FENERBAHÇE'NİN 2006-2007 SEZONU 7.HAFTA ANALİZİ



Kežman faktörü: 1-0
Konyaspor: 0 - Fenerbahce: 1

Sivas beraberliği sonrası ağır eleştirilere hedef olan, hocası tartışılan sarı - lacivertliler, oyuna hırslı ve arzulu başladı, Sırp golcünün nefis aşırtması ayakta alkışlandı. Ev sahibinin ataklarında Rüştü kalesini kapadı, liderlik maç fazlasıyla geri alındı.

Zico hakkında yapılan yoğun eleştiriler futbolcuların yükünü artırmıştı. Bu psikolojik ağırlık, yağış ile ağırlaşan saha ve ağır bir travma yaşayan Fenerbahçe'nin kazanmak mecburiyetinde oluşu, türlü olumsuzluklardı.
Zico her şeye rağmen sisteminden, oyuncu seçiminden taviz vermemişti. Sahaya çıkan on bir, Randers maçının eleştirilen on oyuncusu ve Sivasspor maçının Lugano'suz takımıydı.
Önder'in girişi ile savunma daha derli toplu görüntü sergiliyor, havadan gelen toplar, öncelikle Önder ve Edu, kimi zaman da Ümit tarafından geçiştiriliyordu. Tuncay'ın daha geriye ve içe kayan görev yeri de bu savunmaya yardımı amaçlıyor, Konyaspor forvetleri Eder ve Ahmet Belal'i tıkayan önemli unsur oluyordu.
Fenerbahçe, son iki maça oranla daha garantili ve çabuk pas marifetiyle oynuyor, bu da takımı baskı yemekten koruyordu. Basit oyunu kabul eden Fenerbahçe bir gol pozisyonu yemesine karşın, Tuncay ve Kežman ile tatmin edici sayıda gol pozisyonu yakalayabiliyordu.
Kežman'ın mükemmel golü, on gündür gergin olan sarı lacivertlileri, en azından ikinci yarıya daha güvenli çıkarabiliyordu. Bu yarıda Fenerbahçe daha sakin oynayabiliyor ve Deivid ile de gol arıyordu. Ama Deivid, sahanın en yetersiz oyuncusuydu. Dakikalar ilerledikçe de Fenerbahçe'nin dikkati dağılan futbolu, üstünlüğü rakibe veriyordu. Appiah, bitkin, sorumluluk almayan oyunu ile dikkat çeken bir başka Fenerbahçeli oluyordu. Selçuk, Aurelio'nun sakatlığından sonra savunmanın önünde vasatı aşan savunma yapıyordu.
Son çeyrekte Konyaspor'un uzun toplarla ve şutlarla gol arayışı devreye giriyordu. Rüştü'nün maçı kurtaran performansı Fenerbahçe'yi sahada ayakta tutan unsur oluyordu.

Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.

Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.


İLK YARI

DAKİKA 6: Ümit'in ortasında topu göğsünde yumuşatan Tuncay'ın dönerek sert vuruşunda meşin yuvarlak Kaleci Özden'de kaldı.

DAKİKA 16: Ahmet Belal'in soldan ortasında, topa iyi yükselen Eder'in kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla auta çıktı.

DAKİKA 17: Alex'in ceza sahası dışından sert şutunda kaleci Özden topu çeldi. Dönen topu defans uzaklaştırdı.

DAKİKA 25: Ceza alanı dışından sol çaprazdan Da Silva'nın sert şutunda Kaleci Rüştü topu güçlükle çıkardı.

GOL DAKİKA 31: Orta sahadan Kerim'in yolladığı pasta Kežman, Kaleci Özden'in öne çıktığını fark ederek, ceza yayı üzerinden aşırtma bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu. 0-1

DAKİKA 35: Kežman'ın sol çaprazdan aşırtma vuruşunda top üst direkten döndü. Pozisyonu takip eden Deivid'in dokunduğu meşin yuvarlak auta çıktı.

DAKİKA 36: Alex'in sağdan kullandığı kornerde iyi yükselen Aurelio'nun kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.

DAKİKA 38: Orta sahadan aldığı pasla süratle sol çaprazdan ceza alanına giren Kežman'ın kaleci Özden ile karşı karşıya vuruşunda, Özden gole izin vermedi.

Maçın ilk yarısı Fenerbahçe'nin 1-0'lık üstünlüğü ile kapandı.

İKİNCİ YARI

DAKİKA 52: Yordanov'un ceza sahası dışından plase vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.

DAKİKA 54: Kaleci Özden'in vuruşunda kısa düşen top Alex'in önünde kaldı. Alex'in güzel pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Deivid'in vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Özden'in ayaklarından döndü.

DAKİKA 57: Yasin'in sağ kanattan ceza sahasına ortasında Eder, müsait pozisyonda çok kötü bir kafa vuruşu yaptı. Top farklı bir şekilde üstten auta çıktı.

DAKİKA 59: Sağ çaprazda topla buluşan Yasin'in sert şutunda meşin yuvarlağı kaleci Rüştü güçlükle çıkardı.

DAKİKA 79: Sedat'ın ceza sahası dışından sert şutunda kaleci Rüştü, topu son anda kornere çeldi.

DAKİKA 80: Topu önünde bulan Yordanov'un ceza alanının dışında kaleyi karşıdan gören bir noktadan sert şutunda, kaleci Rüştü topu güçlükle kornere gönderdi.

DAKİKA 87: Yordanov'un sağdan kullandığı kornerde Ömer'in kafa vuruşunda yerden seken top az farkla üstten auta çıktı.

DAKİKA 89: Tayfun'un kafayla indirdiği topu önünde bulan Yordanov kaleci ile karşı karşıya kaldı. Yordanov'un vuruşunda, Rüştü meşin yuvarlağı ayaklarıyla çıkardı.

DAKİKA 90+2: Ceza sahasında kaleci ile karşı karşıya pozisyonda Tuncay'ın sert şutunda kaleci Özden topu ayağıyla çeldi. Tuncay, dönen topa gelişine vole vurdu. Kaleci Özden, elinden kaçırdığı topu çizgi üzerinde kontrol ederek mutlak bir golü önledi.

Karşılaşma Fenerbahçe'nin 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı.

ARTHUR ANTUNES COIMBRA "ZICO" 'nun açıklaması

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Konyaspor maçının kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, galip geldikleri için çok mutlu olduğunu söyledi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, havanın yağışlı olması nedeniyle Konyaspor maçının her iki takım açısından da zor geçtiğini belirtti.
Takımının maçı kazanma adına tüm isteğini ve gücünü ortaya koyduğunu vurgulayan Zico, "Bu maç bizim için çok önemliydi. Galip geldiğimiz için çok mutluyum. Oyuncularımı ortaya koydukları futbol nedeniyle kutluyorum" diye konuştu.
Zico, bir gazetecinin Fenerbahçeli oyuncuların maçın son dakikalarında agresif davranışlar sergilediğini söylemesi üzerine "Ben hiçbir agresiflik görmedim. Ben istek ve mücadele gördüm. Futbolcuların liderliği tekrar elde etmek için ortaya koyduğu isteği gördüm. İki takımın da amacı mücadele etmekti. Biz daha iyi mücadele ettik ve kazandık" dedi.
Son günlerde gazetelerde kendisi ile ilgili bazı haberlerin yer aldığını da dile getiren Zico, "Benim ismimin başka bir takımla anıldığı söylentileri tamamen yalandır. Fenerbahçe taraftarına açıklık getiriyorum, benim herhangi bir menajer aracılığıyla başka bir takımla görüşmem olmamıştır. Benimle doğrudan görüşen tek takım Fenerbahçe'dir ve onun için buradayım. Bunun haricindeki tüm kağıt ve belgeler yalandır. Bazı insanlar benim ismimi kullanarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bu tür söylentilerin artık gazetelerde yer almasını istemiyorum" şeklinde konuştu.
Zico, Alex'le ilgili bir soru üzerine, "Alex istekli ve kaliteli bir oyuncu ama bazen istediğini sahaya yansıtamıyor. Fenerbahçe için çok önemli bir oyuncu" dedi.

