2006 DÜNYA KUPASI BARAJ 2.MAÇI ANALİZİ
TÜRKİYE - İSVİÇRE

Buruk veda: 4-2

Turkiye: 4 - Isvicre: 2

Tarihi sınava Alpay'ın inanılmaz hatasıyla yenik başladık. Tuncay'ın (2) ve Necati'nin golleriyle umutlandık. 84'te Steller hatayı affetmedi, hayalleri bitirdi. Tuncay'ın golü skoru belirledi.

Henüz daha 28. saniyede hakem penaltıyı göstermişti. Frei'ın önüne düşmekte olan, Ergün'ün üzerinden aşırtılan topu Alpay koluyla düzeltmişti. Aslında biraz ilk maçtaki pozisyonu andırıyordu. Hani çokça konuşulan Müller'in pozisyonunu. Ama hem hakem farklıydı, hem de hakemin çalabileceği bir faul yoktu ortada. Frei topun başına geçti. Volkan'ı terse yatırdı. Daha topa ayağımızı değmeden atmamız gerekenler 4'e çıkmıştı. Altından kalkılması güç bir yük. Terim, bundan sonra Ergün'ü sola Tolga'yı göbeğe koyduğu savunmasına sürekli çıkın demeye başladı. Ki bunu İsviçreli gazeteciler de kolaylıkla anlamıştır. Böylece Selçuk savunma güvenliğini üstlenecek, Emre forvetin hemen arkasına gidecek ve pas dağıtacak. Serhat ve Tuncay kanat hücumlarını Hamit ve Ergün'ün yardımıyla yapacaktı. Başta 4-2-2-2 gibi dizilen ekibin, 2-4-4'le gibi dar alanda yüklenmesi hedefleniyordu. 10'uncu dakikaya kadar 3'ünü Hakan'ın vurduğu 4 kafa denemesi cılız kaldı. Yükleniyor görünüyorduk, ama üretim yine zayıf ve düşük kalitedeydi. Kuhn'un takımı ise defansif bir 4-5-1'le kapanıyordu. Eksik kalan Hamit'i yeterince kullanamayışımız, Ergün'ün ise zayıf kalmasıydı. Bu baskı oyunundan pozisyonu bulan, bekledikleri bir kontratakla İsviçre oldu. Gygax soldan kaçıp kötü vurdu, karşı karşıyada. Sonra Tuncay çıktı ortaya. Kadıköy'ün isyankarı 24'de Emre'nin serbest vuruşuna savunmayı parçalayarak vurdu kafayı. Yırtındı, isyan etti. Onun bu hali takıma da sirayet etti. Yılmış görünen seyirci ayaklandı ve İsviçre sindi. Emre devreye girmeye başladı. Kuhn kendi Hakan'ını Stellert'i oyuna alıp ileride top tutan adam istihdam edinceye kadar baskı kurduk böylece. 2-2-6 gibi olduk baskıyla. Sonra ise topu çıkarmakta zorlandık. Ne gariptir ve ilk defa ne kutlu tesadüftür ki, tam oyun kontrolünü kaybetmişken 37'de Tuncay'la golü bulduk.
İkinci yarıda baskı artık elle tutulur, bıçakla kesilir hale gelmişti. Normal olarak ağır ve çok pas hatası yapan savunmamız açık veriyordu. 47'de Frei daha sonra 65'de de yapacağını yapıp bomboşta, karşı topu dışarı attı. Bu riski almaya değerdi. Son yediğimiz gol de bu yolla olsa da. 51'de Serhat'ın alıp Necati'nin attığı penaltı bir mucizenin kapısı gibiydi. 61'de Hakan karşı karşıyada artık alameti farikası olan o golü kaçırmasa İsviçre tamamen sahadan silinebilirdi. Baskı savunmada açıklara rağmen iyi kuruldu. Alkışlanacak kadar. Ama ne yalan söyleyeyim 77'de Ergün'ün direği sıyıran şutu dışında net bir şans bulunamadı. 2 dakika sonra Steller Volkan'ın çıkışında net bir pozisyonu gol yapamadı. Emre ve Necati'nin çıkışı topu artık eskisi kadar kontrol edemiyorduk, ama net şansı golü yemeden 1 dakika önce bulduk. 3 oyuncumuz birbirine girdi. Dönen topu Tolga taça çıkmasın diye içeri çevirdi ve yürümekte zorlanan Steller yürüyerek golü attı. Yıkılmış hayallere yine isyan eden Tuncay oldu 88'de. Tam 4 gol bulduk, grupta toplam 7 yemiş İsviçre'ye karşı. Ve buna rağmen elendik. Ne yazık!

Diğer fotoğraflar için tıklayınız.

