Bu barajı da aşarız: 0-0
Özlemleri bitirmek istiyorduk. Adalılar'ı yenmek, ilk golümüzü atmak ve şampiyonaya direkt
gitmeyi arzu ediyorduk. Muhteşem atmosferde bunu başaramadık. Psikolojik savaştan istediğimizi
çıkaramadık.
İlk yarıda Beckham, Hooijdonk'u hatırlatırcasına penaltıyı kaçırdı. İkinci yarı baskıyı kurduk.
Kaleyi bulamadık. 13-19 Kasım'da oynanacak baraja kaldık.
Bu maç bir finaldi... Bir yanda futbolun anavatanı İngiltere, diğer yanda bugüne kadar bu
ülkeye karşı bırakın galibiyeti, bir golü bile bulunmayan Türkiye... Bu kez olacak dedik.
Ama yine olmadı. Yine gol atamadık, yine kazamadık ve yine finallere katılma umudumuzu baraj
maçlarına taşırdık. İlk 15 dakikayı yüreğimiz ağzımızda izledik. İngilizler oyuna hızlı
başlamışlardı. ‘‘Neler oluyor’’ derken 16. dakikada Neville ortaladı, Scholes kafayı vurdu ama
top auta çıktı. Tribünler şaşkındı. Hemen, kadr oya yönelik eleştiriler başladı.
- Şenol keşke Sergen'i ikinci yarıda oyuna alsaydı.
- Yok abi... Tuncay bu maçta ilk onbirde olmalıydı.
Ama zaman ilerledikçe, oyuna ağırlığımızı koymaya başladık. Sergen mükemmel paslarından örnekler
vermeye, Nihat arı gibi çalışmaya başladı. İlk yarının en çok alkış alan hareketi bu ikiliden
geldi. Sergen ortaladı, Nihat nefis bir vole vurdu. Ama top kaleci James'de kaldı. Karşılıklı
akınlar devam ederken, 35. dakikada yüreğimiz ağzımıza geldi. Gerrard topla cezalanına girdi
ama Tugay tarafından düşürüldü. Collina penaltı noktasını gösterdi.
Topun başına Beckham geldi. Ama İngiliz futbolunun ve Real Madrid'in yıldızını penaltı
noktasında bir sürpriz bekliyordu. Beckham topa geldi, tam vuracağı sırada ayağı kaydı. Top
kalenin metrelerce üstünden auta gitti.
Stres içindeki tribünlerden derin bir "Ohhh" la birlikte kahkalar yükselmeye başladı.
Fenerbahçeli Hooijdonk'un, Gençlerbirliği maçında başına gelenlerin bir benzerini yaşamıştı
Beckham. Ayağı kaymış, penaltıyı dışarı atmıştı. 42. dakikada Fatih sağ çizgiden ortaladı.
Sergen yükseldi, kafayı vurdu ama top direkle kaleci James arasında kaldı. İkinci yarı, adeta
bir satranç maçı gibiydi. Bir yanda Eriksson, diğer yanda Şenol Güneş taktik üstüne taktik
değiştiriyorlardı. İngilizler gol yememek için savunmaya çekilirken, Güneş, oyuncu üstüne
oyuncu değiştiriyor, sahadaki golcü sayımızı 4'e yükseltiyordu. Ama tüm bu taktikler, ne skoru,
ne de "O hep isyan ettiğimiz kaderimizi" değiştirmeye yetmedi.
Karşılaşma 0-0 berabere bitti. Portekiz umudumuz baraj maçlarına kaldı.
TÜRKİYE - İNGİLTERE: 0-0
TARİH: 11 Ekim 2003
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı, İstanbul
SEYİRCİ: 50.000 kişi
HAKEMLER: Pierluigi Collina (7), Narciso Pisacreta (7), Marco Ivaldi (7) (İtalya Federasyonu)
TÜRKİYE: Rüştü Reçber (FC Barcelona) (7), Fatih Akyel (FB) (7),
Bülent Korkmaz (GS, Kaptan) (6), Fehmi Alpay Özalan (Aston Villa) (7), İbrahim Üzülmez (BJK) (5),
Okan Buruk (Internazionale) (6) (Dk.68 İlhan Mansız (BJK)) (5),
Tugay Kerimoğlu (Blackburn Rovers) (6), Emre Belözoğlu (Internazionale) (6) (Dk.79 Ergün Penbe (GS)) (5),
Sergen Yalçın (BJK) (6) (Dk.61 Tuncay Şanlı (FB)) (5), Hakan Şükür (GS) (7),
Nihat Kahveci (Real Sociedad) (7)
YEDEKLER: Ömer Çatkıç (Gaziantepspor), Emre Aşık (BJK), Ümit Davala (Werder Bremen),
Yıldıray Baştürk (Bayer Leverkusen)
TEKNİK DİREKTÖR: Şenol Güneş
İNGİLTERE: David James (7), Gary Neville (7), Sol Campbell (7), John Terry (6),
Ashley Cole (6), David Beckham (6), Nicky Butt (6), Paul Scholes (6) (Dk.89 Frank Lampard) (6),
Steven Gerrard (7), Wayne Rooney (7) (Dk.72 Kieron Dyer) (5), Emile Heskey (6)
(Dk.68 Darius Vassell) (6)
YEDEKLER: Paul Robinson, Phil Neville, Matthew Upson, Wayne Bridge
TEKNİK DİREKTÖR: Sven Goran Eriksson
KAÇAN PENALTI: (Dk.36) David Beckham (İngiltere)
SARI KARTLAR: (Dk.58) Hakan Şükür, (Dk.63) Tugay Kerimoğlu, (Dk.81) Rüştü Reçber (Türkiye) ;
(Dk.67) Nicky Butt (İngiltere)
| MAÇMETRE |
| TÜRKİYE |
|
İNGİLTERE |
| 15 |
Şut |
11 |
| 6 |
Kaleyi bulan şut |
5 |
| 28 |
Serbest atış |
21 |
| 0 |
Penaltı |
1 |
| 9 |
Korner |
6 |
| 21 |
Taç |
21 |
| 19 |
Faul |
22 |
| 0 |
Ofsayt |
6 |
| 7 |
Gol pozisyonu |
6 |
| 3 |
Sarı kart |
1 |
| 0 |
Kırmızı kart |
0 |
| % 63 |
Topla oynama oranı |
% 37 |
| 0 |
Atılan goller |
0 |
|
İstatistik: Kaleye şut
Türkiye'nin kaleye attığı şutlar: Nihat Kahveci 4, Sergen Yalçın 3, Okan Buruk 2,
Emre Belözoğlu 1, Fehmi Alpay Özalan 1, Hakan Şükür 1, Ergün Penbe 1, Tugay Kerimoğlu 1,
Tuncay Şanlı 1
TOPLAM: 15
İstatistik: Yapılan fauller
İngiltere'nin faul yaptığı Türk futbolcular: Fehmi Alpay Özalan 4, Emre Belözoğlu 3,
İbrahim Üzülmez 3, Bülent Korkmaz 2, Okan Buruk 2, Sergen Yalçın 2, Tugay Kerimoğlu 2,
Ergün Penbe 1, Fatih Akyel 1, Hakan Şükür 1, Nihat Kahveci 1
TOPLAM: 22
Türkiye'nin faul yapan futbolcuları: Hakan Şükür 5, Emre Belözoğlu 2, İbrahim Üzülmez 2,
Nihat Kahveci 2, Sergen Yalçın 2, Tugay Kerimoğlu 2, Ergün Penbe 1, İlhan Mansız 1,
Okan Buruk 1, Rüştü Reçber 1
TOPLAM: 19
|
İngiltere |
8 |
6 |
2 |
0 |
14 |
5 |
20 |
|
Türkiye |
8 |
6 |
1 |
1 |
17 |
5 |
19 |
|
Slovakya |
8 |
3 |
1 |
4 |
11 |
9 |
10 |
|
Makedonya |
8 |
1 |
3 |
4 |
11 |
14 |
6 |
|
Liechtenstein |
8 |
0 |
1 |
7 |
2 |
22 |
1 |
İLK YARI
Maçın ilk dakikalarında daha iyi organize olan ve orta saha üstünlüğünü ele geçiren İngiltere,
rakibine oranla daha etkili oldu. Ancak ilk dakikalardaki ataklarda savunmayı geçemeyen
İngilizler, 20. dakikada Rooney ile önemli bir gol pozisyonunu değerlendiremedi. Bu dakikadan
sonra zaman zaman rakip kalede tehlikeli ataklar yapan İngiltere, savunmasında açıklar vermedi.
