|
..................İLK YARI..................
İki Akdeniz ülke takımının mücadelesinin ilk 45 dakikalık
bölümünde karşılıklı pozisyonlar vardı. Portekiz, turnuvadaki klasik
fırsatçılığını ve kontrollü paslarla yarattığı gollük pasları bugün de
gözler önüne sererken, Türkiye turnuvanın başından bu yana en iyi futbolunu ortaya
koyarken, Alpay`ın kırmızı kart görüp, 10 kişi kalmasına karşın iyi mücadele
etti.
3. dakikada Hakan Ünsal`ın pasıyla pozisyon bulan Okan`ın kafa vuruşu zayıf
kalınca, Türkiye yakaladığğı fırsatı kullanamadı.
12. dakikada Figo soldan ortaladı, kale direğinin adeta sıyararak geçen meşin
yuvarlağı defans kornere yolladı.
20. dakikada Figo`nün korner atışında Costinha boşta
kaldı. Bu futbolcunun şutunu Rüştü önlerken, hafif bir sakatlık geçirdi.
22. dakikada Figo`nun uzaktan sert vuruşunda top az farkla auta çıktı.
26. dakikada Ogün`ün ceza atışında Hakan Şükür topa kafa ile vurdu, meşin
yuvarlak üst direğe yakın mesafeden auta çıktı.
ALPAY'A KIRMIZI KART
29. dakikada Portekiz ceza sahası içinde Couto'ya yumruk atan Alpay kırmızı
kartla oyun dışı kaldı.
42. dakikada Couto`nun vuruşu az farkla auta çıktı.
44. dakikada Figo`nun ortasına Gomes kafayla vurdu ve takımını 1-0 öne geçti.
İlk yarının uzatma dakikalarında Couto ceza alını
içinde Arif`i düşürdü. Hakem penaltı noktasını gösterdi. Arif`in kullandığı
vuruşta top kaleci Baia`dan döndü, Hakan Şükür pozisyonu tamamlayamayınca, Türkiye
önemli bir fırsattan yararlanamadı ve karşılaşmanın ilk yarısı Portekiz`in 1-0
üstünlüğüyle sona erdi.
..................İKİNCİ YARI..................
Karşılaşmanın ikinci yarısında Türkiye, yine 10 kişi oynamasına
karşın kaleci, Rüştü ve defansın kontrollü oyunu sayesinde Portekiz`in pek çok
pozisyonuna geçit vermedi.
Portekiz, 55. dakikada Gomes ile ikinci golü bulurken, yarı finale giden takım oldu.
55. dakikada Figo`nun pasıyla buluşan Gomes, Portekiz`i 2-0 geçiren gole
imzasını attı.
59. dakikada Figo`nun uzun pasıyla buluşan Pinto sert vurdu. Meşin yuvarlak az
farkla auta çıktı.
64. dakikada Figo`nun korner atışında sağ kanatta topla buluşan Gomes`in
vuruşunda Suat, direk dibinden topu kornere çıkardı.
66. dakikada, Gomes`in girdiği yüzde yüzlük gol pozisyonunu Tayfur korner ile
kesti.
70. dakikada, Figo`nun sol taraftan yaptığı ortada topla buluşan Gomes, arka
direk dibinde topa vuramayınca, Portekiz 3`üncü golden oldu.
79. dakikada Portekiz ceza alanında oluşan karambolde, Tayfun ile Oktay topa
vuramayınca Türkiye bir golden oldu.
83. dakikada Hakan Ünsal`ın uzun mesafeden yaptığı vuruşta kaleci Baia`yı
aşan top üstten auta çıktı ve karşılaşma da 2-0 Portekiz`in üstünlüğü ile
sona erdi.
..................MAÇ ÖNCESİ..................
Avrupa Futbol Şampiyonası`nda çeyrek finale kalan (A) Milli Takım,
Türkiye`nin sınır ötesi imajına yeni boyutlar getirdi. Hollanda ve Belçikalılar,
Türk vatandaşları ile daha iyi diyalog ortamı bulurken, iki ülkenin televizyon
kuruluşları ile yazılı basını, Türkiye`nin bu başarıyla Avrupa ile daha iyi bir
yakınlaşma sürecine girdiğinden söz ediyor.
Hollanda vatandaşları, Portekiz maçı öncesinde Türklerin yanı sıra, Türk medya
mensuplarına da şans dileğinde bulunurken, "Finalde görüşürüz" ifadesini
kullandılar.
GALATASARAY'IN PAYI
Türkiye`nin Avrupa futbol şampiyonası`nda
çeyrek finale kalmasında Galatasaray`ın UEFA Kupası şampiyonu olmasının büyük
payı bulunduğu yönündeki görüşler, Portekiz maçı öncesinde de ArenA Stadı`nda
bulunan medya merkezinde, yabancı basın mensupları tarafından dile getirildi.
(A) Milli Takım`a çeyrek final ödülü olarak verilen 3 milyon dolarlık primin
ardından, hükümet tarafından belirlenen aynı orandaki yarı final primi geniş
yankılar uyandırdı. Portekiz maçını izlemeye gelen yabancı basın mensuplarının
tamamı, verilen prim oranını hayretle karşılarken, aralarında "100 bin doları
bana verin, tek başıma Portekiz`i yeneyim" esprisini yapanlar oldu.