TÜRKİYE - İSVİÇRE: 4-2
TARİH: 16 Kasım 2005
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı, İstanbul
SEYİRCİ: 42.000 kişi
HAKEMLER: Frank De Bleeckere (5), Mark Simons (6), Peter Hermans (5) ; 4.Hakem: Johny Ver Eecke (Belçika Federasyonu)
TÜRKİYE: Volkan Demirel (FB) (6), Hamit Altıntop (FC Schalke 04) (7), Tolga Seyhan (FC Shakthar Donetsk) (5), Fehmi Alpay Özalan (FC Köln) (4), Ergün Penbe (GS) (6), Niyazi Serhat Akın (RSC Anderlecht) (6) (Dk.70 Tümer Metin (BJK)) (5), Selçuk Şahin (FB) (6), Emre Belözoğlu (Newcastle United FC) (7) (Dk.81 Yıldıray Baştürk (Hertha Berlin)), Tuncay Şanlı (FB) (8), Necati Ateş (GS) (6) (Dk.80 Fatih Tekke (TS)), Hakan Şükür (GS, Kaptan) (7)
YEDEKLER: Rüştü Reçber (FB), Serkan Balcı (FB), İbrahim Toraman (BJK), Halil Altıntop (FC Kaiserslautern)
TEKNİK DİREKTÖR: Fatih Terim
İSVİÇRE: Pascal Zuberbühler (6), Philipp Degen (6) (Dk.46 Valon Behrami) (6), Patrick Müller (6), Philippe Senderos (6), Christoph Spycher (6), Daniel Gygax (5) (Dk.32 Marco Streller) (6) (Dk.86 Benjamin Huggel), Johann Vogel (7), Raphael Wicky (7), Tranquilla Barnetta (7), Ricardo Cabanas (5), Alexander Frei (7)
YEDEKLER: Fabio Coltorti, Stéphane Grichting, Johan Vonlanthen, Mauro Lustrinelli
TEKNİK DİREKTÖR: Köbi Kuhn
GOLLER: (Dk.2) Alexander Frei (penaltı), (Dk.84) Marco Streller (sol ayak, pas Ricardo Cabanas) (İsviçre) ; (Dk.24) Tuncay Şanlı (kafa, pas Emre Belözoğlu), (Dk.37) Tuncay Şanlı (kafa, pas Hakan Şükür), (Dk.81) Necati Ateş (penaltı, penaltı yaptıran Niyazi Serhat Akın), (Dk.88) Tuncay Şanlı (kafa, pas Hakan Şükür) (Türkiye)
SARI KARTLAR: (Dk.9) Philipp Degen, (Dk.62) Pascal Zuberbühler, (Dk.67) Valon Behrami (İsviçre) ; (Dk.11) Selçuk Şahin, (Dk.20) Emre Belözoğlu, (Dk.44) Tolga Seyhan, (Dk.66) Ergün Penbe, (Dk.72) Tümer Metin (Türkiye)

MAÇMETRE
TÜRKİYE   İSVİÇRE
19 Şut 13
6 Kaleyi bulan şut 6
25 Serbest atış 29
1 Penaltı 1
3 Korner 4
17 Taç 21
21 Faul 18
6 Ofsayt 4
7 Gol pozisyonu 6
5 Sarı kart 3
0 Kırmızı kart 0
% 64 Topla oynama oranı % 36
4 Atılan goller 2

İLK YARI

DAKİKA 1: Frei ile gelişen İsviçre atağında ceza alanı içinde top Alpay'ın eline değdi. Hakem Bleeckere penaltı noktasını gösterdi.

GOL DAKİKA 1: Penaltıyı kullanan Frei, meşin yuvarlağı filelere göndererek, İsviçre'yi 1-0 öne geçirdi.

DAKİKA 3: Hamit'in ortasında Hakan'ın ceza alanı içinden kafa vuruşunda top Züberbühler'de kaldı.

DAKİKA 4: Emre'nin ortasında yine Hakan'ın ceza alanı içinden kafa şutunda kaleci Züberbühler topa sahip oldu.

DAKİKA 7: Soldan ceza alanına giren Tuncay, boş pozisyonda kaleye vurmak yerine pas vermeyi seçince meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

DAKİKA 10: Emre'nin soldan kullandığı korner atışında Tuncay'ın ceza alanı içinden kafa vuruşunda top az farkla yandan auta gitti.

DAKİKA 18: Sağdan ceza alanına giren Hakan'ın ortasında top savunmaya çarparak kornere çıktı. Bu pozisyon sonrası milli futbolcular, rakip takım oyuncusunun topla eliyle oynadığı gerekçesiyle hakeme itirazda bulundu. Ancak Bleeckere 'devam' kararı verdi.

DAKİKA 23: Wicky'nin ara pasında Gygax, Alpay'ı geçtikten sonra ceza alanının sol çaprazında kaleci Volkan ile karşı karşıya kaldı. Bu futbolcunun şutunda top yandan auta çıktı.

GOL DAKİKA 24: Sol kanattan Emre'nin kullandığı serbest atışta, Tuncay ceza alanı içinden mükemmel bir zamanlamayla yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlağı filelere gönderdi ve skoru eşitledi: 1-1.

DAKİKA 31: Soldan şık çalımlarla ceza alanına giren Necati'nin sert şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı.

DAKİKA 35: Cabanas'ın yaklaşık 30 metreden kullandığı serbest atışta, kaleci Volkan topu iki hamlede kontrol etti.

GOL DAKİKA 37: Ergün'ün soldan ortasında Hakan Şükür'ün arka direkten kafa vuruşunda kaleci Züberbühler'i geçen topu, kaleye girerken gol çizgisi önünde Tuncay kafayla filelere göndererek, kendisinin ve milli takımın 2. golünü attı: 2-1.