Maçın 37. dakikasında Beckham ile penaltı kaçıran konuk ekip, son dakikalarda kalesinde
tehlikeler yaşamasına rağmen gole izin vermedi.
DAKİKA 13: Ceza alanında Alpay’ın uzaklaştırmak istediği top Scholes’dan döndü. Ancak
Heskey’den önce Bülent, meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.
DAKİKA 17: Neville’ın sağdan ortasında penaltı noktası üzerinde Scholes’un kafa vuruşunda,
top üstten auta çıktı. Aynı dakikada Sergen’in pasıyla ceza alanının önünde topla buluşan
Nihat’ın sert şutunda, meşin yuvarlak kaleci James’de kaldı.
DAKİKA 18: Hakan’ın pasıyla sağ çaprazdan ceza alanına giren Nihat’tan önce Campbell,
yatarak topa müdahale etti.
DAKİKA 20: Beckham’ın orta sahadan uzun pasında topla buluşan Rooney, kaleci Rüştü ile
karşı karşıya kaldı. Bu futbolcu, öne çıkan Rüştü’nün üzerinden yaptığı aşırtma vuruşta top üst
ağlarda kaldı.
DAKİKA 21: Emre’nin ceza alanı dışında sert şutunda, kaleci James meşin yuvarlağı kornere
çeldi.
DAKİKA 23: Sergen’in sağdan uzun ortasında, arka direkte aut çizgisine yakın yerde topla
buluşan İbrahim’in vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci James’de kaldı.
DAKİKA 24: Heskey’nin yaklaşık 25 metreden sert şutunda, kaleci Rüştü parmaklarıyla
dokunarak topu kornere attı.
DAKİKA 30: Nihat’ın ceza alanı dışından kullandığı serbest vuruşta, meşin yuvarlağa
kaleci James sahip oldu.
DAKİKA 36: Sol çaprazda ceza alanına giren Gerrard, Tugay’ın müdahalesiyle yerde kaldı.
Bu pozisyonda, hakem Collina penaltı noktasını gösterdi.
DAKİKA 37: Penaltı atışını kullanan Beckham, vuruş sırasında kayınca meşin yuvarlağı çok
farklı bir şekilde üstten auta attı.
DAKİKA 40: Rooney’ın pasıyla ceza yayı içinde bomboş pozisyonda topla buluşan Scholes’un
vuruşunda, top az farkla yandan auta gitti.
DAKİKA 43: Fatih’in sağdan ortasında, ceza alanı içinde Sergen’in kafa vuruşunda yere
çarpan topu kaleci James kontrol etti.
DAKİKA 45: Sağdan Okan’ın pasıyla ceza alanına giren Nihat’ın ortasında, Campbell’a
çarpan top kaleye yöneldi. Kaleci James, son anda topu kornere çeldi. Aynı dakika içinde
Sergen’in kullandığı korner atışında kale alanında oluşan karambolde, İngiliz savunması topu
uzaklaştırdı.
Uzatma dakikalarında Sergen’in ceza alanı dışından kullandığı serbest vuruşta, top üstten auta
gitti ve karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 sona erdi.
İKİNCİ YARI
Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne doğrudan katılmak için mutlak galibiyete ihtiyacı olan Türkiye,
maçın ikinci yarısına daha iyi başladı.
Bu yarıda ilk yarıya göre daha organize olan (A) Milli Takım, İngiliz savunmasını geçmekte
zorlandı. Teknik direktör Şenol Güneş, 62. dakikada Sergen’in yerine Tuncay, Okan’ın yerine de
68. dakikada İlhan’ın alarak, forveti 4 kişiye çıkardı. Ancak, İngiltere ceza alanında net bir
pozisyon dahi bulamayan Türkiye, rakibine gol atmayı başaramadı. (A) Milli Takım, 0-0 berabere
kalarak, grubu ikinci olarak tamamladı ve 15-19 Kasım günleri baraj maçı oynama hakkı elde etti.
Grubu lider bitirmek için beraberliğe de razı olan İngiltere, ikinci yarıda daha temkinli bir
futbol ortaya koydu. İngiliz futbolcular, birçok pozisyonda zaman geçirmeye yönelik hareketler
yaparken, taraftarların tepkisini çektiler. Savunmasını kalabalık tutan konuk ekip,
kontraataklarla rakip kalede gol aradı. Son dakikalarda Türkiye’ye pozisyon vermeyen İngiltere,
İstanbul’dan istediğini alarak ayrıldı ve grupta lider olarak, Portekiz’de düzenlenecek Avrupa
Şampiyonası Finalleri’ne gitme hakkını kazandı.
DAKİKA 58: Beckham’ın pasıyla ceza alanına giren Rooney’den önce Fatih araya girerek topu
uzaklaştırdı.
DAKİKA 60: Sergen’in ceza alanı dışından sert şutunda, top üstten auta çıktı.
DAKİKA 67: Okan’ın pasında sağdan ceza alanına giren Nihat’ın aut çizgisine yaptığı
vuruşta, kaleciden seken topu Emre, kale alanında önünde buldu. Bu futbolcu kötü bir vuruş
yaparken, hakem Collina, topun Emre’nin eline çarptığını gerekçe göstererek, elle oynama kararı
verdi.
DAKİKA 70: Sağdan Fatih’in ortasında, ceza alanında Hakan’ın kafa vuruşunda savunmaya
çarpan top kornere çıktı.
DAKİKA 78: Ceza alanın sol çaprazında topla buluşan Vassel’in yerden falsolu vuruşunda,
top az farkla yandan auta gitti.
DAKİKA 89: Ceza alanı dışından topa sahip olan Tuncay’ın sert şutunda, meşin yuvarlak az
farkla auta gitti.
Maçta kaybolan sürenin oynandığı bölümde ceza alanı önünde Beckham’ın plase vuruşunda, meşin
yuvarlak üstten auta çıktı.
Yine uzatma dakikalarında ceza alanı dışında seken topu önünde bulan Nihat’ın vuruşunda, meşin
yuvarlak az farkla auta çıktı ve karşılaşma 0-0 berabere bitti.
Maçın Hakemi: Collina idare etti
Türk takımlarına uğur getirmesiyle tanınan İtalyan hakem, gergin geçen mücadelede önemli bir
hata yapmadı. Tugay’ın Gerrard’ı düşürdüğü pozisyonda doğru karar verip penaltı düdüğü çalan
Collina oyunun başlarında İngilizler’in sert faullerinde kartlarına başvurmazken, ikinci yarıda
ise sık sık sarı kartını çıkararak, tansiyonu düşürdü.
Maçın Adamı: Fehmi Alpay Özalan
İngiltere’deki lejyonerlerimizden Alpay Özalan, sahanın en iyi ismiydi. İlk yarıda zaman zaman
hatalı paslarıyla taraftarların yüreğini ağzına getiren Alpay, ilerleyen dakikalarda gerçek
kimliğini buldu. Rakiple mücadele etmek bir yana adeta savaş veren defans oyuncusu, sırasıyla
Heskey, Rooney, Vassell ve Dyer’a göz açtırmadı.
