov Zdravkov (Çaykur Rizespor)

Alex, Tuncay, Fahri gibi birçok isimden bahsedilebilir. Ama maçın kaderini belirleyen adam hiç kuşkusuz Bulgar kaleci Zdravkov'du. Kritik dakikalarda geçilmez olup, bir puanı alıp, götürdü.

NASIL OYNADILAR

RÜŞTÜ: Tecrübeli kaleci, maçta bir gol yemesine karşın, görevini çok iyi yaptı. İki tane karşı karşıya pozisyonda topu çıkarmayı başardı.

SERKAN: Sağ kanatta çok çalıştı. Her zamanki gibi ileri-geri durmadan koştu. Ancak yine ortalarında isabet oranı düşüktü. Yenilen golde ise ofsaytı bozdu.

ALEX: Brezilyalı futbolcu ilk yarıda çok kötüydü. Ancak ikinci yarıda her zamanki kimliğine büründü. Kornerden Tuncay'a gol ortası yaptı.

ANELKA: İlk yarıda biraz göründü. İkinci yarıda ise varlığıyla yokluğu belli değildi. Neredeyse aldığı bütün topları ezdi. Tribünleri, hayal kırıklığına uğrattı.

NOTLAR

Ekrem Cengiz: "Benim için galibiyettir"
F.Bahçe maçını oyuncularının hanesine galibiyet olarak yazan Ç.Rize Başkanı Ekrem Cengiz, dileyin benden ne dilerseniz diye açık çek verdi.
Liderden beraberlik koparan Çaykur Rizespor'da büyük sevinç yaşanıyor. Oyuncularının büyük bir özveriyle oynadığını vurgulayan Başkan Ekrem Cengiz, duygularını, "3 puan haklarıydı. Ben, bu maçı onların hanesine galibiyet olarak yazdım ve ‘Dileyin benden ne dilerseniz' dedim. Onlar iyi mücadele ettikçe, sonuç aldıkça onları sevindirmek bizlerin görevi. Yeter ki, bundan sonra da bizleri sevindirsinler" sözleriyle dile getirdi.

Appiah: "Panik Yok. Oyunumuzu sahaya yansıtamadık"
Çaykur Rizespor ile oynanan maçı locadan seyreden Gana'lı oyuncu Stephen Appiah "Paniğe gerek yok. Takım gerçek oyununu sahaya yansıtamadı. Ama taraftar da sabırlı olmalı. Her yanlış hareket için oyuncuya ıslık çalarsanız, o oyuncunun bütün motivasyonunu bozar, sonunda taraftar olarak üzülürsünüz" dedi.
Afrika Kupasındaki maçları yüzünden dün öğle saatlerinde Türkiye'ye gelen ve Çaykur Rizespor maçını locadan seyreden Ganalı oyuncu "Christmas, Yılbaşı ara tatil ve devre arası kampından sonra bütün oyuncuların lig ve kupa maçlarına konsantre olmasının sıkıntıları yaşanıyor. Aynı sıkıntı bende de var. Oyuncu olarak bizler bu sıkıntıyı yaşarken, bazı Fenerbahçe taraftarı da aynı sıkıntıyı yaşıyor ki, gerek Gaziantepspor maçında, gerekse dünkü maçta tribünlerimizin büyük bir bölümü boş kalmıştı. Ancak takım olarak biz bunu çabuk üzerimizden atarız. Çünkü özellikle geçtiğimiz yıllarda takımda görev almış arkadaşlarımın çoğu gelen tepkilerin çok normal olduğunu belirtiyor. Ancak tribünlerden takım arkadaşlarımıza gösterilen tepkileri iyi karşılamak mümkün değil.Dünkü maçta bende oynasaydım arka arkaya hata yapabilirdim. Önemli olan benim hatamdan sonra taraftardan alacağım destek önemli. Bu ilişki ilk yarı oynadığımız maçlarda çok iyiydi. Hepimizin sabırlı olması gerek. Locadan bu tepkileri görünce üzüldüm. Neticede takım berabere kaldı. Özellikle 2.devre iyi görev yaptı ama bu çalışma galibiyete yetmedi.Aslında Fenerbahçe'nin futbolu 2.yarı oynadığı futboldu. Bundan sonra farklı sonuçlar olacaktır" dedi.