Karşılaşmanın ilk yarısı 2-1 Türkiye'nin üstünlüğü ile sona erdi.

İKİNCİ YARI

DAKİKA 47: Savunmanın adeta uyumasından yararlanan Frei, müsait pozisyonda topu auta attı.

GOL DAKİKA 51: Serhat'ın düşürülmesinden kazanılan penaltı atışını kullanan Necati, attığı golle skoru 3-1'e getirdi.

Turkiye: 4 - Isvicre: 2 DAKİKA 61: Orta sahadan atılan uzun topta Hakan Şükür güzel hareketlerle kendine pozisyon hazırladı, ancak topa istediği gibi vuramayınca İsviçre savunması tehlikeyi önledi.

DAKİKA 63: Serhat'ın sağdan kullandığı serbest atışta ceza sahası içinde yükselen Alpay'ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti.

DAKİKA 65: Alpay'ın kaptırdığı topla ceza sahası içine giren Barnetta'nın ortasında Frei yakın mesafeden meşin yuvarlağı auta attı.

DAKİKA 69: Tuncay'ın ceza sahası dışından vuruşunda meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

DAKİKA 75: Sağ çaprazda rakiplerini çalımlayarak ceza sahasına giren Necati'nin vuruşunda meşin yuvarlak üstten autla sonuçlandı.

DAKİKA 78: Ergün'ün ceza sahasının dışından sert vuruşunda top az farkla üstten auta gitti.

GOL DAKİKA 84: İsviçre kontratağında savunmanın arkasına sarkan Streller, kaleci Volkan'ı geçerek topu kaleye gönderdi: 3-2

GOL DAKİKA 88: İsviçre kalesi önünde doğan karambolde Tuncay, topa dokunarak skoru 4-2'ye getirdi.

DAKİKA 90: Tümer'in ceza sahası içinden kullandığı serbest atışta top savunmaya çarpınca, milli takım tüm ümitlerini yitirdi ve Türkiye maçı 4-2 kazanmasına rağmen Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde edemedi.

FATİH TERİM'in açıklaması

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, İsviçre ile oynanan maçların hakemlerine tepki göstererek, "İki hakem de Türkiye'ye kıymıştır, yazık etmiştir" dedi.
Terim, Türkiye'nin 4-2 kazanmasına rağmen Dünya Kupası vizesi alamadığı maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında, soyunma odasında futbolcuların göz yaşlarına boğulduğunu vurgulayarak, "Ulusal ve uluslararası kim bu iki hakemi savunuyorsa, futbolla ilgisinden şüphe ederim. Finallere gitmek bu çocukların hakkıydı, bir maçta 4 gol atmış Türkiye gitmeliydi. Birinci maçta verilmeyen penaltı vardı ve bunu doğrulayan İsviçreliler ilk defa doğru söylediler. Şimdi de meşhur Belçikalı hakem 31. saniyede penaltıyı verdi. Tamam doğru, ama bizim aleyhimize verilmeyen bir çok pozisyon vardı. Hakemleri savunanlara sesleniyorum, bu ikisi de Türkiye'ye kıymıştır. Yazık etmiştir" diye konuştu.
İki maçta da bir eksik oynadıklarını ifade eden Fatih Terim, "Lubos Mitchel ve Belçikalı hakem 1 fazla olunca, biz de eksik oynamış olduk" dedi.
Terim, hakemleri 'hırsız' diye nitelendirirken, "Bu maçta bizim aleyhimize verilen penaltıdan hemen sonra yapılan penaltıyı es geçti. Oyuncularıma sordum da geliyorum, ceza sahası dışındaki yuvarlakta bile bize faul veriyor, sonra yapacaklarını yapıyor. Hırsızdır bunlar, emek çalıyorlar. Çocukların, bizim emeğimizi çalıyorlar. Yaşadığım sürece Türk hakemlerine tek kelime edersem, bana ne söylerseniz söyleyin. Haksızlık ediyoruz Türk hakemlerine. Bahanelerin arkasına sığınmayı sevmem ama benim de bir istihap haddim var, soyunma odasındaki göz yaşlarını görünce dayanamadım" diye konuştu.
İlk maçın 1-1 bitmesi halinde turu orada geçeceklerini vurgulayan Fatih Terim, "Doğru dürüst bir hakem olsaydı, 2 de yesek, 5 de, 6 da 7 de atardık. Bazen gidememek insanı kahrediyor ama bunlar nedeniyle gidememek çok kötü" ifadesini kullandı.
Terim, hakemlere sığınmamak gerektiğini de vurgularken, "Ancak 4 gün içinde verilmeyen 3 penaltı var, biri ise tarihi penaltı. Biz de bundan sonra herhalde açıklanan her hakeme itiraz edeceğiz. FIFA Hakem Kurulu ne yapacak bunları. Aynı Lubos Mitchel, Leedsli Kewell ve Emre'yi yanlış atmıştır oyundan. İsviçre-Belçika, sınır güzel" diye konuştu.
Oyuncularının Dünya Kupası'na gidemeseler de alkışı hak ettiklerini belirten Terim, soyunma odasında teknik ekip ve oyuncuları kutladığını söyledi.
Terim, "Bu ülke onlarla gurur duyabilir. Netice itibariyle oyuncularımın emeklerine üzülüyorum, Almanya'da olamadığımıza üzülüyorum, bazen de çok fazla yapacak bir şeyiniz kalmıyor" ifadesini kullandı.
Fatih Terim, bir soru üzerine Türk futbolunun dünya kupasına gidememekle bitmeyeceğini kaydetti. Terim, "50 bin seyirci önünde 31. saniyede penaltıyla başlamak çok gencin çok kolay kaldırabileceği bir şey değil" dedi.
Tecrübeli hoca, "Çok genç oyuncumuz var. Türk futbolunun yeri son yıllarda açıkça ortada. Bugün Dünya Kupası'na katılamayan onlarca ülke var. Hiç kimseye bir şey olmuyor, Türkiye'ye de bir şey olmaz. Özellikle yetenekli oyuncuları bulup çıkarmalı ve yarıştırmalıyız. Yine bir 10-15 sene Türkiye'yi taşıyacak bir nesil bulacağız, bundan kulüp takımları da yararlanacak" diye konuştu.
Fatih Terim, 2008 ve 2010 için çok geniş bir havuzdan 22-24 yaşlarında oyuncular seçeceklerini vurgulayarak, "Nuriler ve onun gibilerle tabanca gibi bir takımla hazırlanacağız, yeni bir nesil ortaya koyacağız. 70 milyondan 70 oyuncu grubu çıkaracağız. Bazı yerlerde sıkıntımız var, 29 kişi seçiyorsunuz, 3 tane orta saha oyuncusu var, bizim bir oyun sistemi isteğimiz var, buna uygun oyuncu arkadaşlarımızı o geniş havuzdan bulacağız. Bu iki maça Nuri'yi zedelenmesin diye koymadık. Onun gibi arkadaşlarımız bundan sonra forma giyecek. İhtiyacımız olduğu zaman tecrübeli oyuncuları kullanmadan da geri kalmayız" dedi.
İsviçre basınına da tepki gösteren Terim, "Sizi tebrik ediyorum. Tren rayları gibi takımınızla beraber gittiniz" diye konuştu.