ŞENOL GÜNEŞ'in AÇIKLAMASI
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, İngiltere karşısında kendi oyunlarının çok altında
bir performans sergilediklerini ve sahada istedikleri sonucu alamadıklarını söyledi.
Güneş, golsüz sona eren karşılaşma sonrası düzenlediği basın toplantısında, maçtan önceki
gerginliğin zaman zaman sahaya yansıdığını ifade ederek, "Çalıştık, coşkumuz vardı. Ancak
bunlar sahada öne çıktı. Akıl ise geride kaldı. Kendi oyunumuzun çok altında oynadık. İlk
yarıda pas hataları yapıp rakibe kontraatak şansı verdik" dedi.
Karşılaşmanın 40. dakikasından sonra toparlanıp istedikleri oyunu sahaya yansıttıklarını
anlatan Şenol Güneş, soyunma odasına giderken futbolcular arasında yaşanan gerginliğin, gündemi
ve motivasyonlarını bozduğundan yakınarak, "Soyunma odasına giderken yaşanan kavga maalesef
gündemi değiştirdi. Biz soyunma odasına geldiğimizde eksiklerimizi konuşacağımıza, olayları
konuştuk" diye konuştu.
İkinci yarıda skoru değiştirme istekleri olduğunu, ancak tempolarının altında oynadıklarını
kaydeden Güneş, "Rakibimiz de bundan yararlandı. Muhteşem seyircinin önünde futbol oynamaya
çalıştık. Zor maçtı, kazanmak istiyorduk, ama olmadı. Benim ekibim futbol oynamaya çalışıyor.
Zaman zaman fair-play dışı yakıştırmalardan rahatsızlık duyuyoruz. Bugün istediğimizi
alamamamıza rağmen taraftarlarımız son derece centilmendi" diye konuştu.
Basın mensuplarının, "İngiltere’ye bugüne kadar gol atamamamız ve galip gelemememiz bir baskı
yarattı mı" sorusuna Güneş, "Tabii, bu baskıyı zaman zaman yaşadık. Yan etkileri gidermek için
çeşitli çalışmalar yaptık. Ama gerek İngiliz medyasının yayınları, gerekse bu konular nedeniyle
zaman zaman zorlandığımız oldu. Yani, aşırı isteğin oyunumuza etkisi oldu" yanıtını verdi.
Güneş, bir İngiliz gazetecinin, "Maçta 2 penaltı pozisyonu vardı. Biri sizin, biri de
İngiltere’nindi. Hakemin yönetimi hakkında ne düşünüyorsunuz" sorusunu da "Hakem hakkında yorum
yapmak istemiyorum. Maçı herkes izledi. İngiliz ve Türk medyası da izledi. Onların bu konuda
gerçekleri yazması yeter. Zaten şu andaki konuşmalarımızın maçın sonucuna hiçbir katkısı
olmayacak" diye yanıtladı.
Şenol Güneş, artık bu karşılaşmanın geride kaldığını ve geleceğe bakmak zorunda olduklarını
ifade ederek şöyle konuştu: "Biz elemelerden Portekiz’e gitmek istiyoruz. Bunu başaracak
güçteyiz. Büyük oyuncular ve takımlar, böyle kaybettikten sonra ayakta kalabilenlerdir. Daha
önce de bu durumu yaşamıştık. Artık rakibimizi bekleyip elemelere hazırlanacağız."
Bir soru üzerine Güneş, İngilizlerin bugün çok iyi oynamadığını, kendilerinin kötü olması
nedeniyle sonucun böyle olduğunu söyledi.
Tugay’ın Milli Takım’ı bırakıp bırakmayacağıyla ilgili bir soruya da tecrübeli teknik adam,
"Tugay’ın bırakıp bırakmama konusunu şimdi gündeme getirmek istemiyorum. Şimdi üzülme hakkımızı
kullanıyoruz. Bir gün bu devam etsin. Sonra bu konuyu düşünürüz" diye yanıt verdi.
Şenol Güneş’in basın toplantısı sırasında, toplantı odasının ışıkları söndü.
Güneş, bir süre kameraların ışıklarıyla basın toplantısını sürdürürken, "Bakın şimdi ışıklar
söndü. Bunlar insanın motivasyonunu bozuyor ve dalgalanmalar yaşıyorsunuz. Bizim de İngiltere
karşısında yaşadığımız düşünce dalgalanmaları nedeniyle oyunumuz etkilendi" dedi.
Bu arada, basın toplantısının ardından bir taraftar, Şenol Güneş’e, Kütahya’dan getirdiği
kırmız-beyaz renkte ve üzerinde Türk Bayrağı olan bir vazo armağan etti.
SVEN GORAN ERIKSSON'un AÇIKLAMASI
İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Sven Goran Eriksson, sonuçtan çok mutlu olduğunu ve
bugün iyi bir takım olduklarını gösterip iyi futbol oynadıklarını söyledi.
Böylesine bir atmosferde oynamanın kolay olmadığını ifade eden İsveçli teknik adam, "Çok iyi
savunma yaptık. Savunmanın yanı sıra gol de aradık. Şanslar bulduk, ama değerlendiremedik.
Sonuçtan memnunum" dedi.
Hakem Collina’nın maçı çok iyi yönettiğini belirten Eriksson, Beckham’ın kaçırdığı penaltı
içinse "Bunlar normal. Sol ayağı kaydı ve topa bir rugby oyuncusu gibi vurdu" yorumunu yaptı.
Eriksson, ilk yarının bitiminin ardından Alpay ve Beckham’ın koridorda tartışmasını Collina’nın
gördüğünü ve İtalyan hakemin, bu iki oyuncuyu odasına çağırdığını anlatarak, "Odasında Alpay ve
Beckham’a, olayları gördüğünü, ancak ikisini de sahada tutmak istediğini söylemiş. İkinci yarıda
dikkatli olmaları konusunda uyarmış. Olay bundan ibaret" dedi.
Eriksson, İngiltere Milli Takımı’ndan ayrılıp ayrılmayacağıyla ilgili bir soruya da "Ben
görevimin başındayım. Bunlar sadece yaratılan spekülasyonlardır" yanıtını verdi.
Göze batanlar
HAKAN ŞÜKÜR: Doksan dakika sahada kaldı, rakip savunmayla sürekli boğuştu, ne pozisyon
bulabildi, ne de üretebildi. Sinirlendi, oyundan düştü, kart gördü.
BÜLENT KORKMAZ: Rakip ataklarda hem soğukkanlılığını korudu, hem de savunmasını ayakta
tuttu. Top dağıtımı da iyiydi.
SERGEN: 696 gün sonra yeniden takıma girdi. 62 dakika sahada kaldı, zaman zaman iyi
paslar attı ama vasatın üstüne çıkamadı.
NİHAT: Herkes ondan gol bekledi. Ancak isteneni bir türlü veremedi. Zaman zaman uzaktan
şutlar attı, rakip savunmayı aşamadı.
ALPAY: Milli Takım'ı İngiltere karşısında belki de yenilgiden kurtardı. Maça kötü
başlamasına rağmen çabuk toparlandı, savunmada tek başına savaştı.
TUGAY KERİMOĞLU: Herkes ondan çok şey bekledi. Ne var ki ne doğru dürüst bir oyun
kurabildi, ne de ofansa etkili toplar atabildi.
Maçtan Notlar
Şenes Erzik: "Doldur boşalt futbolu oynadık"
FIFA İcra Kurulu Üyesi ve UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, (A) Milli Futbol Takımı’nın İngiltere
karşısında önemli bir şanstan yararlanamadığını söyledi.