Rizeli Serkan, topla ilk buluşmasında gol attı
Çaykur Rizesporlu Serkan Özdemir, maçın ikinci yarısında oyuna dahil olduktan çok kısa bir süre sonra golle buluştu. Karşılaşmanın 55. dakikasında Ferdi Elmas'ın yerine oyuna giren Serkan, aynı dakikada topla ilk buluşmasında Fenerbahçe filelerini havalandırdı. Bu sezon Süper Lig'de oynadığı 17. maçta ilk golünü Kadıköy'de atan Serkan, dün 7 kez topla buluştu, 1 şut çekti ve bu da golle sonuçlandı. Maçtan sonra Çaykur Rizesporlu futbolcular ve teknik heyet saha içinde büyük sevinç yaşadı. Yeşil mavililer soyunma odası koridoruna girerken, tribünlerden az sayıda yabancı madde atıldı. Polis bu sırada kalkanlarıyla önlem aldı.

Tesadüf değil
Fenerbahçe'nin alt yapısından yetişen Çaykur Rizesporlu Fahri, dünkü maçtan aldıkları sonucun sürpriz sayılmaması gerektiğini söyledi. Genç futbolcu, "Bir haftadır Antalya'da ailelerimizden uzak, kamptaydık. Sıkıntı çektik ama bunun karşılığını aldık. Maçta 10 kişi kalınca panik yaşadık ama hepimiz puan alacağımızı biliyorduk. Çünkü, kenetlenmiş ve iyi çalışmıştık. Bu çıkışımız tesadüfi değil" diye konuştu. Maçın başarılı isimlerinden Çaykur Rizesporlu Şener, Fenerbahçe son yarım saatte baskı kurmasına rağmen, iyi mücadele ederek puan almayı başardıklarını söyledi. Şener, "2-0'ı bulsaydık kazanabilirdik, ama olmadı" dedi.

Appiah tribüne çıktı
Fenerbahçe'nin Ganalı futbolcusu Stephen Appiah, Mısır'daki Afrika Kupası'ndan 1 gün rötarla dönerken, Ç.Rizespor maçının kadrosunda yer almadı. Christoph Daum, Mısır'dan yorgun dönen ve hafif sakatlığı bulunan Appiah'ın yanı sıra, sakat olan Selçuk'u kadro dışında tuttu.Öte yandan PAF maçında Ç.Rizespor, F.Bahçe'yi 2-1 yendi.

Alex oynadıkça açılır
Alex tutuk ve formsuz. Ancak otoriteler Alex için ilginç bir yorumda bulunuyor: "Brezilya'da çok sık maç oynanıyor ve futbolcular maçlarda kendini buluyor. Alex de çok maç oynadıkça kendine gelecektir."
Brezilyalı dünkü maçta da sahada gezindi durdu. Daha önce frikikleriyle kurtarıcı olurdu. Dün bu fırsatı bir kez yakaladı. Ama vurduğu top, kaleci Zdravkov'un kucağında kaldı.
Ama yine de asistini yaptı. 71'de korner atışını Tuncay'ın kafasına yolladı. O da golü attı. Alex böylece bu sezonki asist sayısını 14'e çıkarıp bu istatistikte zirvedeki yerini pekiştirdi.

Tuncay yetmedi
Sarı-lacivertli futbolcu, hiç durmadı. Sahada basmadık yer bırakmadı Attığı golle takımı ateşledi. Her şeyi yaptı ama galibiyeti getiremedi.
Fenerbahçe, Çaykur Rizespor karşısında, şampiyonluk yarışı açısından çok büyük önem taşıyan 2 puan bırakırken, Tuncay Şanlı mücadelesiyle büyük takdir topladı. Maça, ilk dakikalarda kaleciyle karşı karşıya pozisyonda golü kaçırarak başlayan Tuncay, buna rağmen motivasyonunu kaybetmedi. Tecrübeli futbolcu karşılaşmanın sonuna kadar galibiyet için didindi durdu.
Sarı-lacivertli futbolcu, Çaykur Rizespor'un golü bulmasından sonra, birara bocalayan Fenerbahçe'yi, verdiği mücadeleyle ayakta tuttu. Çabalarının karşılığını 71. dakikada attığı müthiş kafa golüyle alan Tuncay, daha sonraki dakikalarda galibiyet sayısını bulabilmek için adeta yırtındı. Milli futbolcunun bu büyük gayreti, Fenerbahçe'nin kazanmasına yetmezken, tribünler Tuncay'ın mücadelesini alkışladı.