KÖBİ KUHN'un açıklaması

İsviçre Teknik Direktörü Köbi Kuhn, Türkiye karşısında iyi bir futbol sergileyemediklerini, ancak Dünya Kupası finallerine katılacakları için mutlu olduğunu söyledi.
Bu tür maçların, oyunlarını geliştireceğini anlatan Kuhn, "Bu dersleri iyi alıp, geleceğimizin daha iyi olacağını düşünüyorum. Türk Milli Takımı, beklediğim gibi oynamadı. Türkiye'de çok yetenekli oyuncular var. Kendi futbollarını yansıtamadılar, eski İngiliz stili ile oynadılar" dedi.
Kuhn, maçtan sonra yaşanan olaylarla ilgili olarak, "Buradaki olaylardan dolayı bir oyuncumuz iç kanama teşhisiyle hastaneye kaldırıldı. Başka bir şey bilmiyorum" dedi.
Köbi Kuhn, Fatih Terim'in hakemleri eleştirmesi konusunda ise, "Ben İsviçre antrenörüyüm ve tarafsız yorum yapamam, ancak zaman zaman bir yenilgiden sonra ben de böyle hislere kapılıyorum. Suçları farklı yerlerde aramak gerekiyor. Hata yaptığında, suçu hakemlerde aramamak lazım" diye konuştu.

MAÇIN HAKEMİ: Baskıdan ezildi

FIFA'nın değişikliğiyle maça atanan Belçikalı Frank De Bleeckere kötü bir yönetim gösterdi.
FIFA'nın ani bir manevrayla değiştirdiği Belçikalı hakem Frank De Bleeckere tutarsız kararlarıyla hem tribünleri hem de iki takım futbolcularını adeta delirtti. İlk penaltı kararı sonrası sahada bocalamaya başlayan Belçikalı hakem yanlış kartlar çıkartırken, hem milli takımın hem de Belçikalı futbolcuların tepkisini aldı. Oyunun hakimiyetini kaybeden Frank De Bleeckere, ikinci yarıda da tuhaf kararlara imza attı. Özellikle maçın son bölümlerinde İsviçre ceza alanındaki karambollerde oyuncularımızın penaltı itirazlarını umursamadı bile.

MAÇTAN NOTLAR

Mehmet Ali Şahin: "Yapabileceğimiz işi başaramadık"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Milli Takım'ın sahadan 4-2 galip ayrılmasına rağmen 2006 Dünya Kupası'na gidememesi nedeniyle çok üzgün olduğunu söyledi. Şahin, "Biraz heyecanlı oynamasak istediğimiz galibiyeti alır ve Almanya'ya gidebilirdik. Üzüldük. Yapabileceğimiz bir işi başaramadık. Rakibimiz Almanya vizesi için taktiksel bir oyun sergiledi. Bir gol daha atsak finallere biz gidiyorduk ancak olmadı" dedi.