Erzik, maç sonrası yaptığı açıklamada, İngiltere’nin istediği gibi (A) Milli Takımı, kendi
sahasında yaptığı presle bunaltarak, beklediği sonuca ulaştığını belirterek, "Bizim için önemli
bir şanstı. Ama yine olmadı. İyi de oynamadık. İlk yarıda çok pozisyon verdik. Biz pozisyona
giremedik. Kanatlardan da top gelmedi. Beklentilerimizin dışında, biraz eski usuldeki gibi
doldur boşalt futbolu oynadık" diye konuştu.
Milli takımın oynayacağı baraj maçlarının zorlu geçeceğini ifade eden Erzik, "İnşallah baraj
maçından geçip Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne gideriz" dedi.
Şenes Erzik, sahaya çıkan 11 kişilik kadronun en iyi kadro olduğunu da kaydederek, teknik
direktör Şenol Güneş’in oyuncu değişikliklerini de yerinde yaptığını sözlerine ekledi.
Ata Aksu
Futbol Federasyonu Başkanvekili Ata Aksu, futbolcuların kamuoyunun da baskısıyla telaşlandığını
ve gerildiğini ifade ederek, "Maalesef olmadı" dedi.
Baraj maçlarından başarılı sonuçlar alarak, Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılacaklarına
inandığını vurgulayan Aksu, "Bugün gol atıp galip gelerek bir ilki başarmak istiyorduk. Olmadı,
ancak şansımız sürüyor. Kaybedilen bir şey yok. Türkiye, 2004’te Portekiz’de olacak. Bugün
tekerrür etti. Daha önce de İngiltere’ye karşı puan almıştık, ancak bugünkü sonuç bize yetmedi"
diye konuştu.
Mehmet Atalay
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ise maç öncesi ve sonrasında herhangi bir olay
çıkmadığını, böylelikle İngiltere’ye bir insanlık dersi verildiğini ifade etti.
Türkiye’nin İngiltere ile deplasmanda yaptığı grup maçında çıkan olayların burada çıkmadığını
kaydeden Atalay, "İngiltere’deki manzaralar burada yoktu. Sporda tam bir demokrasi vardı.
İnsanlık dersi verdiğimize inanıyorum. Herhalde bundan ders alırlar" dedi.
Atalay, "Maça titrek başladık. Ama ikinci yarıda daha iyiydik. Ancak her işte bir hayır vardır.
Ben baraj maçlarını geçerek, Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılacağımıza inanıyorum. Orada
İngiltere ile yine karşılaşacağız. O zaman gol atarak kazanırız. Buradaki gibi stresli olmayız"
diyerek sözlerini tamamladı.
Anama küfretti
Beckham, maç sırasında Alpay'la yaşadığı tartışmada suçsuz olduğunu iddia ederek, "Ben penaltıyı
kaçırdıktan sonra Alpay yanıma gelip, anneme küfür etti. Hakem devre arasında bizi odasına
çağırıp, barıştırdı" dedi.
İngiltere Milli Takımı Kaptanı David Beckham'ın 37. dakikada kaçırdığı penaltı sonrasında
Alpay'ın, bu oyuncunun yanına gelerek, söylediği sözler ortalığı karıştırdı. Beckham, hışımla
futbolcumuzun üzerine yürüdü. Alpay'ın da aynı şekilde karşılık vermesiyle iki oyuncu arasında
itişme yaşandı. Diğer futbolcular ve hakem Pierluigi Collina araya girerek, olayın büyümesini
önledi.
David Beckham, karşılaşmadan sonra yaptığı açıklamada, Alpay'la arasında yaşanan olayı şöyle
anlattı:
"Ben penaltıyı kaçırdıktan sonra Alpay yanıma gelip eğildi ve anama küfür etti. Bu beni çok
üzdü. Doğal olarak tepki gösterdim. Hakem devre arasında bizi odasına çağırıp, el sıkışmamızı
istedi. Bize 'Bu maç herşeyden daha önemli' dedi. Kötü bir olay yaşadık ama bazen futbolun
içinde böyle şeyler olabiliyor" dedi.
Beckham’ın iddiaları üzerine kendisini savunan Alpay ise şunları söyledi: ‘Pierluigi Collina,
haksız bir penaltı kararı verdi. Bunu Allah bile kabul etmedi. Beckham da dışarı gönderdi. Ben,
Beckham’ın iddia ettiği gibi küfür etmedim.’
David Beckham’ın 37. dakikada kaçırdığı penaltı sonrası Alpay’ın, İngiliz futbolcuya söylediği
sözler ortamı gerginleştirdi. İkili birbirlerinin üzerine yürürken, araya giren kaleci Rüştü,
olayın büyümesini önledi. Devre arasında da iki takım oyuncuları birbirine girdi.
Yumruklar konuştu
Özellikle Milli Takım futbolcularımızın çok gergin gözüktüğü maçın devre arasında tatsız
olaylar yaşandı. Soyunma odası koridorlarında Sol Campbell'ın Hasan Şaş'a önce sözlü sataşmada
bulunup, ardından tükürdüğü öğrenildi. Hasan'ın sert tepki vermesi üzerine iki takım oyuncuları
arasında itişmeler yaşandığı, bu arada yumruklaşmalar olduğu belirtildi. Görevlilerin
şaşkınlıkla izlediği kavga, hakemlerin araya girmesiyle yatıştırıldı.
Soyunma odasında kavga çıktı
Beckham’ın kaçırdığı penaltı sonrası Alpay ile bu futbolcu arasında çıkan gerginlik,
karşılaşmanın ilk yarısının bitiminde soyunma odası koridorlarına taşındı. Her iki takım
oyuncuları da soyunma odalarına gitmek üzere koridora yöneldiklerinde, gergin anlar yaşandı.
Penaltı pozisyonu sonrasındaki tartışma burada da sürerken, iki takım oyuncuları arasında
itişmeler olduğu gözlendi.
Türkiye’nin de yer aldığı 7. grupta en çok penaltı kazanan takım olan İngiltere, (A) Milliler
karşısında lehine verilen vuruşu, dünyaca ünlü yıldızı Beckham ile değerlendiremedi.
Ünlü futbolcu, ilk yarıda penaltı atışını çok kötü bir vuruşla üstten auta gönderdi. Vuruş
sırasında destek ayağı kayan Beckham, meşin yuvarlağı farklı bir biçimde üstten tribünlere
kadar gönderdi.
Beckham’ın bu vuruşu, Fenerbahçe’nin, cezası nedeniyle İzmir’de Gençlerbirliği ile oynadığı
maçta Hooijdonk’un ayağından kaçırdığı penaltıyı anımsattı.
Okan'dan hakem Collina'ya tepki
(A) Milli Takım oyuncularından Okan Buruk, maçın hakemi Collina’ya tepki gösterdi. Okan,
İtalyan hakem Collina’nın yanlı bir yönetim gösterdiğini iddia ederek, "Hakem taraflı bir
yönetim gösterdi. Böyle zorlu bir maçı bu şekilde yanlı yönetmemeliydi. Çok kötü bir performans
sergiledi. Ancak biz de galibiyeti hak etmedik. Üzerimizde baskı vardı" dedi.
Bu arada, karşılaşmayı yöneten Collina ve İngiltere Milli Takım Teknik Direktörü Sven Goran
Eriksson, maç sonrası milli futbolcu Tugay’ı teselli etti.