NURULLAH SAĞLAM'ın açıklaması

Konyaspor Teknik Direktörü Nurullah Sağlam ise maç öncesinde söyledikleri gibi sahada kararlı ve azimli mücadele ettiklerini belirterek özellikle ikinci yarıda rakibe oranla daha baskılı oynadıklarını ifade etti.
İkinci yarıda son vuruşlarda etkili olamadıklarını biraz da topun kendilerini sevmediğini dile getiren Sağlam, "Kaçan puana üzülmüyoruz. Çünkü oyunumuzla taraftarın gönül hanesinde puan aldık. İyi mücadele ettik. Ama istediğimiz sonucu alamadık" dedi.
Hakemin bazı noktalarda hatalı olduğunu öne süren Sağlam, "Maçın hakemi ucuz düdük çalmayıp, biraz müsaade etseydi maç daha keyifli olurdu" dedi.

MAÇIN ADAMI: Rüştü Reçber (Fenerbahçe)

Tecrübeli kaleci sıra dışı bir performans ortaya koydu. Son dakikalarda kurtardığı goller, Fenerbahçe'nin kazanmasını sağladı. Hemen hemen her pozisyonda eli vardı. En parlak günlerinden birini yaşadı. Soluk almakta zorlanan takımına yaşam verdi. Karşılaşmanın tek golünü atan ve gecenin en renkli olayına imza koyan Kežman'ın golünün de güme gitmesini böylece engelledi.

NASIL OYNADILAR?

KEZMAN: Golü, kalitesinin göstergesiydi. Artık uyum sorununu atlatıp, oyunda ona yönelik bir anlayış lazım. Bu yeteneği var.

DEIVID: Onunla ilgili merak edilen şey, Zico'nun ona ne kadar sabır gösterip, oyundan alacağı. F.Bahçe'nin oyuncusu değil.

ÖNDER: Edu daha iyi gözüktüyse bunda Önder'in katkısını gözardı etmek haksızlık olur. Çok açık kapadı.

APPIAH: Transfer dedikoduları mı, başka bir şey mi bilinmez ama eski Appiah'ın yerinde yeller esiyor. Durgun ve tutuk.

KERİM: Herkes ona destek veriyor. O da futboluyla bunun karşılığını veriyor, iyi gidiyor. Ama dün topla çok fazla oynadı.

NOTLAR

Nihat Özdemir: "Ersun Yanal gündemimizde yok"
Son dönemde bazı medya kuruluşlarında yer alan "F.Bahçe Ersun Yanal ile ilgileniyor" şeklindeki haberlere yalanlama geldi. Başkan vekili Nihat Özdemir, "Ersun Yanal ismini hiç gündeme almadık" dedi.
"Yönetim olarak Zico'nun arkasındayız" yorumunu yapan Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu tür haberleri kim uyduruyor, bilemiyorum. Zico ile uzun vadeli planlar yaptık. Kendisi ile yolları ayırmayacağız."

Alex: "Taşlar yerine oturuyor"
Alex, yeni transferlerin her geçen gün takıma daha da alıştığını söyledi, sözleşmesinin sorun olmayacağını yineledi Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex de Souza maç sonrası çarpıcı açıklamalar yaptı.
Konyaspor karşısında iyi bir futbol oynadıklarını belirten Alex, "Üç puanı aldığımız için çok mutluyuz. Yakaladığımız fırsatlarda daha sakin olabilseydik, farklı kazanabilirdik" dedi.
Fenerbahçeli Alex De Souza, Konyaspor maçının son dakikasında yaptığı faulün taktik gereği olduğunu söyledi. Alex, "Kaleci Özden topu oyuna hızlı sokmak istedi. Ben de önünde durdum. Bana çarptı ve düştü. Burada taktik gereği bir faul yaptım. Yapmasaydım, kalemizde bir pozisyon bulabilirdik" yorumunu yaptı.
Takımın uyum için zamana ihtiyacı olduğunu vurgulayan Brezilyalı oyuncu, "Ancak taşlar yerine oturuyor. Edu savunmada çok iyiydi. Kežman ve Deivid de artık iyi anlaşıyorlar" dedi.
Alex, sözleşmesi ile ilgili olarak da, "Bu çok basit bir konu. 10 aylık daha sözleşmem var. Yöneticilerden biri veya başkanımız benimle oturup konuşmaya karar verirse ben buradayım. Fenerbahçe'de huzurluyum. Şehri, taraftarı, kulübü çok seviyorum. Ortada gizemli bir durum yok. Başkanla anlaşacağımıza inanıyorum" dedi.
Bu arada maçın ilk yarısında sakatlanarak oyunu yarıda bırakan Aurelio'nun ciddi bir sorunu olmadığı, bugün son bir kontrolden daha geçeceği bildirildi.

Ümit ve Tuncay
Kaptan Ümit Özat, "Taraftarımızın asıl beklentisinin Avrupa'da başarı olduğunu biliyoruz. Bu beklentiye karşılık vermek için vargücümüzle çalışacağız" açıklamasını yaparken; Tuncay, "Konya maçı zor geçti. Randers karşısında daha iyi oynayıp, turu geçen taraf olacağız. Taraftarımıza bu mutluluğu borçlu olduğumuzu biliyoruz ve gereğini yapacağız" şeklinde konuştu.

Selçuk Şahin: "Moral kazandık"
Selçuk Şahin, Konyaspor maçı sonrası zor bir deplasmandan önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi. Sakatlığının ardından 4-5 haftadır oyuna sonradan girdiğinin altını çizen Selçuk, "Geçen seneden kalan kötü bir sakatlıktan çıktım. Ama şu an iyiyim. 4-5 haftadır 10-15 dakika oynuyorum. Bu zorlu maçta galip gelerek moral kazandık" dedi.

Penaltı tartışması
Tuncay ve Kežman ceza sahasında yerde kaldı, Yıldırım 'devam' dedi.
F.Bahçe'nin Konya'da iki penaltı pozisyonu tartışma yarattı. Maçın henüz ilk dakikasında Ümit Özat'ın pası ile sol kanatta buluşan Tuncay, ceza sahası çizgisi üzerinde rakibini geçtiği anda müdahale ile yerde kaldı. Yıldız oyuncu penaltı beklerken, hakem Yunus Yıldırım 'devam' dedi. Oyunun 10. dakikasında ise bu kez Kežman, ceza sahasında altına yatan El Saka'ya takılıp düştü. Sırp yıldız ellerini açıp Yıldırım'a baktı ama karar yine 'oyna' oldu.