Şenes Erzik: İlk gol planları bozdu
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Almanya vizesinin kaçmasını ilk dakikada yediğimiz penaltı golüne bağladı. İstenen gollerin atılmasına rağmen çok basit goller yendiğini belirten Erzik, "İlk dakikada yenilen gol bütün her şeyi bozdu ve çok büyük bir darbe oldu. O golü yemeseydik, Almanya'ya giden taraf biz olurduk. Bu kadar uğraşın getirisi olmadı" diye konuştu. Maçın hakemini beğenmediğini ifade eden Şenes Erzik, "Tansiyonu bu kadar yüksek bir maçı gerektiği gibi götüremedi. Sahaya atılan yabancı maddeler konusunda gözlemcinin raporunu bekleyeceğiz" diye konuştu.

Levent Bıçakcı: "Elimizden geleni yaptık"
Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı, Milli Takım'ın, İsviçre karşısında elinden geleni yapmasına karşın Dünya Kupası'na katılma hakkını elde edemediğini belirtti. Büyük bir üzüntü yaşadıklarını vurgulayan Bıçakcı, "Çok arzulu ve istekliydik. Her şeyimizi ortaya koyduk. Oyuncularımız ellerinden geleni yaptılar ancak olmadı. Bir yere kadar geldik fakat orayı bir türlü aşamadık" dedi. Basit goller yendiğini de dile getiren Levent Bıçakcı, "Milli Takımımız artık yeni bir sayfa açacak. Fatih Terim'le konuşacağız. Zaten onun gençlere dönük yeniden yapılandırma çalışmaları var. Onu yapacağız" ifadesini kullandı.

Muammer Güler: "Keşke ilk maç 1-0 bitseydi"
İstanbul Valisi Muammer Güler ise, Milli Takım'ın, İsviçre karşısında galibiyete ulaştığını ancak bunun finallere gidebilmek için yeterli olmadığını ifade ederek, "Keşke ilk maç 2-0 değil de 1-0 bitseydi" dedi.
Vali Güler, basın mensuplarının, maç sonunda soyunma odasına giderken yaşanan gerginlikle ilgili sorusuna, "İçeride herhangi bir şey olmadı. Bana İsviçreli bir futbolcunun içeri girerken birine tekme attığı söylendi. Soyunma odası koridorlarında gerekli tedbirler alınmıştı. Orada bir sıkıntı yaşanmaz" diye konuştu.

İki yüzlü Kuhn!
Skor 3-1 olunca, "Oyuncularım beni duymuyor, bu iş bitti" diyerek yaşadığı paniği dile getiren İsviçre'nin hocası maçtan sonra ağız değiştirdi, "Oyun içinde elenmemize neden olacak skor ortaya çıkmadığı için rahattık" dedi.
İsviçre Milli Takımı Teknik Direktörü Kobi Kuhn karşılaşma sonrası yaptığı açıklamalarla şaşkınlık yarattı. Necati'nin skoru 3-1 yapan penaltı golü sonrasında büyük panik yaşayan tecrübeli teknik adam kulübesinden çıkarak, "Futbolcularımın hiçbiri beni duymuyor. Bu iş bitti artık" diye bağırdı. Ancak Kuhn, mücadelenin dördüncü hakemi tarafından duyulan bu sözlerine rağmen karşılaşma sonrası ayrı telden çaldı!
Deneyimli hoca, "Böyle maçlardan sonra hakemler hakkında konuşmak tabii ki kaybeden için normal olabilir. Ancak Dünya Kupası'na gittiğimiz için çok mutluyum. Bize göre daha klas futbolculara sahip olan Türkiye zaman zaman modası geçmiş İngiliz futbolu gibi topa vur ve koş sistemine göre oynadı. Rakibimizin daha iyi bir futbol sergileyeceğini sanıyordum. Bizim sıkıntı yaşadığımız dakikalar oldu fakat maç içinde hiçbir zaman elenmemizi sağlayacak skor ortaya çıkmadığı için rahattık" ifadesini kullandı.

Hakan Şükür'den veda sinyali
Ay-Yıldızlı ekibin en iyi isimleri arasında yer alan Hakan Şükür, İsviçre maçı sonrası şok bir açıklama yaptı. Tam 102 kez A Milli Takım forması giyen Şükür, bundan böyle milli takımda forma giymeyebileceğini ima etti. Şükür, "Kariyerimin sonlarına doğru geliyorum. Aktif futbol yaşantımı sürdüreceğim ancak milli takımda devam edip etmemem gerektiğini gözden geçireceğim” diye konuştu. Hakan'ın, maç sonrası soyunma odasında takım arkadaşlarıyla yaptığı konuşmada ise, "Hepinize elveda. Bir kaç gün içerisinde milli takıma veda ettiğimi açıklayacağım” dediği öğrenildi.

Tümer çıldırttı
Karşılaşmanın ikinci yarısında Serhat'ın yerine oyuna giren Tümer, hakemin gözleri önünde rakip futbolcunun ayağına kasti olarak basınca büyük tepki çekti. Kırmızı kartın çıkabileceği bu harekete hakem sarı kart göstermeyi tercih etti. Tümer'in takımı on kişi bırakabilecek bu sorumsuz hareketi, teknik direktör Fatih Terim'i çıldırttı. Diğer futbolcularımız da Tümer'e daha sakin olması için uyarılarda bulundular.