Sergen Yalçın: "Biz bu değiliz"
İngitere karşısında çok çalışmasına karşın, katı savunmayı aşamayan Sergen Yalçın, kazanmak
için fazla şartlanmanın olumsuzluklarını yaşadıklarını söyledi. Yıldız futbolcu, "Türkiye'ye
hediye etmek istediğimiz bir galibiyet vardı. Ancak bu bizi son derece olumsuz etkiledi. Dan -
dun oynadık, şişirme toplarla gol aradık. Bu bizim tarzımız değil" dedi.
Sergen, oyunun başında iyi organize olamadıklarını da dile getirdi. Yıldız oyuncu, "Portekiz'e
gideriz diye düşünüyorum. Play - Off maçlarına daha iyi konsantre olacağız. Gerçek futbolumuzu
sergiledikten sonra Portekiz'e gitmemize engel olabilecek bir durum yok. Ben 90 dakika boyunca
gerçek kimliğimizi gösteremediğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Sergen 696 gün sonra milli oldu
Milli formayı son olarak 14 Kasım 2001’de Ali Sami Yen Stadı’nda Avusturya ile yapılan ve
ay-yıldızlı ekibin 5-0 kazandığı maçta giyen Sergen, tam 696 gün sonra İngiltere maçıyla
formasına kavuştu.
Sergen, son oynadığı Avusturya maçında, 63. dakikada Okan Buruk’un yerine oyuna dahil olmuştu.
Bu karşılaşmada Milli Takım, 17. Dünya Kupası Finalleri’ne katılma başarısını göstermişti.
31 yaşındaki yıldız futbolcu, (A) Milli Takım’ın son 29 maçında forma giymemişti. Bu arada,
Barcelona’ya transfer olan kaleci Rüştü de uzun bir aradan sonra Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
Stadı’nda maça çıktı.
Forvette Hakan Şükür-Nihat Kahveci
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, forvette Hakan Şükür ve Nihat’ı oynatırken,
İnter’de forma giyen lejyoner futbolculardan Okan ve Emre Belözoğlu’na da ilk 11’de şans
tanıdı. Savunmayı, Fatih, Bülent, Alpay ve İbrahim’den oluşturan Güneş, ön libero olarak da
Tugay’a şans tanıdı.
5 futbolcu kadroda yok
Şenol Güneş, 23 kişi arasından Hasan Şaş, Gökdeniz, kaleci Zafer, Deniz ve Tayfun’u maç
kadrosu dışında bıraktı. 18 kişilik İngiltere Milli maçı kadrosunda, yedek kulübesinde ise
Ömer, Ergün, Yıldıray, Emre Aşık, Ümit, İlhan ve Tuncay yer aldı.
İngiltere'de Rooney ve Terry 11'de
İngiltere Milli Takımı’nda ise Teknik Direktör Sven Goran Eriksson, savunmada John Terry,
forvette ise Wayne Rooney’i ilk 11’de sahaya sürdü.
Terry, Ferdinand’ın yerine görev yaparken, Rooney de sakatlanıp kadrodan çıkan Owen’ın yerine
Heskey ile birlikte forvette şans buldu.
İlk kez kaçırdı
David Beckham, milli forma altında ilk kez bir penaltı atışından yararlanamadı. Ayağının
kaydığını belirten İngiliz yıldız, daha önce Manchester United'da oynarken de bir kez penaltı
kaçırdığını açıkladı. Beckham, "Zor maçtı. Owen ve Ferdinand için de oynadık. Taraftarımız
burda yoktu ama İngiltere'nin gurur duyacağı bir futbol ortaya koyduğumuzu düşünüyorum.
İstediğimizi elde ettik" dedi.
Erdoğan da maçta
Türkiye ile İngiltere arasında oynanan tarihi maçı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da izledi.
Erdoğan, maçın başlamasına 15 dakika kala Şükrü Saraçoğlu Stadı’na gelerek protokol tribünündeki
yerini aldı. Erdoğan, stadın girişinde yaptığı açıklamada, "Milli takımın bu sınavdan başarıyla
geçmesi için buradayız. Temennimiz, grup birincisi olarak Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne gitmek"
dedi.
İngilizler sevinç yumağı oluşturdu
İstanbul’da elde ettiği 0-0 beraberlikle finallere grup lideri olarak doğrudan katılma hakkını
kazanan İngiltere’de, futbolcular karşılaşmanın bitiminde oldukça sevindi. Orta yuvarlakta bir
araya gelen futbolcular, bir sevinç yumağı oluşturarak finallere katılma hakkını kutladı.
Hafta içinde, Rio Ferdinand ve Owen’dan dolayı oldukça gergin anlar yaşayan İngilizler,
aldıkları bu sonuçla rahatladı.
Öte yandan, Türk taraftarların büyük bölümü, kendilerini alkışlayan İngiliz futbolculara aynı
şekilde karşılık vererek centilmenlik gösterisinde bulundu.
Seyirciler, (A) Milli Takım oyuncularını da alkışlarla soyunma odasına göndererek, baraj maçları
öncesi moral verdi.
Rakibimiz pazartesi belli oluyor
Portekiz'de yapılacak 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda eleme grubu maçları dün tamamlandı. 10
grupta oynanan 20 karşılaşma sonunda finallere doğrudan giden 10 takım ile, baraj maçlarına
kalan 10 takım belli oldu. Gruplarını birinci sırada bitiren Fransa, Danimarka, Çek Cumhuriyeti,
İsveç, Almanya, Yunanistan, İngiltere, Bulgaristan, İtalya ve İsviçre finallere doğrudan katılma
hakkını elde etti. Gruplarında ikinci olan Türkiye, Slovenya, Norveç, Hollanda, Letonya,
İskoçya, İspanya, Hırvatistan, Galler ve Rusya ise baraj maçlarına kaldı.
Grup ikincisi olan 10 takım, 15-16 ve 18-19 Kasım tarihlerinde çift maçlı eleminasyon sistemine
göre play-off maçları yapacak. Bu karşılaşmalar sonunda rakiplerini eleyen 5 takım daha
finallere gitme şansını yakalayacak. Play-off baraj müsabakalarının kuraları yarın Almanya'nın
Frankfurt kentinde çekilecek.
A milliler baraj maçlarını seviyor
2000 Avrupa Şampiyonası ve 2002 Dünya Kupası finallerine baraj maçlarını geçerek giden
ay-yıldızlılar, bu gerilimi 15-16 ve 18-19 Kasım tarihlerinde bir kez daha yaşayacak.
Türkiye’nin kaderi yine baraj maçlarından sonra belli olacak. Ay-yıldızılar daha önce de,
Fransa’da yapılan 2000 Avrupa Şampiyonası ve Güney Kore-Japonya’nın ortaklaşa düzenlediği 2002
Dünya Şampiyonası finallerine katılabilmek için barajı geçmek zorunda kalmıştı.
Türkiye, Portekiz’de düzenlenecek 12. Avrupa Futbol Şampiyonası’na gidebilmek için 15-16 ve
18-19 Kasım tarihlerinde baraj maçları yapacak.
Portekiz’de, 12 Haziran-4 Temmuz 2004 tarihlerinde yapılacak Avrupa Futbol Şampiyonası’na
evsahibi Portekiz ile grup maçları sonunda ilk sırayı alan Fransa, Danimarka, Çek Cumhuriyeti,
İsveç, Almanya, Yunanistan, İngiltere, Bulgaristan, İtalya ve İsviçre’nin katılması kesinleşti.
2004 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılabilmek için 15-16 ve 18-19 Kasım tarihlerinde baraj maçı
yapacak grup ikincileri şunlar: Slovenya, Norveç, Hollanda, Letonya İskoçya, İspanya, Türkiye,
Hırvatistan, Galler ve Rusya. Baraj maçlarının kura çekimi Pazartesi günü Almanya’nın Frankfurt
kentinde gerçekleştirilecek.