Karşılaşma öncesi ArenA Stadı önü, Türk
taraftarlarınca karnaval yerine çevrildi. 11.30`dan itibaren ArenA Stadı`na gelmeye
başlayan Türk taraftarları, pop müzik ve mehter marşı eşliğinde eğlendiler.
Portekizli taraftarlar, Arena Stadı`nda azınlıkta kalan taraf konumundaydı.
Hollanda`da iki gündür aralıksız olarak yağan yağmur, Arena Stadı`ndaki çeyrek
finalin kapalı bir ortamda oynanmasına yol açtı. UEFA yetkililerinin onayı
doğrultusunda, hidrolik sisteme sahip olan stat çatısı kapatıldı.
ARENA'DA 2. MAÇ
Türkiye, Arena Stadı`nda tarihindeki ikinci maçına çıktı. (A) Milliler ilk kez,
1998 yılında bu statta Hollanda ile karşılaşmış ve 0-0 berabere kalmıştı.
DENİZLİ: "HEDEF RAKİP OLDU!"
11. Avrupa Futbol Şampiyonası`nda, Portekiz`e 2-0 yenilerek
çeyrek finalde turnuvaya veda eden (A) Milli Futbol Takımı`nın teknik direktörü
Mustafa Denizli, "Hedefimiz en büyük rakibimiz oldu" dedi.
Mustafa Denizli, kendilerini oyunun başında gerginliğe yönelten şeyin final
hedeflerine koşullanmaları olduğunu ifade ederek, Alpay`ın kırmızı kart
görüşünü de bu etkenle bağdaştırdı.
Teknik direktör Denizli, maçla ilgili değerlendirmesinde şöyle konuştu:
"Bizi yarı finale taşıyacak maça dönüp baktığımızda, hedefimizin o kadar
büyük ve zor olmadığını gördük. Oyunun özellikle başlarında bizi disiplinsiz ve
kontrolsüz kılan, sanıyorum gidecek olduğumuz hedefti. Bu hedef, bizim için bugün
karşımıza Portekiz`den daha zorlu bir rakip olarak çıktı.
Portekiz, bu turnuvanın iyi takımlarından bir tanesiydi.
Özellikle bu tip maçlarda sayı olarak rakibinize karşı eksik mücadele etmeniz,
oyunun daha sonraki dakikaları için güç bir dönemin başlangıcı oluyor. Bugün
oyunun kaçırdığımız penaltıdan sonra dönüşümü olabilirdi. Portekiz, çok
sayıda sarı kartla oynadı. Beraberlik Portekiz`i daha sinirli bir konuma getirebilirdi.
İkinci yarıda dengeleri lehimize geliştirebilirdi. Bizim için kırmızı kart kötü
oldu. Birçok ülke tarafından sürpriz olarak değerlendirilmiştik. Ama
ulaştığımız yer bizim için bir sürpriz değildi. Bu tip büyük turnuvalarda ve
büyük hedeflerde öğrenecek şeylerimiz olduğunu burada bir kez daha gördük."
NEDEN ARİF?
Denizli, Portekiz`in attığı ilk gole dek
futbolcularının galibiyete daha yakın bir görünüm sergilediklerini vurgulayarak,
şöyle devam etti:
"Heyecanlı ve sinirli başladığımız bir maç oldu. Skor için bir
değerlendirmede bulunmak çok yerinde olmayabilir ama kırmızı kart olmasaydı,
herhalde avantaj bu kadar Portekiz`in lehine dönmezdi.
Penaltı atışında tercihimi o anda kullanmadım. Yalnızca maç öncesinde
yaptığımız hazırlıklarda doğabilecek bir penaltı atışı için 2 futbolcu
belirlemiştik. Bunlardan biri Arif, diğeri Tayfur`du. Soyunma odasında öğrendiğim,
Arif`in kendisini çok iyi hissettiği ve atışı kullanmak istediğini belirttiği
yönündeydi. Arif`in bu tür turnuva maçlarında kullandığı penaltı maçları,
gerçekten başarılıydı."
"PORTEKİZ'İ KUTLUYORUM"
Denizli, Alpay`ın rakibine yaptığı hareketle
ilgili olarak da, "Bu futbolcumuzun 15 maçtan bu yana sarı kart dahi görmemiş
olması, bugünkü ortamın ve hedefin sinirlilik olarak yansıyışıydı" dedi.
Oyuna başlama, rakibi durdurma, devam etme ve bitirme stratejilerinin bulunduğunu ifade
eden Denizli, "Portekiz`i adam markajıyla durduracaktık. Portekiz, şampiyonluğa
aday olan bir takım. Ama buna karşın oyun disiplinini de bozabilen bir takım.
Öncelikle kontrollü ve disiplinli bir oyunla rakibi rahatsız edecek bir oyun biçimini
benimsemiştik. Devamında ise bizim için hücumda etkinliği olan futbolcularla sonuca
gidecektik. Ama olmadı. Portekiz`i kutluyorum" diye konuştu.
PORTEKİZ CEPHESİ
Portekiz Teknik Direktörü Humberto Cuelho ise karşılaşmada
kırmızı kart ve penaltıya dek zorlandıklarını ifade ederek, "Bu pozisyonların
ardından oyunu kontrol altına aldık" dedi.
Humberto, hakem için herhangi bir yorumda bulunmak istemediğini belirterek, "Finale
giden yolda iyi bir grafik çizdik. Türkiye, 10 kişi kalmasına karşın iyi mücadele
etti ve zaman zaman bizi pek çok pozisyonda durdurdu. Final için randevu veriyorum"
diye konuştu.
|