Ah Alpay bu kaçıncı
96'da Hırvatistan, 2000'de Portekiz, sonra İngiltere... Dün akşam da İsviçre önünde.... Milli Takım'a Fatih Terim'in yeniden çağırdığı Alpay bir maça daha damga vurdu! Tecrübeli oyuncu 1996'da Hırvatistan maçında 25 metre peşinden koştuğu Vlaoviç'i düşürmeyip gol yememize neden oldu. 2000'de de yapacağını yaptı. Alpay, Portekiz ile oynanan çeyrek final maçında Couto'ya yumruk atıp takımı 10 kişi bıraktı. Kadıköy'de İngiltere maçında Beckham'a yaptığı hareketle Ada'dan dışlandı. Ve dün, İsviçre önünde 22. saniyede penaltı yaptırdı, tarihe geçti.

Selçuk çok ağır kaldı
İsviçre'deki ilk maçta da kötü oynayan Selçuk, dün de vasat oyunu ile tepki çekti. Topu oyuna sokmakta zorlanan, ağır hareketleri ile rakibe zaman kazandıran Selçuk'a Terim'in 90 dakika sabretmesi yadırgandı. Selçuk, "Almanya'yı biz hak ettik ama İsviçre gitti. Yazık oldu" dedi.

Uğurlu kulübe!
Maç öncesi Fatih Terim oturacakları kulübeye gelirken Rüştü, "Hocam biz hep öteki kulübede oturuyoruz" dedi. Terim de İsviçre Milli Takımı'nın oturduğu kulübeye giderek, "Burası bizim" dedi ve yer değiştirildi.

Frikik komedisi
İlk yarıda İsviçre ceza sahası çaprazında kazanılan frikiği Hamit-Emre paslaşarak kullanmak istedi. Hamit, Emre'nin arkaya baktığı anda pasını verdi, sonra topa bir kez daha vurdu. Hakem atışı İsviçre lehine verirken iki oyuncu tartıştı. Gollük bir pozisyonumuz böylece yok oldu.

İmalı bakışlar!
Milli Takımımız'ın Tuncay'ın son anda tamamladığı ilk golünde kafayı vuran Hakan Şükür, gol sevincini İsviçre yedek kulübesinin önünde yaşadı. Hakan, İsviçreliler'e sert sert bakarak morallerini bozmaya çalıştı. Hakan ile Tuncay, 4. golde de işbirliği yaptı. Ancak bu goller Almanya vizesi almamız için maalesef yetmedi.

Hat-trick boşa gitti
Tuncay, hat-trick yaparak karşılaşmaya imzasını koydu. Ama 90 dakikanın sonunda gözyaşlarını tutamadı.
Milli Takım'da gecenin en başarılı isimlerinden biri Tuncay'dı. Üstelik bu oyuncu iyi futbolunun karşılığını kişisel olarak üç gol atarak aldı. Deplasmandaki ilk maçta kötü oynayan ve bu yüzden, dün akşam yedek soyunacağı söylenen yıldız oyuncu, Fatih Terim tarafından ilk onbirde sahaya sürüldü. Kendi yuvası olan Şükrü Saracoğlu Stadı'nda müthiş bir performans sergileyen Tuncay, Milli Takım'ın ilk golünü atıp beraberliği getirdi. Devrenin sonlarına doğru Hakan Şükür'ün kaleye giden topuna da kafayla son vuruşu yaptı. İkinci yarıda ise Milli Takımımız Necati'nin golü ile 3-1 öne geçtikten sonra baskıyı artırdı.
Bu sırada İsviçre, Tolga'nın hatası sonucunda ikinci golü buldu. Umutlar tükenmişken Tuncay tekrar sahne aldı. Yine bir kafa golüyle Türkiye'yi umutlandırdı. Ancak kalan süre 5. gol için yeterli olmadı. Sonuçta bu tarihi maça 3 gol sığdıran Fenerbahçeli futbolcu, buna rağmen karşılaşmanın sonunda yıkıldı; gözyaşlarını tutamadı. Çünkü Türkiye, Almanya biletini alamamıştı.