Türk futbolu son yıllarda büyük bir çıkış yaşarken, daha önce de 2 kez baraj maçı yapmak
zorunda kalmıştı. Ay-yıldızlı ekip, Fransa’da gerçekleştirilen 11. Avrupa Futbol Şampiyonası 4.
Eleme Grubu’nda Finlandiya, Kuzey İrlanda, Almanya ve Moldova ile mücadele etmiş, bu grupta
Almanya’nın ardından 2. olarak baraj maçı oynamak zorunda kalmıştı.
Türkiye baraj maçında İrlanda Cumhuriyeti ile eşleşmiş, 13 Kasım 1999’da Dublin’de yapılan
karşılaşma 1-1 berabere tamamlanmıştı. Milli takımın golünü penaltıdan Tayfur kaydetmişti.
Bursa’da yapılan rövanş karşılaşması ise 0-0 tamamlanmış ve Türkiye deplasmanda attığı gol
nedeniyle finallere katılmaya hak kazanmıştı.
Türkiye 48 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Şampiyonası finallerine de baraj maçıyla
katılabilmişti. Milliler, 2002 Dünya Şampiyonası 4. Eleme Grubu’nda İsveç, Slovakya, Moldova,
Azerbaycan ve Makedonya ile mücadele etmiş ve İsveç’in ardından grup maçlarını yine 2.
tamamlayabilmişti.
Ay-yıldızılar, barajda Avusturya ile eşleşmiş ve 10 Kasım 2001’de Viyana’da yapılan karşılaşmayı,
Okan Buruk’un golüyle 1-0 ve 14 Kasım 2001’de İstanbul’da yapılan rövanş karşılaşmasını da
Yıldıray, Hakan Şükür, Okan ve Arif’in (2) attığı gollerle 5-0 yenerek finallere katılabilmişti.
Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda hüsran
12. Avrupa Futbol Şampiyonası 7. Eleme Grubu’ndaki 8. ve son maçında, İstanbul’da İngiltere ile
0-0 berabere kalan Türkiye, 2004 yılında Portekiz’de düzenlenecek finallere katılma umutlarını
baraj maçlarına bıraktı.
Tarihinde ilk kez finallere doğrudan katılma şansı bulan, ancak bunu değerlendiremeyen (A)
Milli Futbol Takımı, gözünü baraj maçlarına çevirdi.
Türkiye, tarihinde 10. kez karşılaştığı İngiltere’yi yine yenemezken, gol de atamadı.
Türk Milli Takımı, bu maçtan önce İngiltere ile yaptığı 9 maçta 8 yenilgi, 1 beraberlik
almıştı. 10. maçta da şanssızlığını kıramayan ay-yıldızlı ekip, kalesinde gördüğü 31 gole yine
karşılık veremedi.
Milli maçta hasılat rekoru kırıldı
Türk futbol tarihinin en önemli maçlarından birisine sahne olacak karşılaşma öncesinde hasılat
rekoru kırıldı. Bilet satışlarından yaklaşık 2.5 trilyon liralık gişe hasılatının elde edildiği
öğrenildi.
Grup liderini belirleyecek önemli maçta, güvenlik gerekçesiyle İngiliz taraftarlara bilet satışı
yapılmazken, Türk sporseverler, yüksek bilet fiyatlarına rağmen karşılaşmaya büyük ilgi
gösterdi.
Maç için bastılan 42 bin biletin tamamının günler önce satıldığı ifade edildi.
Maça olan yoğun ilgi, karaborsacıları da devreye soktu. Karşılaşma biletlerinin karaborsada
yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu öğrenildi.
Dünyanın çeşitli ülkelerinden Türk sporseverler, milli maçı izlemek üzere İstanbul’a geldi.
Tarihi karşılaşmaya Türkiye’deki sporseverlerin yanı sıra, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan
gurbetçi vatandaşlar da büyük ilgi gösteriyor.
Maçı izleyecekler arasında Avustralya’dan, ABD’ye, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan
gurbetçiler bulunuyor.
Tarihi maçın oynanacağı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nın bulunduğu Kadıköy ilçesi, tarihi
günlerinden birisini yaşıyor.
Erken saatlerden itibaren İstanbul’un çeşitli semtlerinden Kadıköy’e adeta akın eden Türk
taraftarlar, Türk bayraklarının yanı sıra, milli takım formaları, kırmızı-beyaz flamalarla
tur atarak, renkli görüntüler oluşturdular.
Collina ile yine kaybedilmedi
Türkiye, İtalyan hakem Pierluigi Collina’nın yönettiği bir maçı daha yitirmedi.
Milli takımlar ve kulüpler bazında Türk takımlarının şimdiye dek yaptığı hiçbir maçı
kaybetmemesi üzerine, Türk kamuoyunca "uğurlu hakem" diye adlandırılan Collina yönetimindeki
İngiltere maçını da kaybetmeyen Türkiye, buna rağmen arzuladığı galibiyete de ulaşamadı.
Dünyanın yarısı izledi
Türkiye'nin 50 bini tribünlerde, 70 milyonu ise ekranların başındaydı. Dünyanın 51 ülkesinde
naklen yayınlanan maç için bugüne kadar yenemediğimiz İngiltere'ye karşı, tek yürek, tek yumruk
olduk.
90 dakika boyunca Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda ay-yıldızlı takımın zaferi için kilitlendik. Gerçi
maçı alamadık, ama centilmenlik sınavının galibi biz olduk. Hemen hemen büyük kentlerin çoğunda
meydanlarda, salonlarda, kahvelerde ve kafeteryalarda kurulan dev ekranların önünde, evlerde
televizyonların başındaydık.
Öyle ki, caddeler, sokaklar, tek tük geçen araçların dışında büyük bir sessizliğe gömüldü.
Sadece arada sırada kaçan pozisyonlarda milli koronun çektiği "ahhhh"lar yankılandı. Ne var ki,
Şenol Güneş Hoca, bütün kozlarını sahaya sürmesine, son dakikalarda gelen baskılı oyuna rağmen
gol atmayı başaramadık ve maç golsüz sonuçlandı. Yine hayal kırıklığı, yine buruk yürekler
bizimdi. Tüm Türkiye, şeytanın bacağını kıramadığı İngiltere önünde, yine büyük bir ‘‘Ooofff!’’
çekti. Ama bir "play-off" umudumuz ve "centilmenlik zaferimiz" tesellimiz oldu.
51 ülke naklen yayınladı
Dev maçı yayınlamak üzere şimdiye dek yurtdışından 63 televizyon kanalı, yayıncı kuruluş TRT'ye
başvururken, bunlardan 51'inin karşılaşmayı naklen yayınladığı belirlendi. Maçı yayınlayanlar
arasında pekçok Avrupa ülkesinin yanı sıra, Çin, ABD, Ekvador, Hindistan, Singapur, Panama,
Vietnam'ın da bulunduğu öğrenildi.
Beckham’a ilginç sevgi gösterisi
Şükrü Saracoğlu'nun tribünleri dün kırmızı beyazdı. Yürekler, ay ve yıldız için attı. Ellerdeki
pankartlarda ise İngilizlere mesajlar vardı. "Do you know Sergen?- Sergen'i tanıyor musun?"
şeklinde kinayeli soru da vardı; "I love you Beckham, but Victoria Beckham.- Beckham'i
seviyorum, ama Victoria Beckham'ı" diye ironik sevgi gösterisi de. Stadın bir başka köşe
"Welcome to Hell- Cehenneme hoşgeldiniz" sahadaki rakibe gözdağı pankartı açılırken; diğer
köşesinden ise, "Hello Bill and Sue, from Dagenham- Bill ve Sue'ya merhaba" diye İngiltere'deki
dostlara selam da gönderildi.