Deniz Barış çıktı futbol geri geldi
Sol bekte yine aksayan Deniz çıkıp bu bölgeye Ümit Özat geçince F.Bahçe hareketlendi. Fenerbahçe'nin en çok eleştirilen futbolcularından olan Deniz Barış, son 3 maçtır sol savunmacı olarak forma giyiyor. Sol tarafta kötü oynayan Deniz, dün de ilk yarıda 7 top kaybıyla oynadı. İkinci yarıda Ümit Özat'ın alışık olduğu sol beke geçmesiyle bu kanat hareketlendi ve "Ümit'ten sol bek olmaz" diyenler bile "Orada başka kimse oynayamıyor" yorumunu yaptı. Deniz'in yerine Mehmet oyuna girince de bu kez orta saha sadece Aurelio'ya kaldı. Zaten Rize'nin golü de göbekteki bu boşluktan geldi. Fenerbahçe bu sezon Diyarbakır ve Trabzonspor beraberliklerinden sonra kendi sahasında üçüncü kez puan kaybetti.

26 şuttan 1 gol çıktı
Fenerbahçeli futbolcular, Ç.Rizespor kalesini şut bombardımanına tuttular. 26 şuttan, 11'inde çerçeveyi tutturmalarına rağmen Zdravkov'u yalnızca 1 kez mağlup edebildiler.
Fenerbahçe, Ç.Rizespor kalesini şut yağmuruna tutmasına rağmen 3 puana ulaşamadı. 90 dakika boyunca rakip kaleye 26 şut atan sarı lacivertliler bu vuruşların 12'sinde kaleyi tutturmalarına rağmen, günün başarılı isimlerinden Zdravkov'u sadece 1 kez mağlup edebildi. Ç.Rizespor ise F.Bahçe kalesini 11 kez yokladı, 7'sinde çerçeveyi tutturdu, 1'ini gol yaptı. Topla oynamada yüzde 63'e 37 gibi müthiş bir üstünlük kuran F.Bahçe, gol pozisyonunda 8'e 5 ve kornerlerde 8'e 2 üstünlük sağladı.

4. cuma maçında 3. kayıp
F.Bahçe'nin fobisi Ç.Rizespor maçında da sürdü. Cuma akşamı oynanan 4 maçtan yalnızca 18. haftadaki G.Birliği karşılaşmasından 3 puan çıkaran sarı lacivertliler, ilk hafta Başkent deplasmanında G.Birliği ile golsüz, 15. haftada Kadıköy'de Trabzonspor'la 2-2 berabere kalmıştı. Fener dün de yine bir cuma maçında Ç.Rize engeline takılıp, kabusu olan bu günde 6 puan kaybetti.
Öte yandan İstanbul'da oynadığı son 8 maçı kazanan F.Bahçe, 9. maçta Ç.Rizespor'a puan kaptırdı. Sarı lacivertliler, rakibine kendi evinde en son 1980-81 sezonunda 3-2 mağlup olmuştu.

Puanlar Karadenizliler'e
Bu sezon Saracoğlu'nda 3 maçından beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, bu puanların 4'ünü Karadeniz takımlarına, birini D.Bakırspor'a kaybetti.
Bu sezon Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 3 maçından beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, bu puanların 4'ünü Karadeniz takımlarına, birini Diyarbakırspor'a kaybetti. Ligin ikinci haftasında seyircisiz oynadığı maçta Güneydoğu ekibiyle 2-2 berabere kalan Kanarya, 15. haftaya kadar evinde başka kayıp yaşamadı. 15. haftada Trabzonspor ile Kadıköy'deki randevusundan 2-2'lik beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, dün de bir başka Karadeniz ekibi Çaykur Rizespor'a takıldı. Sarı-Lacivertliler, diğer Karadeniz temsilcisi Samsunspor'u ise 3. haftada Saracoğlu'ndan 5-2'lik skorla göndermişti.

Fenerbahçe'ye teselli
Sarı-lacivertliler, Rize'ye takılmalarına rağmen, 47 yıllık lig tarihinde ilk 19 maçlara bakıldığında kendi yenilmezlik rekorunu egale etti.
Fenerbahçe, ligdeki namağlup serisini 19 maça çıkararak, 13 galibiyet, 6 beraberlik elde ettiği 1964-65'ten bu yana ikinci kez bu başarıyı yakalamış oldu. Daha önce de en iyi başlangıç rekorunu kıran Fenerbahçe, önümüzdeki hafta Samsun'da yenilgi yüzü görmemesi halinde yeniden tarihe geçecek.
Bu arada Fenerbahçe, bu sezon Kadıköy'de üçüncü beraberliğini aldı. Sarı-lacivertliler, sahasında 2. haftada Diyarbakır, 15. haftada da Trabzon ile 2-2 berabere kalmıştı.
Ligin ertelenmesi de Daum'un öğrencilerine yaramadı. İkinci yarının ilk maçında Gençlerbirliği'ni vasat futbola rağmen 3-0 yenen Fenerbahçe, erteleme ardından hazırlık sınavında Sarıyer'e 4-2 mağlup oldu, kupada Erciyes ve ligde de Rize ile berabere kaldı.