'İnanılmaz bir maçtı'
İSVİÇRE TV'Sİ: Futboldan çok savaş gibiydi. Türkiye aşırı motive olmuştu. Ama İsviçre bir rüyayı gerçeğe çevirdi. Bir gol bizi Almanya'ya götürdü. Bern'deki Türk takımıyla İstanbul'daki arasında inanılmaz fark vardı. Tuncay muhteşem oynadı.
FIFA WEB SİTESİ: İstanbul'daki heyecan fırtınasında İsviçre hayatta kalmayı başardı. İnanılmaz bir maçtı. Türk takımı için gece kötü başladı. İlk iki dakika sonunda tur Türkiye için imkansız gibiydi. Ancak sadece bir gol bularak finallere gidecekleri anda savunmada bıraktıkları boşluğu İsviçreliler affetmedi.
REUTERS: Ünlü haber ajansı Reuters, maç sonrası taraftarların İsviçreliler'e yabancı maddeler attığını ve tünelde yaşanan arbedeyi tüm dünyaya duyurdu. Ajans, "Heyecan dolu maçta ilk dakikadaki penaltıyla rahatlamış gözüken İsviçre, sonunda ancak rakip sahadaki gol avantajıyla finallere gitti. Türk takımında herkesin gol için yüklendiği anda evde kalan Streller'in golü İsviçre'yi rahatlattı" yorumunu yaptı.
BBC: Tırnak yedirten maçta İsviçre turu geçti. İsviçreliler Frei'in penaltı golüyle işi bitirmiş gibi gözüktü. Ancak Tuncay ve Necati'nin golleri Türkiye'yi umutlandırdı. Streller ise tüm umutları bitirdi. Maçtan sonra çıkan olaylar nedeniyle bazı oyunculara ceza gelebilir. Grichting de hastaneye kaldırıldı.
AP: İsviçre korku dolu maçta yenilmesine rağmen Dünya Kupası vizesini aldı. Tuncay'ın üç golü, Türkiye için yeterli olmadı.
AFP: Türkiye ilk penaltı sonrası aşılması zor bir dağa tırmanmak zorunda kaldı. Ancak Terim'in takımı presle baskı altına aldı. Tuncay ve Necati'nin gollerine rağmen İsviçre soğukkanlı kalmayı başardı. Maçtan sonra öfkeli Terim, hakemleri emek hırsızlığıyla suçladı.

Öleceğiz!
TSR TV Muhabiri Pierre Duouis canlı yayında, "Burada her an öldürülebiliriz veya bir kazaya kurban gidebiliriz" dedi. Volkan'a ilk maçta "palyaço" diyen, çirkin yayın yapan İsviçre basını dün de işi abarttı. TSR TV Muhabiri Pierre-Alain Duouis, canlı bağlantıda İstanbul'da can güvenliklerinin olmadığını iddia etti.
Duouis, "Burada her an öldürülebiliriz veya kazaya kurban gidebiliriz. Zor şartlar altındayız. Burada bizden nefret ediyorlar. Ama biz kendimize güveniyoruz. İstediğimizi alacağız" diyerek şov yaptı.
B.Z Gazetesi de, "Yılın en çirkin oyunu" başlığını attı. Gazete, İsviçreli oyuncu Wicky'nin "Hakarete uğradık. Bize yumurta attılar" sözlerine yer verdi. Özellikle Duouis'in sözleri tepki çekti.

300 İsviçreli vardı
Tarihi karşılaşmayı İsviçre'den gelen 300 futbolsever de izledi. İsviçreli taraftarlar, karşılaşma öncesinde stat yakınlarında bulunan restoranlarda yemek yiyip, içki içtiler. Daha sonra dışarıya çıkan İsviçreli taraftarlar, geniş güvenlik önlemleri altında stada gelirken, Türk seyirciler ile de karşılıklı tezahüratlar yaptılar. Bu sırada bir İsviçreli taraftarın elindeki Türk bayrağını sallaması ilgi çekti.
Maç boyunca tribünlerinde gıkları bile çıkmadan oturan İsviçreliler, bitiş düdüğüyle inanılmaz bir sevinç yaşadılar. Polis, bu grubu maç sonunda bir süre statta bekletti.

Çıkış tünelinde arbede
Türkiye'nin İsviçre'yi 4-2 yendiği maç sonrası, çıkış tünelinde olay çıktı.
Hakem Frank De Bleeckere'nin bitiş düdüğünü çalmasıyla birlikte bir anda tünele yönelen İsviçreli futbolculardan Benjamin Hoggel, antrenör Mehmet Özdilek'e tekme atınca kavga çıktı. İsviçreli futbolculardan Stephane Grichting, arbede sonrası hastaneye kaldırıldı. Grichting daha sonra taburcu edildi.
Soyunma odasına giden Mehmet Özdilek'e arkadan tekme atan ve koşarak tüneldeki Türk futbolcuların üzerine saldıran Hoggel, tünelde arbede yaşanmasına neden oldu.
Tünelde çıkan kavga sonrası hastaneye kaldırılan İsviçreli futbolculardan Stephane Grichting, ilerleyen saatlerde taburcu edildi.
Acıbadem Hastanesi yetkilileri konu ile ilgili bilgi vermediler.

Huggel'in tekmesi kavgayı başlattı
Hakem Frank De Bleeckere'nin bitiş düdüğünü çalmasıyla birlikte bir anda tünele yönelen İsviçreli futbolculardan Benjamin Huggel'in, antrenör Mehmet Özdilek'e tekme atması ortamı gerdi. Soyunma odasına giden Terim'in yardımcısı Özdilek'e arkadan tekme atan ve koşarak tüneldeki Türk futbolcuların üzerine saldıran Huggel, tünelde arbede yaşanmasına neden oldu. Oldukça fazla kişinin yığıldığı tünelde 2 takım futbolcuları birbirine girdi. Olaylarda Emre gözüne darbe alırken, bazı futbolcular da yaralandı. İsviçre takımından Grichsing hayalarına darbe alınca hastaneye kaldırıldı. Ciddi bir sorununun olmadığı açıklanan Grichsing gece taburcu oldu. Bu arada tüm olayları gören FIFA gözlemcilerinin ağır bir rapor yazacağı öğrenildi.