Maç sonu arbede
Maçın sona ermesinin ardından iki takımın bazı oyuncuları arasında kısa süreli bir arbede yaşandı.
Hakem Yunus Yıldırım'ın maçı bitirmesinin ardından bazı oyuncular arasında kısa süreli tartışma ve arbede çıktı. Sahaya giren polis, futbolcuları ayırarak olayın büyümesini önledi. Konyasporlu oyuncular Hakem Yunus Yıldırım'a tepki göstererek üzerine yürürken, maçı yöneten hakem üçlüsü polis korumasında soyunma odalarına gitti.
Bu arada yaşanan olaylar sırasında Hakem Yunus Yıldırım, Konyasporlu El Saka'ya sarı kart gösterdi. Tribünlerdeki Konyasporlu taraftarların hakeme küfürlü tezahüratta bulunması üzerine stat hoparlörlerinden taraftarlara birçok kez "Centilmen olalım, takımımızı alkışlayalım" anonsları yapıldı.
Maçın bitiş düdüğünün hemen ardından da Tümer ile Batista arasında tartışma çıktı. Tartışmaya diğer futbolcular da katılınca arbede yaşandı. Sahaya giren polis, futbolcuları ayırarak olayın büyümesini önledi.
Batista, maçtan sonra yaptığı açıklamada, Tümer'in kendisine küfür ettiğini iddia ederek "Niye bana küfür etti, anlayamadım. Kendisine sormak lazım" diye konuştu. Tümer ise, kendisine bu sözleri ileten gazetecilere, "Yok öyle bir şey. Bunu siz uyduruyorsunuz" dedi.

Kadro istikrarı korundu
Türkiye'ye geldiği günden bu yana kadro konusunda tutarlı bir davranış içinde bulunan ve zorunlu olmadıkça değişikliğe gitmeyen Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, spor kamuoyundaki beklentinin aksine, çizgisini Konyaspor karşılaşmasında da sürdürdü. Brezilyalı hoca, kırmızı kart cezalısı olduğu için forma giyemeyen Lugano'nun yerine Önder'e görev verirken, onun dışındaki 10 futbolcuyu, Sivasspor maçında olduğu gibi yine ilk 11'de sahaya sürdü.
Sivas maçının son dakikalarında oyuna dahil olan Önder, Konya karşısında başarılı bir görüntü sergilerken, Edu ile uyumlu göründü. Bu arada teknik direktör Zico, daha önceki müsabakalarda olduğu gibi Deivid ile Kežman'ı maçın sonlarında yine oyundan aldı. Tecrübeli hoca, Tümer'i son dakikalarda oyuna sokarken, bu kez Tuncay'ı çıkarmadı ve 90 dakika sahada tuttu. Konyaspor'da da teknik direktör Nurullah Sağlam, Yordanov'u yedeğe çekti.

Defansın ilacı Önder Turacı
Fenerbahçe'de Lugano'nun cezası nedeniyle ilk 11'de şans bulan Önder Turacı, sarı lacivertli takımın defansının ilacı olduğunu dünkü Konyaspor maçında bir kez daha kanıtladı. Ligin ilk üç maçında oynama fırsatı bulan, Lugano ve Edu'nun transferiyle yedek kalan Önder'in şans bulduğu 365 dakikada (5 maç) sarı lacivertli takım sadece 1 gol yerken, rakip filelere 11 gol bıraktı. F.Bahçe, Önder'in görev yapmadığı 265 dakikada ise kalesinde 5 gol görürken, 6 gol attı.

Edu göz doldurdu
Sarı-lacivertli formayı giydiği ilk maçlarda beklentilerin çok altında kalan Edu, Konya'daki performansıyla sınıfı geçti. Karşılaşmayı neredeyse hatasız tamamlayan Brezilyalı futbolcu, "Edu 100. yıl kadrosunda oynayamaz" şeklindeki eleştirileri şimdilik boşa çıkardı.

Edu taktiği Önder'den aldı
Yeni transferlerden Edu'yla ilk defa yan yana oynayan Önder, maç öncesi futbolcuya uzun uzun taktik anlattı. Brezilyalı futbolcuya detaylı bir şekilde nasıl oynayacaklarını tarif eden futbolcunun Edu ile uyumları da dikkat çekti. Bu maç sonrası teknik direktör Zico'nun savunmada nasıl bir tercih kullanacağı merak ediliyor.

Mehmet Aurelio sakatlandı
Fenerbahçe orta sahasının önemli isimlerinden Mehmet Aurelio, maçın 36. dakikasında Erman Özgür ile girdiği ikili mücadelede dizine sert bir darbe alınca sakatlandı. Brezilyalı futbolcu, saha içinde yapılan tedavisine rağmen, ağrılarının geçmediğini söyleyince oyundan çıkarıldı. Kulüp doktoru Ethem Kavukçu, maç sonrası yaptığı açıklamada Aurelio'nun sakatlığının ciddi olmadığını söyledi. Kavukçu, "Darbenin ağır olması sebebiyle, maç sırasında kendisini riske atmak istemedik. Önemli bir şeyinin olduğunu düşünmüyoruz. Kendisini yarın İstanbul'da detaylı bir muayeneye tabi tutarız. Durumu o zaman netleşir" diye konuştu.

Deivid yine siftah yapamadı
Kežman ile birlikte gol umudu olarak transfer edilen Deivid de Souza, 4. maçını da boş geçti. Sırasıyla Antalya, Randers, Sivas ve dün de Konyaspor karşısında forma giyen Brezilyalı futbolcu, gayretli, istekli ve çalışkandı, pozisyon da buldu ancak bunları değerlendirmeyi başaramadı. Özellikle 53. dakikada Alex'in nefis pasında bomboş durumda ceza alanına giren Deivid, topu kaleci Özden'e nişanlayınca, 4. maçında da talihini çevirmeyi başaramadı.

Bloklar yakınlaştı
Ligin ilk 6 haftasında savunma ile hücum hattı arasındaki mesafeyi bir türlü azaltamayan F.Bahçe, Konya maçının ilk 40 dakikasında dev bir blok gibi oynamaya çalıştı. Savunma Kežman'ın hücum presiyle başladı, Tuncay ve Appiah'ın savunma bloğuna yakınlaşmasıyla devam etti. Takım hücuma çıktığında ise Edu ve Önder orta yuvarlağa kadar çıktı. Ancak F.Bahçe bu yeni yapılanmayı 40. dakikadan sonra parça parça bölümlerde uygulayabildi.

Fenerbahçe ısınmaya çıkmadı
Maç öncesi Konya'yı etkisi altına alan yağmur, Fenerbahçe'nin ısınmasına da engel oldu. Sarı-lacivertliler, şiddetli yağmur nedeniyle maç öncesi saha yerine stadın içinde ısınmayı tercih ettiler.