İslam Çupi Basın Tribünü açıldı
Şükrü Saracoğlu Stadı'nın, İslam Çupi'nin adı verilen basın tribününün resmi açılışı maç öncesi yapıldı. TSYD Genel Başkanı Onur Belge, gazeteciler, İslam Çupi'nin eşi Ayşe, erkek kardeşi Bedri, kızı Deniz ve torunu Beliz'in de katıldığı törende, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticiler de hazır bulundu. Çupi'nin fotoğrafları ve F.Bahçe ile ilgili "F.Bahçe'nin büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka büyüklüktür işte, adı konmaz" sözünün yer aldığı, sarı lacivertli bayrakla örtülü pano açıldı.

Rüştü, Volkan'dan kaleyi devraldı
Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, dünkü Ç.Rizespor maçında kaleyi Rüştü Reçber'e teslim etti. Alman çalıştırıcı, Fortis Türkiye Kupası'nda Kayseri Erciyesspor ile yapılan maçta ilk 11'de yer verdiği kaleci Volkan'ı yedeğe çekerken, ikinci yarının ilk maçında (Gençlerbirliği) olduğu gibi ligde yine Rüştü'ye görev verdi. Tecrübeli file bekçisi böylece bu sezon ikinci kez bir lig maçında kaleyi korudu.

Rüştü farkı önledi
Daum'un ligdeki yeni tercihi Rüştü, Rizespor maçında kalesinde devleşti. Milli kaleci, çok önemli pozisyonda Ç.Rize ataklarına geçit vermeyerek muhtemel bir yenilginin önüne geçti. Ligin ilk yarısında ligde hiç forma giymeyen Rüştü, ikinci yarıdaki G.Birliği maçında kaleyi Volkan'dan devralmıştı.

Göbekte Aurelio-Ümit
Sarı-Lacivertliler, sezonun ikinci yarısında oynadıkları biri kupa olmak üzere üçüncü maça da ideal kadrosuyla çıkamadı. Gençlerbirliği ile yapılan karşılaşmada Appiah özel uçakla Afrika Kupası'ndan getirilmişti ama Aurelio cezalıydı. Kupa maçında bu kez Appiah, Gana Milli Takımı ile Mısır'da bulunduğu için forma giyemedi. Ganalı yıldız önceki gece İstanbul'a döndü ama yorgun olduğu gerekçesiyle kadroya alınmadı. Fenerbahçe orta alanının göbeğinde ise Aurelio-Ümit Özat ikilisi görev aldı.

Ümit Özat ve Deniz Barış'a tepki vardı
Çaykur Rizespor karşılaşmasında tribünlerde yeralan Fenerbahçeli seyirciler, kaptan Ümit Özat ve Deniz Barış'a tepki gösterdi. Gençlerbirliği, Kayseri Erciyesspor ve Çaykur Rizespor maçlarında orta sahanın ortasında görev yapan Ümit'in her top kaybında tribünler ıslıkladı. Deniz Barış ise her top ayağına geldiğinde uğultuyla tepki gördü.
Bu arada Fenerbahçe'nin yanı sıra A Milli Takım'da da görev yapan Ümit Özat, Puma firması ile özel bir sponsorluk anlaşması imzaladı. Puma ile daha önceki sözleşmesini 2007 senesine kadar uzatan Ümit bu tarihe kadar sadece Puma eşyaları kullanacak. Firmadan yapılan açıklamada reklam filmlerinde görev yapan Ümit Özat'ın başarılı kimliğini çekimlere de yansıttığı ifade edildi.

Mehmet çare olamadı
Deniz'in yerine ikinci yarıda oyuna giren Mehmet Yozgatlı bulduğu şansı iyi kullanamadı. Genç futbolcu aldığı topları iyi kullanamayarak sınıfta kaldı. Mehmet'in etkisiz futbolu tribünlerin yanı sıra teknik heyetin de tepkisini çekti.