Stad girişinde 3 holigan yakalandı
Türkiye-İngiltere maçına saatler kala, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’na girmeye çalışan 3
İngiliz yakalandı.
Stat girişinde yapılan kimlik kontrolleri sırasında, 2’sinin üzerinde Türk Milli Takımı, 1’inin
de Fenerbahçe forması bulundan 3 İngiliz taraftar, güvenlik güçleri tarafından fark edildi.
Ellerinde biletleri bulunmasına karşın stada girişleri engellenen İngilizler, bir polis aracına
bindirilerek götürüldü. 3 İngiliz taraftarın, maç sonuna dek gözaltında tutulacakları öğrenildi.
Bu önemli maç için bilet talebinde de bulunmayan İngiltere Futbol Federasyonu’nun isteği
üzerine, stada İngiliz taraftarların alınmaması kararlaştırılmıştı.
Siyahi Türk maça girdi
Maç öncesi güvenlik güçleri, siyahi bir gencin üzerinde Türk Milli Takımı'nın formasıyla
dolaşırken yakaladı. Polis bu gencin İngiliz olduğundan şüphelendi. Ancak siyahi gencin
Nijeryalı olduğu öğrenilince serbest bırakıldı ve maça girmesine izin verildi.
Dev ekranlardan yayın
Maç saatinde kentlerde hayat durdu. Birçok işletme ve yerel yöneticiler dev ekranlar kurdu.
Antalya’da dev ekranlar kuran işletmeler mekanı da Türk bayrakları ile donattı. Adana’da ise
Çukurova Sanayi ve Ticaret Fuarı'nın 20 bin kişilik konser alanına 100 metrekarelik dev ekran
konuldu. 3 bin sandalye yerleştirildi. İzmir'de de 1'inci Kordon ve Alsancak'taki kafeteryalar
Türk bayraklarıyla süslendi. Garsonlar Türk bayraklı, kırmızı beyaz özel tişortlar giydi.
Bahis çılgınlığı
İngiltere'de maç öncesinde bahis şirketleri büyük gazete ilanlarıyla müşteri çekmeye çalıştı.
Favori gösterilen Türkiye'den Nihat, İlhan ve Hakan Şükür'ün gol atması halinde kazandıracağı
para, Beckham ve Scholes gibi yıldızlardan düşük kaldı. İrlanda'da Beckham'ın kafasına cep
telefonu atılması, sahaya para atılması gibi bahisler açan bir şirket, özellikle Türkler'den
gelen tepkiler üzerine bu uygulamasını iptal etti.
Kızdıran liste
Şişe 1'e 5
Kalemtraş 1'e 16
Para 4'e 5
Taş 1'e 7
Çakmak 1'e 6
Cep telefonu 1'e 22
Kebap 1'e 50
İngiliz basınında tarihi maç
İngiltere’de yayın yapan SKY Sport televizyonu, İngiltere’nin Türkiye’de aldığı 0-0’lık
beraberliği "başarı" olarak nitelerken, BBC radyo 5 kanalı, "Beraberlik yetmese, İngiltere
Portekiz’i göremeyecekti" yorumunda bulundu.
Maçın son 10 dakikasına girildiğinde, "İngiltere’nin artık dayanması ve gol yememesi lazım"
diyen SKY Sport yorumcuları, matematiksel olarak da aslında İngiltere’nin maçı kazanması
gerektiğini savundu. Sol Campbell’ı özellikle öven, ama İngiliz futbolcuların genel olarak iyi
oynadıklarını iddia eden SKY Sport yorumcuları, "Bu maç zor olmadı, fazla problemle
karşılaşmadık" dedi.
Hakan Şükür’ün ceza alanı içinde düşerek penaltı kazanmaya çalıştığını da iddia eden ve "Böyle
bir girişim Hakan’ın düzeyindeki bir futbolcuya yakışmadı" diyen yorumcular, Alpay’ın da iki kez
Beckham’a çirkin işaretler yaptığını ve bundan dolayı ceza alabileceğini öne sürdü.
Taraftarı da eleştiren SKY Sport yorumcuları, Türk taraftarların, futbolcularının iyi
hareketlerini çılgınca alkışladığını, ancak en ufak hatalarında bile onları hoş görmediğini
söyledi.
SKY yorumcuları, İngiltere Milli Takımı’nın, başka bir coğrafyada olmasına ve son günlerdeki
krizlere rağmen çok iyi oynadığı görüşünde birleşti.
BBC’nin radyo 5 kanalında ise "Sports on five with Mark Pougatch" programında, Poutgatch maçı
hem anlattı, hem de yorumlar yaptı. Maçın genel olarak çok kötü olduğunu belirten Poutgatch,
"Bu, izleyebileceğiniz en kötü karşılaşmalardan biriydi" derken, İngiltere’nin savunmaya
kapanmasını eleştirdi.
İngiltere’nin karşılaşmanın 2. yarısında daha dengeli oynadığını ve daha düzgün bir görüntü
çizdiğini de savunan BBC yorumcusu, "Beraberlik yetmiyor olsaydı, İngiliz milli takımı
Portekiz’i zor görürdü" dedi.
İngiliz futbolcularla Türk taraftar arasında son derece şık anların yaşandığını, maç sonunda
karşılıklı alkışların geldiğini de belirten yorumcu, "Ancak Türk taraftar, kendi futbolcusuna
karşı acımasız. Hata yaptıklarında onları çok yalnız bırakıyorlar" diyerek SKY yorumcularının
görüşünü paylaştı.
İngiltere’nin özel bir taktik uygulamaktan uzak kaldığını, zaman zaman uyguladıkları taktiklerin
de golle sonuçlanamadığını belirten BBC radyosu yorumcusu, genel olarak oyunun kendisini tatmin
etmediğini ifade etti.
İngiltere basını: Son söz 0-0
İngiltere spor basını, Türkiye ile İngiltere milli takımları arasında dün akşam yapılan maçın
sonucunu coşkuyla karşıladı.
The Times gazetesi, "İngiliz lokumu Türkiye’de" başlığını atarken, İngiliz Milli Takımı’nın
provokasyon ve aşağılamalara rağmen, turu geçmeye sağlayacak bir puanı almayı başardığını
duyurdu. Oyunun bir an, normalde çok başarılı bir hakem olan Pierluigi Collina’nın bile
kontrolünden çıkma eğilimi gösterdiğini belirten The Sunday Times, Beckham’ın, Alpay’ın
annesine küfrettiği iddialarına da yer verdi.
Collina’nın sadece Alpay konusunda değil, Hakan Şükür’ün ikinci devrede kendisini ceza
sahasının içine attığı pozisyonda da sert karar almakta yetersiz kaldığını savunan gazete,
"Aslında Collina’nın Rüştü Reçber’e de cömert bir anlayış gösterdiği söylenebilir. Zira onun da
ceza sahasının dışına koşturup Kieron Dyer’ı çarparak durdurması yanlıştı ve cezalık bir
hareketti" görüşünü savundu.
The Independent de maçtan sonra kutlama yapan İngiliz futbolcuların dev bir fotoğrafıyla
süslediği sayfasına "Bu sonuç İngiliz Milli Takımı’nın boykot sonrası hediyesi" başlığını attı.
2004’te yapılacak finallerin yolunun kendileri için açıldığını duyuran gazete, "Sven’in
Portekiz yolcusu kahramanları kendileri için çok değerli olan 1 puanı Beckham’ın penaltı
kaçırmasına ve Alpay ile olan gerginliğine rağmen kazandı" dedi.
Alpay ile Beckham arasında geçenleri "çirkin bir yüzleşme" olarak tanımlayan gazete, Türk
takımı oyuncularının Beckham’ı özel olarak kontrol altında tuttuklarını bildirdi.