Top Konya'nın, maç Fener'in
Fenerbahçe bu sezon oynadığı 7. maçında ilk kez topla oynama oranında üstünlüğü rakibine kaptırdı. Dünkü maçta Konyaspor yüzde 56 oranıyla topla oynarken F.Bahçe'nin oranı yüzde 44'te kaldı. F.Bahçe, bu sezon ilk 45 dakikayı galip bitirdiği 4 maçın tamamını kazanırken Konyaspor, 7. haftalarda oynadığı 9. maçını da kazanamadı. Konyaspor ile F.Bahçe arasında oynanan 17. maçta da beraberlik çıkmadı. Bu maçların 16'sını F.Bahçe kazanırken sadece 1'inde Konyaspor güldü. Bu sezon oynadığı tüm maçlarda gol atan F.Bahçe, ligde 4 hafta sonra kalesinde gol görmedi.

Fenerbahçe bereketi
Maçın biletleri 10, 20, 50 ve 60 YTL gibi Konya ölçülerine göre yüksek rakamlara satılmasına rağmen tamamen tükendi. Mücadeleyi, bin civarında sarı lacivertli taraftar da izledi.

Aziz Yıldırım'ın ilk zaferi
Aziz Yıldırım Konya'da siftah yaptı! Fenerbahçe'nin Sakaryaspor'a yenildiği ve Sivasspor'la berabere kaldığı deplasmanları tribünden takip eden Yıldırım, Konya maçıyla birlikte ilk dış saha galibiyetini tattı. Bu arada yöneticiler İlhan Ekşioğlu, Nihat Özdemir, Rahmi Eyüpoğlu, Mahmut Uslu da tribündeki yerlerini aldı.

900 polis görev yaptı
Maçtan önce Konya Atatürk Stadı ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Karşılaşma nedeniyle resmi ve sivil 900 polis görev yaptı. Stada giren taraftarlar didik didik arandı. Stat çevresinde kuş uçurtmayan güvenlik güçleri çok miktarda çakmak ve bozuk para topladı.

Volkan Demirel: "Beşiktaş da nereden çıktı?"
Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel, Beşiktaş'tan teklif aldığı şeklindeki haberler üzerine yaptığı açıklamada, sarı lacivertli takımda mutlu olduğunu bildirdi. Volkan, kulübün resmi internet sitesinde yaptığı açıklamada, medyayı, transfer sezonu sona ermesine rağmen oyuncu transferini sürdürmekle suçladı. Sezon başında, Fenerbahçe'nin 100. yıl kadrosunda bulunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu söylediğini ifade eden Volkan, "O günden bugüne ne değişti ki benim transferim gündeme geliyor. Takımımız uyum aşamasını bile henüz tamamlamadı. Bunların altında, benim yedek olarak sahaya çıkmam yatıyor" dedi.

UEFA'dan 8.2 milyon euro
UEFA, Şampiyonlar Ligi'nin 2005-2006 sezonunda grup maçlarına katılan aralarında Fenerbahçe'nin de yer aldığı 32 takıma toplam 437 milyon euro ödeyeceğini açıkladı. Geçen sezon grubunda PSV Eindhoven'ı 3-0 yenen, Schalke ile 3-3 berabere kalan Fenerbahçe, katılım payı ve diğer paylarla birlikte UEFA'dan 8.2 milyon euro gelir elde edecek. Böylece son iki yılda sarı-lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi geliri de 16.5 milyon euroyu bulacak.

Alexsandro De Souza Brezilya kadrosunda yok
Brezilya'nın Ekvador ve Kuveyt ile oynayacağı hazırlık maçları öncesinde Brezilya Milli Takımı aday kadrosunu açıklayan teknik direktör Carlos Dunga kadroda Fenerbahçeli futbolcu Alex De Souza'ya yer vermedi.
Dunga'nın Brezilya'nın 7 Ekim'de Ekvador ve 10 Ekim'de Kuveyt ile yapacağı hazırlık maçları için açıkladığı aday kadroda, Alex'in yanı sıra diz ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinde olan Real Madrid'in yıldız futbolcusu Ronaldo'nun da bulunmadığı dikkat çekti.
Dunga'nın açıkladığı Brezilya Milli Takımı aday kadrosunda şu futbolcular yer alıyor:

Gomes (PSV Eindhoven/Hollanda)
Helton ( FC Porto/Portekiz)
Juan (Bayer Leverkusen/Almanya)
Lucio (Bayern Münih/Almanya)
Luisao (Benfica/Porto)
Alex (PSV Eindhoven/Hollanda)
Maicon (Inter Milan/İtalya)
Daniel Alves (Sevilla/İspanya)
Marcelo(Fluminense/Brezilya)
Adriano ( Sevilla/İspanya)
Gilberto Silva (Arsenal/İngiltere)
Edmilson (Barcelona/İspanya)
Dudu Cearense (CSKA Moskova/Rusya)
Elano (Shakhtar Donetsk/Ukrayna)
Ronaldinho (Barcelona/İspanya)
Lucas (Gremio/Brezilya)
Kaka ( Milan/İtalya)
Rafael Sobis (Real Betis/İspanya)
Robinho (Real Madrid/İspanya)
Daniel Carvalho (CSKA Moskova/Rusya)
Fred (Lyon/Fransa)
Vagner Love (CSKA Moskova/Rusya)

Christoph Daum 20.yılını kutluyor
Türk futboluna damgasını vuran yabancı teknik direktörler arasında yer alan Christoph Daum bugün kariyerinin 20. yılını kutluyor.
Christoph Daum... Türk futbolunun en önemli yabancı teknik direktörleri arasında yer alan 53 yaşındaki teknik adam her çalıştırıcıya nasip olmayacak bir günü kutlamaya hazırlanıyor. Profesyonel teknik direktörlük kariyerine 23 Eylül 1986 günü Almanya'nın Köln takımında başlayan Daum, bugün meslekteki 20. yılını geride bırakacak. Başarılı çalıştırıcı Köln'ü 1989 ve 1990 yıllarında Bundesliga'da ikinciliğe taşıyarak, kalitesini ispatladı. 1990-1991 sezonunda başına geçtiği Stuttgart'ı 1992'de şampiyon yaptı ve aynı yıl içinde Süper Kupa'yı da alarak, Kırmızı-Beyazlılar'ı tekrar Almanya'nın hatırısayılır ekipleri arasına dönmesinde başrolü üstlendi.
1993-1994 sezonunda Beşiktaş'a geldi, Siyah-Beyazlılar'a kupayı kazandırdı. Bir yıl sonra da Kara Kartal'ı tarihinin 9. lig şampiyonluğuna taşıdı. Ardından Bayer Leverkusen'e gitti. Leverkusen ile üç kez mutlu sona ulaşmaya çok yaklaştı ama üçünde de şampiyonluğu Bayern Münih'e kaptırdı. Alman Milli Takımı'nın başına geçecekken, kokain skandalından sonra bir süre boşta kaldı. Austria Wien ile kariyerine beyaz bir yaprak açtı, Avusturya Ligi şampiyonluğunu kazandı. Fenerbahçe'nin başına geldiğinde tereddütler vardı. İki kez zafer yaşadı. Eleştiler devam etti. Geçen sezon şampiyonluğu son haftada Galatasaray'a kaptırınca görevinden ayrıldı. Daum için acı olan ise 20. yılını boşta geçirmesi.
İki önemli anektod:
Yabancı faciası: Daum'un kariyerindeki iki ilginç olaydan ilki 1992'de yaşandı. Stuttgart 1992 yılında Şampiyonlar Ligi ön elemesinde İngiltere'nin Leeds United ekibiyle eşleşmişti. Daum'un öğrencileri turu geçecek skorları elde etmişken, tecrübeli çalıştırıcı büyük bir gafa imza attı. Daum, Leeds karşısında 4 yabancı oynattı. O dönemde UEFA, 3 yabancıya izin veriyordu. Leeds'in itirazı üzerine tekrarlanan maçı İngiliz ekibi 2-1 kazandı ve turu geçmeyi başardı. Daum bu olaydan sonra büyük eleştiriler aldı.
Kokain skandalı: Christoph Daum'un en çok istediği şeylerden biri Alman Milli Takımı'nın başına geçmekti. Bu hedefine varmak üzereydi. Ancak 2000 yılı Ekim ayında Bayern Münih Menajeri Uli Höness'in Daum'un kokain kullandığına dair iddiası ortalığı karıştırdı. Deneyimli teknik adam uzun süre bu suçlamalara direndi. Ama yapılan testler pozitif çıkınca onun da söyleyecek başka sözü kalmadı. Daum hem milli takıma gidemedi hem de Leverkusen'deki görevini bırakmak zorunda kaldı.