Anelka'dan 20 milyon euro'ya ret
Sözleşmesinde '20 milyon euro getirirse serbest kalır' maddesi bulunan Anelka, Tottenham bu parayı vermesine rağmen F.Bahçe'yi bırakmadı.
Fenerbahçe'de kalacağını açıklamasına rağmen transfer gündeminden bir türlü düşmeyen Nicolas Anelka'ya İngiltere'den çok cazip bir teklif geldiği ortaya çıktı. Sözleşmesinde '20 milyon euro getirirse serbest kalır' maddesi bulunan Fransız yıldız için Tottenham bu parayı gözden çıkardı. Ancak F.Bahçe'de kalma kararı veren Anelka'nın Tottenham'ın teklifini geri çevirdiği öğrenildi. F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bu gelişme sonrası "Artık 30 milyon euro getirseler de Anelka'yı kimseye vermem" diyerek son haftalarda beklentileri karşılamayan yıldızına sahip çıktığı ifade edildi.

Futbolculara kızdı Daum'a moral verdi
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım dün gece oynan Çaykur Rizespor maçından hemen sonra İkinci Başkan Nihat Özdemir ve Asbaşkan Nihat Özbağı ile birlikte sarı lacivertlilerin soyunma odasına gitti. Oldukça üzüntülü gözüken Aziz Yıldırım, futbolcularla tek kelime konuşmazken, teknik direktör Daum'a moral verdi. Yıldırım'ın, Alman hocaya, "Üzülme. Daha önümüzde çok maç var. Biz yönetim kurulu olarak hep senin arkandayız" dedi.

Ulusoy'a istifa tezahüratları
Fenerbahçeli taraftarlar, Gençlerbirliği maçında yaptıkları "Ulusoy istifa" şeklindeki tezahüratlarını bu maçta da sürdürdü.
İlk olarak 9. dakikada hakem Selçuk Dereli'nin, Alex'e gösterdiği sarı kartın ardından Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy için "istifa" tezahüratı yapılırken, taraftarlar maçın bazı bölümlerinde yine tepki gösterdikleri hakem kararları sonrasında aynı şekilde tempo tuttu.

Diğer notlar
Maçın 86. dakikasında Çaykur Rizespor'da Fahri-Ergin değişikliğinde zaman kaybı olunca, Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum duruma tepki gösterdi. Yedek kulübesinden öne doğru çıkan Alman çalıştırıcı eliyle saati göstererek tepki verdi. Karşılaşma, ikinci yarıdaki duraklamalardan dolayı 5 dakika uzadı.

1907'ye yakıştı
Gün geçtikçe daha modern ve kaliteli hale gelen Şükrü Saracoğlu Stadı'nın 1907 Tribünündeki tüm koltukların arkasına televizyon monte edildi. Taraftarlar artık maçı izlerken pozisyonun tekrarlarını da görebilecek, devre arasında röportajları izleyebilecek. Ayrıca FBTV ve diğer ulusal kanallar da izlenebilecek.

Mustafa Kemal Paşa 3 Mayıs 1918 tarihinde İstanbul'dadır
Galatasaray Spor Kulübü'nün Resmi Dergisi'nde yayınlanan Atatürk ve Fenerbahçe ile ilgili iddialarla ilgili olarak Fenerbahçe Spor Kulübü Tarih Arşiv ve Müze Kurulu Başkanı Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu Fenerbahçe Resmi Sitesine yazılı bir açıklama göndermiştir. Kayserilioğlu'nun açıklaması şöyledir:

"Galatasaray Spor Kulübü resmi yayın organının Şubat 2006 sayısında, "Atatürk'ün, Nisan 1918 ile Temmuz 1918 tarihleri arasında karaciğer rahatsızlığı nedeni ile tedavi için Karlsbad'ta bulunduğu, bu nedenle 3 Mayıs 1918 tarihinde de İstanbul'da olamayacağı için Fenerbahçe Kulübü'nü ziyaret edebilmesinin olanaksız olduğu ve hatta kulüp şeref defterindeki imzalarının sahte olabilirliği" yazılmıştır.

Öncelikle, böylesi güzide bir kulübümüzün dergisinin, Atatürk ile ilgili yazılmış nerede ise tüm kitap ve internet sitelerinde; Atatürk'ün, (dergide yazıldığı gibi karaciğer tedavisi için değil) o yıllarda rahatsızlığını duyduğu sol böbreğinin tedavisi için, (yine dergide yazıldığı gibi Nisan - Temmuz 1918 arasında değil) 25 Mayıs - 27 Temmuz 1918 tarihleri arasında önce Viyana ve sonra da Karlsbad'a bulunduğu, 2 Ağustos 1918 tarihinde de İstanbul'a döndüğü gayet açık bir biçimde belirtilmekte iken, öncelikle ekte kaynakçalarından örnekler sunduğumuz konunun sahibi yazarlarını, sonra da şanlı kulübümüzü sözde hata ile suçlamalarındaki ana sebep anlaşılamamıştır.