The Observer da "Son söz 0-0" başlığıyla yaptığı maç eleştirisinde "İngiltere bütün hücumlara
rağmen gerekli puanı kazandı" dedi. 0-0’lık sonucun tam da İngiltere’nin ihtiyaç duyduğu sonuç
olduğunu kaydeden Observer, "Yine kaçan penaltı, yine gerginlik ve provokasyonlar. Ama
futbolcularımız 10 kez karşılaştıkları halde hala kendilerine daha bir gol bile atamamış olan
rakiplerinden puan almayı başardı" yorumunda bulundu.
The Sunday Telegraph gazetesi ise İngilizler’in alınabilecek en iyi sonucu aldığını öne süren
bir başlıkla yayınladığı haberde, "Gururumuz kurtuldu" dedi. Tabloit basının pazar günkü en
büyük temsilcisi olan News of the World, "fist-anbul" başlığını atarak Alpay’ın Beckham’a elle
müdahalesine atıfta bulundu. Olay anını gösteren bir de fotoğrafa yer veren gazete, "Şok edici
Türk şiddetine rağmen geçtik" başlığını kullandı. İç sayfalarında da Alpay ile Beckham arasında
geçen gerginliği bir fotoroman gibi seri fotoğraflarla anlatan gazete, "Hırpalandılar ama boyun
eğmediler" başlığını da iç sayfalarının manşetinde kullandı.
Gazetenin yazarı Martin Samuel ise Hakan Şükür ile Alpay Özalan’ı "Gerçek Holiganlar" olarak
ilan ederken, Cumartesi akşamı yaşananların son derece üzücü olduğunu savundu.
"Hakan’ın ikinci devrede ceza alanına yaptığı dalışı hakem Collina görmezden gelmeseydi, sonuç
İngiltere için bir felaket olacaktı" diyen yazar, "İşte bu kel ve patlak gözlü adam bu
numaraları yemediği için dünyanın en iyisi olarak tanınıyor" yorumunda bulundu.
The People gazetesi, "Turkey Roast" yani "Hindi rostosu" başlığını kullanırken, İngiltere’nin
cesur yürek oyuncularının Avrupa finallerine yol açtıklarını duyurdu. Gazete iç sayfalarında da
"İstanbul dayılarını dolma yaptık" başlığını kullanırken, "Hırpalanan Beckham da Türkler’den
intikamını 2004 final yoluna çıkarak almış oldu" yorumunda bulundu.
Sunday Mirror da futbolun aslında bu büyük maçta bir kriz yaşadığını, küfürleşmeler ve
gerginliği polis ile hakemin çabalarının yatıştırdığını duyurdu.
SKY televizyonu ise maçın sonucunu bültenlerinin ilk haberi olarak duyururken, İstanbul’da
karşılaşılan ateşli taraftarın açtıkları "cehenneme hoş geldiniz" pankartları ve benzeri
sloganlarına geniş biçimde yer verdi. Televizyon kanalı, "İngiliz taraftar da oraya gitse, maçın
ardından bazı çatışmalar kaçınılmaz olabilirdi" yorumunda bulunurken, Türk basınının başlık ve
yorumlarını da İstanbul’daki muhabiriyle yaptığı canlı yayınlarda izleyicilerine aktardı.
Stres yaktı
Tarihi maçı değerlendiren ESM’ye (Avrupa Spor Magazin Ortaklığı) üye 7 ülkenin spor yazarı,
Türkiye'nin aşırı stres nedeniyle İngiltere'yi yenemediği görüşünde birleşti.
Gavin Hamilton (World Soccer-İngiltere): Görev tamamlandı
İngiliz futbolcular belki de bu kadar rahat oynayacaklarını beklemiyorlardı. Zor olan,
Türkiye'nin onca avantaja rağmen rakibini yenememesiydi. Ama Türkiye zoru başardı.
Karşılaşmanın genelinde gereksiz çok hata yaptılar. Kanat akınları hiç denenmedi. Evsahibi,
fizik olarak güçlü İngiliz savunmasını hep göbekten delmeye çalıştı. Bu sistem de başarıyla
sonuçlanmayınca, İngiltere istediğini alarak ülkesine döndü.
Cees van Cuilenborg (Voetbal İnt.-Hollanda): Çok rahattılar
İngiltere'nin İstanbul'daki görevi beraberlikti. Futbolcular da bu düşünceyle Türkiye'ye geldi.
90 dakika sonunda da görevlerini başarıyla yerine getirdi. Söylendiği gibi hiçbir sorunla da
karşılaşılmadı. Centilmence geçen bir müsabakaydı. Bu nedenle Türkler'e teşekkür ediyorum. Türk
futbolcular gereksiz bir stres içindeydi. Bu stres, oyunlarına da olumsuz yansıdı. İngiltere,
hakederek finallere gitme şansını elde etti.
Nuno Paralvas (Abola-Portekiz): Barajda avantajlılar
Türkiye daha sakin olmalıydı. Böyle bir ambiansta oynayan her takım bu avantajını kullanır. Ama
Türkiye bunu beceremedi. İngiltere'ye oranla çok stresliydiler. Karşılaşmanın beraberlikle
sonuçlanmasının tek nedeni de buydu. Türkiye gol atmak için pozisyona giremedi. Girdiği birkaç
pozisyonda ise acemice hatalar yaptı. Baraj karşılaşmasında Türkiye'nin büyük bir şansı var.
Çünkü bu kadar stresli olmayacaklar.
Niels Frydenluhd (Tipsbladet-Danimarka): Şükür yalnız kaldı
Türkiye'nin büyük bir organizasyon eksikliği vardı. Açıkçası ben daha diri, rakibine büyük bir
üstünlük kuran bir Türkiye bekliyordum. Ancak sahaya çıktıklarında hiç de sakin olmadıklarını
gördüm. Sakin olan taraf ise tam tersine İngiltere idi. Oyunun kopması gereken ikinci yarıda
daha da sakinleşerek kolay bir beraberlik aldılar. Türkiye elinden geleni yaptı gibi gözüktü.
Hakan Şükür forvette çok çalıştı. Ancak orta sahadan istediği topları alamadı.
Pierre Bilic (Foot Magazine-Belçika): Hayal kırıklığı
Türk Milli Takımı'nın oynadığı futbol beni tek kelimeyle hayal kırıklığına uğrattı. İngiliz
Milli Takımı'nın kalecisi James'e attığı uzaktan şutlarda başarısızdı. Türkiye karşılaşmayı
kazanmak için birşey yapamadı. Beklenen Türkiye'nin rakibine oranla çok üstün oynamasıydı. Ama
seyirci avantajını kullanamayan Türkler, hesapta olmayan bir beraberlik aldı.
Gleb Kosakovsky (Sport Express-Rusya): Forvet etkisizdi
İngiliz futbolcular maç boyunca oldukça rahattı. Aksine rahat olması gereken Türkler ise
stresliydi. Türkiye maçın genelinde iyi gibi gözüktü, ama İngiltere tecrübesiyle istediğini
aldı. Türkiye, yıldızlarını hiç kullanamadı. Hakan Şükür, Nihat ve Emre gibi tecrübeli oyuncular
etkisiz kaldı. İtalyan hakem Collina'nın penaltı kararı doğruydu.
Monfred Münchrath (Kicker-Almanya): Gereksiz heyecan
İngiltere, beraberliği hakederek aldı. Uluslararası tecrübesi çok olan İngilizler, bu özelliği
ile maçın temposunu istediği gibi ayarladı. Türk Milli Takımı ise maçın başından sonuna kadar
heyecanlıydı. Bu heyecanlarını sahaya yansıttıklarında oyun planları da alt üst oldu. Ancak
Türkiye'nin baraj maçını geçerek Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne katılacağını düşünüyorum.
|