PAF kazandı
Geçen sezon zorlanan Fenerbahçe PAF Takımı, Konya'dan mutlu dönüyor. Bu sezon oynadığı 5 karşılaşmada 3 galibiyet, 2 beraberlik alan Sarı-Kanaryalar, Konya'yı da 1-0 mağlup edip yoluna devam etti. Fenerbahçe ayrıca maç fazlasıyla liderliği de Denizlispor'dan devraldı.

Zico: "Kimse Beni Suistimal Etmedi"
Fenerbahçe Teknik direktörü Zico, Antu.com'un sorularını yanıtladı. Zico'nun röportajı şöyle:
Fenerbahçe ve Türkiye'ye geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Zico, şöyle devam etti: "Türkiye'ye gelmeden önce Türk futbolunu çok fazla takip ediyordum açıkçası. Çünkü burada oynayan çok fazla Brezilya'lı oyuncu var. Ve de Brezilya'lı olan burada çalışmış çok fazla kişi var. Özellikle Parreira ve Lazaroni burada çalışmış kişiler. Onlar benim çok iyi arkadaşlarım. Sürekli kendileriyle görüşüyorum. Buraya gelmeden önce kendileriyle fikir alış verişinde bulundum. Buranın ne kadar güzel bir ülke olduğunu, Fenerbahçe'nin ne kadar güzel bir takım olduğunu ne kadar büyük bir camia olduğunu, taraftarın nasıl ona ateşle bağlı olduğunu ne kadar fazla sevdiğini, hiç bir zaman Fenerbahçe'yi yalnız bırakmadığını, zaten bunları biliyordum. Sadece tanımadığım İstanbul'du. İstanbul'u çok fazla tanımıyordum. Bir fikir sahibi değildim. Fakat geldikten sonra artık İstanbul'u da Türkiye'yi de daha fazla tanımaya başladım. Ama Türk futbolunu Brezilya'dan da takip edebiliyordum. Dediğim gibi çünkü çok fazla Brezilya'lı oyuncu burada oynamakta ve de bir sürü Brezilya'lı insan burada çalışmakta. Benimde içlerinde arkadaşım olan çok fazla kişi var. Bu yüzden çok mutluyum. Türkiye'yi İstanbul'u insanları yavaş yavaş tanımaya başlıyorum. Aynı şekilde 2002 Dünya Kupasında Türk Milli takımının gösterdiği büyük başarıyı canlı gözlerimle izleme şansına eriştim. Çünkü Türkiye'nin tüm maçlarını kendi gözlerimle izledim. Bu büyük başarıyı izleme şansına eriştim. Şu anda da 2002 dünya kupasında Türkiye milli takımına o başarıyı kazandıran futbolcuların bazılarıyla çalışma imkanı buluyorum. Bu da beni mutlu ediyor."
Fenerbahçe'nin 100. yılında takımın başında olmanın nasıl bir duygu olduğunu Zico şöyle anlattı: "Kulübün 100. yılında burada bulunmak tek kelimeyle ifade etmem gerekirse benim için çok büyük bir gurur kaynağı. Fenerbahçe'nin 100. yılında beni teknik direktör olarak seçtiği ve de benimle birlikte futbolcularımla birlikte başarılar kazanmak istediği için hedefleri doğrultusunda, bunun için kendimi çok mutlu çok gururlu hissediyorum. Aynı şekilde benim futbol geçmişime baktığınızda, çok fazla başarılar olduğu zaten görülecektir. Japonya milli takımını çalıştırdım. Daha öncesinde Brezilya'da oynadım. 5 tane Dünya kupası gördüm. Aynı şekilde birbirinden güzel şampiyonluklar gördüm. Baktığınızda da başarılara ne kadar alışık olduğum, başarıları ne kadar istediğim görülüyor. Fenerbahçe'de de aynı şey. Bizim hedefimiz sadece başarıyı yakalamak. Taraftarımızı ve camiamızı mutlu etmek."
Yabancı transferlerin takıma geç katılmasının her hangi bir dezavantaj yaratıp yaratmadığına ise "Tabii ki de Dünya kupasından sonra hemen hazırlıkların başlayacak olması ve de o sırada dünya kupasında performans gösteren oyuncuların pek fazla transferin gündeminde olmaması, çünkü o an milli takımlarında oynuyorlardı. Tabii ki de bizim başlarda, sezon başı kampında biraz zorluk yaşamamıza yol açtı. Ben bunu kesinlikle çok iyi anlıyorum çünkü bazı futbolcular geç gelmiş olabilir transferleri gecikmiş olabilir. Ama bunların hepsi olabilecek şeyler. Biz şu anda geçmişe değil de, daha fazla bundan sonra Fenerbahçe için nasıl en iyisini yaparız, en güzel ne yaparız diye düşünmemiz lazım. Fenerbahçe'nin oyuncuları şu an da tamdır. Oyuncuları Fenerbahçe ile birlikte çalışıyor ve de Fenerbahçe'nin hedefleri belirlidir. Türkiye'de ne kadar kupa varsa almak, aynı şekilde UEFA kupasında da yapabileceğimizin en iyisini, en üst noktaya kadar giderek camiamızı mutlu etmek bizim amacımız. O yüzden bizde bunlar doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geçmişe çok fazla bakmanın mantıklı olmayacağını düşünüyorum. Tabi ki de biz takımımızın bütünlüğü açısından, takımın daha fazla bir birine daha çabuk alışmasından yeni oyuncularımızın erken gelmesini isterdik fakat olmadı, oyuncularımızla biraz daha geç zamanda birlikte çalışma imkanı bulduk. Ama şu anda önümüze bakıyoruz biz. En kısa zamanda bu süreci atlatıp Fenerbahçe'nin galibiyetler alması, başarılar alması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Transferlerin tamamının kendi bilgisi doğrultusunda gerçekleştiğini söyleyen Zico, sözlerine şöyle devam etti: "Tabii ki de bu transferler yapılırken hepsi benim bilgim doğrultusundaydı. Yönetimle benim tamamen fikir paylaşımımızla doğan transferlerdi. Ve de bu oyuncularımıza baktığımız zaman hepsi birbirinden kaliteli, hepsinin geçmişi birbirinden fazla başarılarla dolu futbolcular. Fakat herhangi bir futbolcunun herhangi bir yere adaptasyonuna baktığımızda, bazı futbolcunun kısa sürer, bazı futbolcunun da daha uzun sürebilir bu adaptasyon süreci. Bu sadece gittikleri ülkenin futbol sistemi olmayabilir, belki de o anda futbolcunun ailevi problemleri vardır, ya da ailesinin adaptasyonu onun kafasını karıştırıyor olabilir. Fakat bunların hepsi baktığımızda, her futbolcunun her insanın zamanla çok kolay geçeceği şeyler. Bizim futbolcularımız da birbirlerine daha yeni yeni alışıyorlar. Antrenmanlara, maçlara yeni yeni çıkıyorlar. Ve de bu süreyi bizim amacımız en kısa sürede geçirip, futbolcularımızın tamamen yeni geldikleri takımına, yeni geldikleri ülkeye alışabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Bu süreyi ne kadar kısa tutarsak bizim için de daha iyi.