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi'nin geçen ayki (Ocak 2006) sayısında, "Atatürk'ün hepimizin Atası olduğu için kendisinin böylesi konularla yıpratılmasının hangi taraftan gelirse gelsin etik olmayacağı görüşünü daima benimseyeceğimizi" yazmamızın daha mürekkebi kurumadan, böylesi kaynaklara dayanmayan bir ithamın, gündem değiştirmek uğruna onca başka konular varken yine ulu önderimiz kullanılarak ısrarla yapılması, bizleri bu anlamda bir kez daha üzmüştür.

İçindeki ilk övgünün 17 Mayıs 1914 tarihinde yazıldığı kulüp şeref defterimiz, 3 Mayıs 1918 günü ulu önderimizin kıymetli yazıları ile daha da şereflenmiş, zaman içinde nice değerli imzalarla da taçlanarak günümüze kadar ulaşmıştır. Yarınlara büyük bir onurla taşıyacağımız bu kıymetli emaneti, müzemizin en değerli köşesinde herkesin görüş ve değerlendirmelerine açık bir biçimde her zaman büyük bir gururla koruyacağımızı da bu vesile ile ifade ederiz.

Mustafa Kemal, 3 Mayıs 1918 günü Fenerbahçe Kulübünü ziyaret etmiş ve bilindiği üzere de kulüp şeref defterini imzalamıştır. Defterin ve imzanın sonradan düzenlenmiş olup olmadığı konusunu üniversitelerimizin kağıt incelemesi yapacak saygın kürsülerine bırakırken, Galatasaray Spor Kulübü Dergisi'nde yazıldığı gibi ; "Mustafa Kemal Paşa, Nisan 1918 ile Temmuz 1918 tarihleri arasında yurt dışında bulunduğundan, 3 Mayıs 1918 tarihinde İstanbul'da olamaz ve Fenerbahçe Kulübü'nü ziyaret etmesi olanaksızdır" şeklindeki tezleri için ise geçerli "kaynakça" göstermelerini rica ediyoruz. Mustafa Kemal, tedavi maksadı ile Viyana ve Karlsbat'a, Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ziyaret ettiği 3 Mayıs gününden tam on üç gün sonraki 25 Mayıs 1918 tarihinde gitmiş ve 2 Ağustos 1918 günü de dönmüştür. Aşağıdakiler, konu ile ilgili onlarca kaynaktan sadece birkaçıdır;

("Atatürk ile 30 Yıl".İbrahim Süreyya Bey Hatıraları: Noyan YİĞİT. sayfa:83, İst./ 2004);
" 1917 yılının bitmesine on gün kala Veliaht Vahdettin ile Mustafa Kemal, Almanya'ya gitmek üzere İstanbul'dan trenle hareket ettiler. Orada İmparator Kayser'le birlikte Batı Cephesi savunması için tetkiklerde bulunuldu. Yılın son haftasında başkent Berlin'e gittiler. Orada bir hafta kaldıktan ve ilgili temaslarda bulunduktan sonra da yeni yılın ilk günü İstanbul'a döndüler.

Mustafa Kemal gençlik yıllarında zaman zaman böbreklerindeki rahatsızlık nedeniyle sıkıntılar çekmekteydi. İlk kez Kuzey Afrika'da rahatsızlanmış, Derme'deki Sahra Hastanesi'nde de bir ay tedavi görmüştü. Bu sırada yine böbreklerindeki sancıları başlamış ve iyi bir tedavi görmesi de artık farz olmuştu. Harbiye Nezareti ve Genel Kurmay'dan izin alarak 25 Mayıs 1918 tarihinde Viyana'ya gitti. Avusturya başkentinin Cottage Sanatoryumu'nda yatarak burada 3 hafta tedavi gördü. Buradayken Sultan Reşat'ın ölüm haberi geldi. Tahtta, Almanya seyahati sırasında yakınen birlikte olduğu Sultan Vahdettin geçmişti. Yeni padişaha bir tebrik telgrafı çekti. Burada tamamen iyileşemediğinden kendisine Karspat'ta tedavi görmesi tavsiye edildi ve 30 Haziran 1918 tarihinde Viyana'dan Karspat'a geçerek banyo tedavilerine başladı. Bu tedavileri 27 Temmuz 1918 tarihine kadar sürdü ve ağrıları geçtiğinden dolayı da İstanbul'a döndü."