Baktığınızda ben bu transferlerin benim onaylımla yapılıp yapılmadığına pek fazla takılmanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yönetimimizde Fenerbahçe için en olumlu futbolcuları almak istiyor tabii ki de. Ve de alıyorlar. Onlar aldıklarında, ben de Fenerbahçe için çalışan bir profesyonel olduğuma göre bu alınan futbolcularla birlikte zaten ben de çalışmak zorundayım. Elimde olan bu malzeme ile birlikte bu futbolcular ile birlikte en iyisini yakalamak zorundayım. Bu noktaya takılmanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki transferler de benimde görüşüm alınarak benim de fikrim alınarak yapıldı. Fakat bunlar çok önemli şeyler değil. Yönetimimiz takım için en gerekli gördüğü en yararlı gördüğü transferleri yapar ben de bu takımın teknik direktörü olarak bu takım için ne gerekiyorsa, bu oyuncularımızla bu malzememizle başarı için ne gerekiyorsa, bu oyuncularımızla yapmaya çalışırız. Bu noktaya takılmanın ben çok fazla mantıklı olmadığını düşünüyorum açıkçası."
Fenerbahçe'nin genel kadrosunu ise "Tabii ki baktığınızda dünyadaki herhangi bir takımın her zaman yeni bir oyuncuya, yeni bir kana ihtiyacı olabilir. Fakat kendi fikrimi soruyorsanız ben şu an da takımımdaki oyuncularımdan kesinlikle çok çok fazla memnunum. Futbolcularımın performansından çok memnunum. Onların gösterdiği istekten çok memnunum. Hepsine çok büyük saygı duyuyorum. Bizim yapmamız gereken şu anda daha fazla çalışıp eksikliklerimizi giderip elimizde bulunan oyuncular doğrultusunda daha iyi oyunu en iyi oyunu nasıl oynayabiliriz diye düşünmek. Şu anki oyuncularım hepsi birbirinden kaliteli, birbirinden iyi, birbirinden kaliteli oyuncular. Ve ben hepsine çok fazla güveniyorum. Hepsinden çok fazla memnunum. Ve dediğim gibi, yapmamız gereken şu anda çalışmak eksikleri gidermek ve yapabileceğimizin en iyisini yapmak" şeklinde değerlendirdi.
Kendi oyun anlayışı ile Fenerbahçe'nin oyun anlayışını Zico şöyle değerlendirdi: "Bu benim futbol mentalitem. Benim futbol görüşüm böyle. Benim görüşüme göre bir maçı gol atmadan kazanamazsınız. Ofansif oynamadan kazanamazsınız. Tabi ki yeri gelecek kendi kalenizi biraz daha savunmanız gerekebilir. Daha fazla geride durmanız gerekebilir. Ama kafanızda her zaman maçı kazanmak için gol atmak olmalı, golü atmak zorundasınız. O yüzden benim futbol mentalitemde bu var. Her zaman kazanmak ve de kazanmak için gol atmak gerekir. O yüzden Fenerbahçe'de çok fazla ofansif oyuncu var. Bu oyuncular bu oyun stiline yatkın oyuncular. Bizde bu oyun formasyonunda maçlarımızı kazanmak için sonuna kadar devam edeceğiz."
Fenerbahçe'nin oynadığı sistemi ise Zico, "Bizim aslında daha fazla oynamak istediğimiz oyun 4-3-1-2. Bu oyun formasyonunda Alex daha fazla önde arkadaşlarına yardım eden, daha fazla serbest rolde oynuyor. Ve de orta sahada oynayan 3 oyuncumuzdan en az 1 tanesi Alex'e yardım etmek için çalışıyor maç içerisinde. Atağa çıktığımızda 5-6 oyuncuyla atağa çıkıp, defans yaptığımızda da en az 7-8 kişiyle defans yapma, yani birlikte takım olarak hem hücum hem savunma yapmak istiyoruz. Fakat bu maçın durumuna göre değişiklik gösterebilir. Yani bazen 4-3-2-1'e de dönebilir. Ama genelde oynamak istediğimiz oyun tarzı 4-3-1-2. Fakat ben günümüz futbolunda da çok fazla bu oyun sisteminin kaç olduğu çok fazla önemli olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan takım halinde orada çıkıp topu almanız, topu alıp kaleye sokmanız daha fazla önemli. Oyuncularınızın saha içinde gösterdiği performans, istek, mücadele çok daha fazla önemli diye düşünüyorum. Bu rakamlarla ifade etmektense."
Güler yüzlü olmasının otorite kurmak açısından zorluk çıkartıp çıkartmadığı sorusuna ise Zico şu yanıtı verdi: "Ben kişiliğim doğrultusunda böyle bir insanım. Gülmeyi seven, insanlarla iletişim kurmayı seven bir insanım. Şu ana kadar Türkiye'de bulunduğum süre içerisinde hiç kimse böyle olduğundan dolayı bende bir otorite eksikliği hissetmedi. Çünkü arasında fark var. Gülmek insanlarla iletişim kurmak başka. Yaptığınız işte yaptığınız ciddiyet başka. Şu ana kadar hiç bir futbolcu ya da herhangi bir kişi yaptığım işe saygısızlık yapmadı. Herkes saygılı oldu. Herkes benim onlara kibar olduğum kadar bana kibar oldu. Ve de herhangi bir otorite eksikliği olmadı. Çünkü ben bu takımın teknik direktörüysem. Burada takım ile ilgili kararları komisyonumuzla birlikte ben alıyorum. Fakat kararlar benden çıkıyor. Şu ana kadar ne hiç bir futbolcum, ne de yanımda çalıştığım arkadaşlarım hiçbir şekilde bunu suistimal eden hiç bir şey göstermediler. Çünkü onlar da biliyorlar ki bu takımda teknik direktör bensem, takımı kuran, antrenmanları yaptıran ve oyuncu tercihlerini yapan kişi benim. Tabii ki yardımcılarımla birlikte antrenman programlarını birlikte yapıyoruz. Tabii ki de kararları veren, takımı kuran, antrenmanları yaptıran kişi benim. Şu ana kadar sempatik olduğumdan dolayı, güler yüzlü olduğumdan dolayı bunu suistimal etmeye çalışan hiç bir şey olmadı. Önemli olan da bu. Saygı gösterip herkesin de size saygılı olması çok önemli bir şey."
UEFA Kupası'nı kazanma hedefi ile ilgili olarak ise, "Tabii ki de Fenerbahçe gibi bir takımın hedefi de bu olmalı. Takımımıza baktığımızda birbirinden kaliteli oyuncular, birbirinden güzel geçmişi olan oyuncular takımımızda. Fenerbahçe camiasının, futbolcularının kafasına koyması gereken bir şey var ki. Takımına baktıklarında ve de camiaya baktıklarında bunu gerçekleştirebilecek gücü, isteği kesinlikle var. Ve bu güç, istek olduğuna göre demek ki bu hedefin peşinden koşmamak için hiç bir sebep yok. Bunu Fenerbahçe camiasının kafasına koyması gereken bir şey. Takımımıza baktığımızda evet bunu başaracak gücümüz var. Takımımız güçlü, oyuncularımız birbirinden kaliteli biz de bunu başarmak için en azından bunu istemeliyiz. Başarırız ya da başaramayız hiç önemli değil. Ama bir hedefi başarabilmeniz için ilk başta istemeniz gerekir. Biz de başarmak için ilk başta istiyoruz. Ama başarabilir miyiz, başaramaz mıyız, onu çalıştıktan sonra meyvelerini aldıktan sonra göreceğiz.