"Atatürk Kendini Anlatıyor": İlhan Akşit . İst.,1981 Sayfa : 64 ;
"İstanbul'a geldik. Fakat o sırada kendimde bir ızdırap duydum. Doktorlar sol böbreğimden rahatsız olduğumu söylediler. Bir ay kadar yatağımdan çıkamadım. Doktor arkadaşların tedavisi ızdırabımı bir türlü esasından durduramıyordu. Bir aralık iyileşir gibi oldum, sonra tekrar yattım. Nihayet hekimler Viyana'ya gitmekliğim lüzumunda ısrar ettiler. Viyana'da kendimi gösterdiğim profesör sanatoryumda yatmaklığımı zarurî gördü. Bir ay kadar Viyana civarında bir sanatoryumda tedavi edildim. Sonra yine aynı profesörün tavsiyesiyle Karlsbad'a gittim. Rahatsızlığım henüz tam geçmemişti. 1918 Temmuz'unun 5. Cuma günü Karlsbad'ta kaldığım yere, İzmir'de tanıdığım bir başka bir arkadaşı ile beni görmeye geldi. Misafirler padişahın vefat ettiğini ve Vahideddin'in tahta çıktığı haberini verdiler. Birkaç gün sonra İstanbul'da bulunan yaverim Cevad Abbas Bey'den hemen İstanbul'a dönmekliğim için telgraf aldım. Henüz hastalığım geçmediği için ciddî bir sebep olmadıkça İstanbul'a dönmek istemiyordum. Onun için Cevad Abbas Bey'e bu yolda cevap yazdım. Kendisinden aldığım ikinci telgrafta İstanbul'a sür'atle dönmekliğimin arzu buyurulduğu yazılı idi. Artık dönüşümün kimin tarafından arzu «buyurulduğu»nu araştırmaya lüzum görmeden 1918 senesi 27 Temmuz Cumartesi günü Karlsbad'dan İstanbul'a hareket ettim."

("Ata ve İstanbul" : Sadi Boralı.: Turing İst./1973, syf :73.) ;
"Mustafa Kemal, 25 Mayıs 1918 günü saat 10'da Sirkeci'den kalkan trenle Viyana'ya hareket eder"

( "Belleten Dergisi": Y.Hikmet Bayır. Ocak/1960 , cilt:24 , sayı:23 , syf:129-132 )
"1 Haziran 1918 günü Viyana'ya varır"

( "Mustafa Kemal'in Karspat Hatıraları": Afet İnan. İst/1982, sayfa 30);
30 Haziran 1918 ile 27 Temmuz 1918 tarihleri arasında Karspat'da tedavi günlerini geçirir.

( "Ata ve İstanbul " : Sadi Boralı. İst/2005, syf:124 );
2 Ağustos 1918 günü M. Kemal İstanbul'a döner.

(Atatürk Yolu : Prof. Dr. Turan Feyzioğlu, Prof. Dr. İsmet Giritli, Prof Dr. Mustafa Aysan, Prof Dr. Hazma Eroğlu,
Prof. Dr. Mehmet Gönlübol. İst./1981, sayfa:308) ;
"25 Aralık 1917 - Ocak 1918 başına kadar Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya'yı ziyaret ve Alman cephesini yakından görme imkanını bulması"

www.network54.com/Forum/277459;
Atatürk'ün böbreklerinden de zoru vardı ve büyük savaş sırasında, gene önce Viyana'ya tedaviye gitmiş, oradan, bugün Karlovy Vary adıyla bilinen Karlsbad'a geçmiş, ünlü kaplıcalarda kalmıştı...
Doktorun adı Profesör Zuckerandl, gidiş tarihi 25 Mayıs 1918, dönüşü 4 Ağustos 1918.

Ayrıca konu ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler için;
Dr. Eren Akçiçek : ( "Atatürkün Sağlığı, Hastalıkları ve Ölümü". İstanbul, 2005)
Erol Mütercimler : ( "Kurtuluş Savaşı". İst.,1992-2006 , "Gelibolu". İst., 2006)"

Saygılarımızla….

Araştırmacı/Yazar
Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu
Fenerbahçe Spor Kulübü Tarih Arşiv ve Müze Kurulu Başkanı

PAF'lar 2-1 yenildi
PAF Ligi'nde Dereağzı Tesisleri'ndeki sahada yapılan maçta, Çaykur Rizespor, Fenerbahçe'yi 2-1 yendi.