Fenerbahçe'nin camiasına, ekibine, geçmişine, büyük taraftarına baktığınızda Fenerbahçe'nin diğer Avrupa takımları kadar, en az onlar kadar çok fazla şansı olduğunu görebilirsiniz zaten. Sadece bakmak yeterli" dedi.
Zico Başkanımız ve yönetim kurulumuz ile olan ilişkilerini ise "Tabi ki Başkanımız olsun yönetimimiz olsun bu kulübü yöneten kişiler olduğu için tabi ki de takımın gidişatı hakkında, maçlar hakkında, yorum yapma, bilgi sahibi olma, gelip bilgi alma hakkına tabi ki de sonuna kadar sahip insanlar. Ve de biz bu konu hakkında sürekli onlarla görüşüyoruz. Fakat yönetimimiz kesinlikle yaptığım işe karışmadı. Çünkü bu takımın teknik direktörü benim, seçeceğim oyunculara ben karar veriyorum. Buna kimsenin karışmasına da kesinlikle izin vermem. Bu takımın teknik direktörü bensem bu kararı ben veririm. Fakat tabii ki de yönetimimizin başkanımızın takımı gidişatı hakkında bilgi almaya kesinlikle sonuna kadar hakkı vardır.
Benim yönetimle ya da hiç kimseyle herhangi bir problemim yok. Herkesin fikrine saygı duyuyorum. Biz sürekli konuşuyoruz, sürekli onlarla fikir alış verişi yapıyoruz. Onlarla sürekli muhabbet ediyoruz. Onlar beni dinliyorlar, ben onları dinliyorum. İnsanları dinlemenin onların kalitesini göstereceğini sonuna kadar savunuyorum. Ben de herkesi dinliyorum. Buna yönetimimiz ve başkanımız da dahil. Onlar da beni sonuna kadar dinliyoruz. Fakat dediğim gibi bu takımın teknik direktörü bensem kararları ben veririm, sahaya çıkacak oyuncuyu ben belirlerim ve bunlara kimsenin karışmasına izin vermem. Ama fikir alış verişi olsun, görüşleri paylaşmak olsun herkese açığım. Zaten futbola da baktığınızda, herkes teknik direktör, herkes oyuncu, herkesin kararları farklı, herkes farklı şeyler düşünür. Önemli olan bir insanın herkesin düşüncesine saygı göstermesi, onu dinlemesi diye düşünüyorum" dedi.
Fenerbahçe'nin çok büyük bir taraftar kitlesine sahip olduğunu söyleyen Zico, "Fenerbahçe taraftarı çok çok büyük bir taraftar. Takımının her şartta arkasında olan. Hele o stada çıkışımızda, kendi sahamızda olsun, diğer statlarda olsun takıma verdikleri kan, takıma verdikleri o şevk gerçekten görülmeye değer ve de herkesin yaşaması gereken türden bir şey. Ben de futbolcularıma sürekli bunu anlatmaya çalışıyorum. Biz oraya sahaya çıktığımızda, ben de buna dahil bütün arkadaşlarımız buna dahil. Taraftarımız oraya, gitmiş bitlerini almış, stada girmişler. Takımı ilk saniyeden son saniyeye kadar desteklerini tamamen sunuyorlar. Benim düşünceme göre biz onlar için en iyisini yapmak için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız. Ben de futbol oynadığım zamanlarda benim takımım 120 bin kişiye oynayan bir takımdı. Ben sahaya çıkıp o desteği gördüğümde tüylerim diken diken olur, takımın başarısı için elimden gelen her şeyi yapardım. Bütün oyuncularımızın da böyle yapması gerektiğine inanıyorum. Bizim camia olarak teknik ekip olarak futbolcular olarak tamamen oraya bize desteğe gelen, bizi izleyen tüm seyircimiz, arkamızda olan tüm seyircimiz için, onlar için sonuna kadar çalışmamız, kanımızı, tüm terimizi akıtmamız gerektiğini düşünüyorum.
Madem taraftar sitesisiniz ve de aynı şekilde bende buradan taraftarımıza son günlerde çıkan bir haber hakkında açıklayıcı bir şekilde bir açıklama yapmak istiyorum. Açıklanması ve artık bu olayın kapanması açısından.
Bu son günlerde çıkan işte benim başka bir kulübe daha önceden hiç bir şekilde şu ana kadar olmamış menajerler aracılığıyla başka bir takıma belirli bir miktarda gitmem söz konusu olmuş. Bunların hepsi, buradan söylemek istiyorum. Bunların hepsi Yalandır. Benim şu ana kadar dünya üzerinde, yeryüzü üzerinde şu anda hiç bir menajerim yok. Bu tip konu hakkında görüşebilecekleri sadece avukatım var. Şu ana kadar kulüp bazında sadece Fenerbahçe ve de Başkanımız Aziz Yıldırım buna direk teklifi yapmıştır. Sadece Fenerbahçe benim çalışma şartlarım hakkımda, benimle ilgilendiğini belirtmiştir. Ve de biz sadece Fenerbahçe'yle konuştuk. Onun dışında çıkan herhangi bir haber sonuna kadar yalandır. Benim yeryüzü üzerinde kesinlikle hiç bir menajerim yok. Sadece transfer konuları için görüşebilecek avukatım var. Öteki kulüpler Zico adında herhangi bir teknik direktörle görüşmüşlerse muhtemelen başka bir Zico'dur. Ben değilim kesinlikle. Ben bunu açıklık getirmek için söylüyorum benimle şu ana kadar tek ilgilenen kulüp Fenerbahçe'dir. Bana güvenen, beni teknik direktör olarak seçen ve de isteyen tek kulüp Fenerbahçe'dir. Ve de Fenerbahçe'de olmaktan dolayı çok mutluyum. Onun dışında bu son günlerde çıkan haber sonuna kadar yalandır.
Bir şeye daha açıklık getirmek istiyorum ki, hiç kimse de benim ismimi kullanarak, biliyorum dünyada milyonlarca menajer var, herkesin ismini söyleyip buna transfer edeceğini, şuraya götüreceğini söyleyen. Fakat hiç bir kimse de beni herhangi bir meyve gibi, yiyecek gibi yada birşey gibi oraya buraya tavsiye edemez, oraya buraya satamaz benim haberim olmadan. O yüzden buna da açıklık getirmek istiyorum, hani gülenlerin otoritesi olmaz deniyor ama bunu da çok net söyleyebilirim ki kimsede benim ismimi kullanarak, oraya buraya, seni buraya transfer edeceğim, şu menajer seni şuraya transfer edecek. Hiç bir şekilde böyle bir şey olamaz. İmkansız" dedi.

İstatistik: Kaleye şut
Konyaspor'un kaleye attığı şutlar: Kaue Caetano Da Silva 4, Sedat Ağçay 4, Yasin Çelik 4, Eder Ceccon 3, Aleksandar Yordanov Aleksandrov 2, Joao Batista Casemir Marques 2, Ömer Gündostu 2, Ahmed Farag Mohamed Belal 1
TOPLAM: 22

İstatistik: Kaleye isabetli şut
Konyaspor'un kaleye attığı şutlar: Sedat Ağçay 2, Aleksandar Yordanov Aleksandrov 1, Kaue Caetano Da Silva 1, Yasin Çelik 1
TOPLAM: 5

Diğer fotoğrafların 1.bölümü için tıklayınız.

Diğer fotoğrafların 2.bölümü için tıklayınız.


Futbolcu Attığı şut İsabetli şut Top kaybı Top kapma Attığı korner Ofsayt Yaptığı Faul Yapılan faul Gol pozisyonu
Rüştü Reçber                  
Kerim Zengin 1   1 2       3  
Önder Turacı       2     1 2  
Eduardo Luiz Abonizio de Souza     1 1          
Ümit Özat 2 1 1       1    
Stephen Appiah 2   1 3     1    
Mehmet Aurelio 1   1 2          
Alexsandro De Souza 1 1 2   4   1    
Tuncay Şanlı 4 3 4 3     1 5 2
Mateja Kežman 4 4 4 3       2 3
Deivid De Souza 3 2 3     1 1 2 2
Selçuk Şahin 1 1 1 2          
Tümer Metin               1  
Semih Şentürk                  
TOPLAM 19 12 19 18 4 1 6 15 7


TARİH: 22 Eylül 2006
STAT: Konya Atatürk Stadı
SEYİRCİ: 17.350 kişi
HAKEMLER: Yunus Yıldırım (6), Baki Tuncay Akın (6), Bahattin Duran (6) , 4.Hakem: Yılnur Önen
GÖZLEMCİ: Salih Türktunç
KONYASPOR: Özden Öngün (7), Yasin Çelik (5) (Dk.87 Ufuk Ateş), Ömer Gündostu (5), Abdel Zaher Ahmed Hasan Elsaka (Kaptan) (5), Kaue Caetano Da Silva (6), Sedat Ağçay (7), Erman Özgür (6), Erkan Sekman (5) (Dk.46 Aleksandar Yordanov Aleksandrov) (7), Joao Batista Casemir Marques (6), Eder Ceccon (5), Ahmed Farag Mohamed Belal (5) (Dk.80 Tayfun Türkmen)
YEDEKLER: Oğuzhan Bahadır, Erman Ergin, Mustafa Er, Uğur Yanıkdemir
TEKNİK DİREKTÖR: Nurullah Sağlam
FENERBAHÇE: Rüştü Reçber (9), Kerim Zengin (6), Eduardo Luiz Abonizio de Souza (7), Önder Turacı (7), Ümit Özat (Kaptan) (8), Stephen Appiah (6), Mehmet Aurelio (6) (Dk.40 Selçuk Şahin) (6), Alexsandro De Souza (5), Tuncay Şanlı (7), Mateja Kežman (8) (Dk.89 Semih Şentürk), Deivid De Souza (5) (Dk.79 Tümer Metin) (5)
YEDEKLER: Volkan Demirel, Can Arat, Serkan Balcı, Uğur Boral
TEKNİK DİREKTÖR: Arthur Antunes Coimbra "Zico"
GOL: (Dk.31) Mateja Kežman (sağ ayak, ceza sahası dışından, pas Kerim Zengin) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: (Dk.68) Ömer Gündostu, (Dk.89) Özden Öngün, (Maç bitiminden sonra) Abdel Zaher Ahmed Hasan Elsaka (Konyaspor) ; (Dk.89) Alexsandro De Souza (Fenerbahçe)
MAÇMETRE
KONYASPOR   FENERBAHÇE
22 Şut 19
5 Kaleyi bulan şut 12
7 Serbest atış 20
0 Penaltı 0
7 Korner 4
33 Taç 18
15 Faul 6
4 Ofsayt 1
4 Gol pozisyonu 7
3 Sarı kart 1
0 Kırmızı kart 0
% 56 Topla oynama oranı % 44
0 Direğe çarpan top 1
0 Atılan goller 1
 TURKCELL SÜPER LİG 7.HAFTA PUAN DURUMU
           
     Takım               O  G  B  M   A   Y  Av  P
 1 Vestel Manisaspor     7  5  2  0  17   4 +13 17
 2 Fenerbahçe            7  5  1  1  17   6 +11 16
 3 Kayserispor           7  4  1  2  10   7  +3 13
 4 Beşiktaş              7  4  0  3  11   8  +3 12
 5 Trabzonspor           7  3  2  2  10   8  +2 11
 6 Galatasaray           7  2  4  1  12   9  +3 10
 7 Gaziantepspor         7  2  4  1  11   9  +2 10
 8 Konyaspor             7  2  3  2   6   6   0  9
 9 Sakaryaspor AŞ        7  2  3  2   6   7  -1  9
10 Ankaraspor            7  1  5  1   8   8   0  8
11 Bursaspor             7  2  2  3   9  10  -1  8
12 Sivasspor             7  2  2  3   8  10  -2  8
13 Gençlerbirliği        7  2  2  3   4  11  -7  8
14 Antalyaspor AŞ        7  1  4  2   7   9  -2  7
15 Denizlispor           7  1  3  3   4   7  -3  6
16 Çaykur Rizespor       7  1  2  4   6  10  -4  5
17 Kayseri Erciyesspor   7  1  2  4   7  21 -14  5
18 MKE Ankaragücü        7  0  4  3   5   8  -3  4

Bu sayfalar Alper Duruk tarafından hazırlanmaktadır.

ALPER DURUK'UN SAYFASI | FUTBOL VERI BANKASI | TURK FUTBOLU ARSIVI