İstatistik: Kaleye şut
Çaykur Rizespor'un kaleye attığı şutlar: Gökhan Kaba 4, Fahri Tatan 3, Altan Aksoy 1, Ferdi Elmas 1, Eyyüp Hasan Uğur 1, Serkan Özdemir 1
TOPLAM: 11

İstatistik: Kaleye isabetli şut
Çaykur Rizespor'un kaleye attığı şutlar: Gökhan Kaba 3, Fahri Tatan 2, Altan Aksoy 1, Serkan Özdemir 1
TOPLAM: 7


Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.

Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.


Futbolcu Attığı şut İsabetli şut Top kaybı Top kapma Attığı korner Ofsayt Yaptığı Faul Yapılan faul Gol pozisyonu
Rüştü Reçber                  
Serkan Balcı 2 1 3 5       1  
Fabio Luciano 1           1    
Önder Turacı 1 1 1 3     2 1  
Deniz Barış     2 1       1  
Marco Aurelio Brito Dos Prazeres 1   1 2     4 5  
Ümit Özat 1   4 3       2  
Alexsandro De Souza 3 2 8 3 5     2 1
Tuncay Şanlı 6 5 4 1     2 4 3
Nicolas Sebastien Anelka 4   5       3 3 1
Márcio Ferreira Nobre 5 2 1     1 4 3 2
Mehmet Yozgatlı 2 1 1 1 3   1   1
Semih Şentürk             1    
TOPLAM 26 12 30 19 8 1 18 22 8


TARİH: 3 Şubat 2006
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
SEYİRCİ: 20.000 kişi
HAKEMLER: Selçuk Dereli (6), Baki Tuncay Akın (7), Mustafa Emre Eyisoy (7) , 4.Hakem: Bülent Yıldırım
GÖZLEMCİ: Taner Yalçındağ
FENERBAHÇE: Rüştü Reçber (7), Serkan Balcı (5) (Dk.78 Semih Şentürk) (5), Fabio Luciano (6), Önder Turacı (6), Deniz Barış (4) (Dk.46 Mehmet Yozgatlı) (5), Marco Aurelio Brito Dos Prazeres (6), Ümit Özat (Kaptan) (4), Alexsandro De Souza (5), Tuncay Şanlı (7), Márcio Ferreira Nobre (5), Nicolas Sebastien Anelka (6)
YEDEKLER: Volkan Demirel, Servet Çetin, Mahmut Hanefi Erdoğdu, Kemal Aslan, Zafer Biryol
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
ÇAYKUR RİZESPOR: Zdravko Stoyanov Zdravkov (9), Serhat Akyüz (6), Yasin Çakmak (6), Bashir El Tabei Abdelhamid (7), Gustavo Andres Victoria Rave (7), Şener Aşkaroğlu (Kaptan) (7), Fahri Tatan (7) (Dk.85 Ergin Yücetaş), Eyyüp Hasan Uğur (6), Ferdi Elmas (6) (Dk.54 Serkan Özdemir) (5), Altan Aksoy (6) (Dk.75 Evren Kürkçü) (5), Gökhan Kaba (6)
YEDEKLER: Atilla Koca, Cem Baki, Dia Cire, Ünal Alpuğan
TEKNİK DİREKTÖR: Güvenç Kurtar
GOLLER: (Dk.55) Serkan Özdemir (sağ ayak, pas Gökhan Kaba) (Çaykur Rizespor) ; (Dk.71) Tuncay Şanlı (kafa, pas Alexsandro De Souza) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: (Dk.8) Alexsandro De Souza, (Dk.62) Márcio Ferreira Nobre (Fenerbahçe) ; (Dk.22) Serhat Akyüz, (Dk.89) Şener Aşkaroğlu (Çaykur Rizespor)
KIRMIZI KART: (Dk.73) Yasin Çakmak (ikinci sarı karttan, ilk sarı kart (Dk.49)) (Çaykur Rizespor)
MAÇMETRE
FENERBAHÇE   ÇAYKUR RİZESPOR
26 Şut 11
12 Kaleyi bulan şut 7
25 Serbest atış 20
0 Penaltı 0
8 Korner 2
34 Taç 30
18 Faul 22
1 Ofsayt 2
8 Gol pozisyonu 6
2 Sarı kart 2
0 Kırmızı kart 1
% 63 Topla oynama oranı % 37
1 Atılan goller 1

Bu sayfalar Alper Duruk tarafından hazırlanmaktadır.

ALPER DURUK'UN SAYFASI | FUTBOL VERI BANKASI | TURK FUTBOLU ARSIVI