Başımız büyük dertte
İsviçreliler'in tahrik etmesiyle yaşanan olayların faturası Türkiye'ye çıkacak. FIFA delegelerinin dedektif titizliğiyle topladığı raporlar sonunda ülkemize en az üç maç saha kapama cezası gelmesi bekleniyor.
Kadıköy'de yüksek tansiyon altında geçen maçın bitiş düdüğünün ardından İsviçreliler son oyunlarını sahneye sürdüler. Kaçarcasına soyunma odalarının girişindeki tünele koşan İsviçreliler, önlerine çıkan teknik ekibimize ve futbolculara saldırmayı da ihmal etmediler. Benjamin Huggel'in, Antrenör Mehmet Özdilek'e arkadan tekme atması bir anda fitili ateşledi. Alpay, tünel girişinde Huggel'e yetişirken, iki oyuncu itişmeye başladı. Daha sonra olaya diğer oyuncular da katıldı, koridor girişinde arbede yaşandı. Emre görüntü almaya çalışan kameraların üzerine saldırdı. Bu kargaşa sırasında rakip takımın yedekleri arasında yer alan Stephane Grichting'in kasıklarına tekme geldi. İsviçre yetkilileri, durumu ciddi olmamasına rağmen, ellerinde koz bulundurmak için iç kanama şüphesiyle Grichting'i Acıbadem Hastanesi'ne kaldırdı. Bu futbolcu, bir sürede hastanede kalırken, durum maçı takip eden iki FIFA delegesine de bildirildi. Ayrıca rapor alınarak, polise şikayette bulunuldu. Grichting'in nasıl yaralandığı açıklığa kavuşmazken, İsviçreliler bu durumdan güvenlik görevlilerini sorumlu tuttu.
Aynı saatlerde iki özel güvenlik görevlisi de, darp edildikleri iddiasıyla Kadıköy İskele Polis Karakolu'na başvurup, İsviçreliler'den şikayetçi oldu. Kavga sırasında görevlilerden birinin elinden, diğerinin de kasıklarına tekme yiyerek yaralandığı bildirildi. İfadeleri alınan bu görevliler, daha sonra hastaneye giderek, iş göremez raporu aldı. FIFA görevlileri, ortalığın sakinleşmesinin ardından dedektif gibi delil toplamaya başladı. İki özel delege her türlü detayı not ederken, televizyon görüntüleri de takibe alındı. Hatta Doğan Haber Ajansı'na kavga görüntülerinin neden kısa olduğu soruldu. Ancak başka görüntü olmadığı yanıtı alındı. Federasyon yetkililerine de bayrakların sopalarıyla içeriye sokulması yüzünden eleştiride bulunuldu. Maçın gözlemcisi ve FIFA ekibi tarafından titizlikle hazırlanacak raporların ardından Türkiye'ye en az üç maç ceza verilmesi bekleniyor.
Koridorlarda yaşanan başka bir olayda ise Türkiye tarihi cezanın eşiğinden döndü. Oyuncularımızın büyük bir öfkeyle Belçikalı hakem Bleeckere'in üzerine yürüdüğü sırada tehlike geliyorum dedi. Ancak Serhat ve Fatih Akyel hızır gibi yetişip, arkadaşlarını yatıştırdı, tüm federasyon görevleri ve teknik kurmayları rahatlattı.
Yaşananlar nedeniyle oldukça tedirgin olan İsviçreliler sürekli telefonla ailelerine bilgi verdi. Rakip oyuncular, yaşanan kısa sevinç sırasında ise soyunma odasını birbirine kattı. Stattan ayrılmak için özel güvenlik isteyen rakip kafile, polis eskortlarının gelmesinin ardından yaklaşık iki saat bekledikten sonra Şükrü Saracoğlu'ndan ayrıldı.

Protesto mektubu
İsviçre Milli Takımı'nın İstanbul'a gelişi sırasında Atatürk Havaalanı'nda gördüğü tepki, Türkiye ile İsviçre arasında krize neden oldu. Ermeni meselesi yüzünden gerilen ilişkiler milli maç nedeniyle yeniden yara aldı.
İsviçre Dışişleri Bakanı Calmy Rey, Türk meslektaşı Abdullah Gül'e protesto mektubu gönderdi. Calmy Rey, İstanbul'daki karşılamanın misafirperverliğe hiç yakışmadığını ve gelişmelerden endişe duyduğunu yazdı.

Dayanılmaz heyecan
Milli Takımımız, tarihi sınavdan boynu büyük ayrılırken, 90 dakika içinde yaşananlar 70 milyonu olduğu kadar saha içindekileri de adeta ölüp ölüp diriltti. Büyük bir heyecan fırtınası şeklinde geçen karşılaşmanın sonları yaklaşırken, yedek kulübesi görülmeye değerdi. Maç boyunca yerinde duramayan teknik direktör Fatih Terim, aslanlarına taktik verirken, futbolcularımız da her kaçan fırsatta hop oturup hop kalktı. Milli Takımlar Sorumlusu Davut Dişli saniyeler ilerledikçe oturduğu yere çöktü, bir zafer elde edebilmek için dua etmeye başladı. Ancak kader İsviçre'ye gülerken, ay yıldızlılar verdiği emeğinin karşılığını alamamanın üzüntüsünü yaşadı.

Öfke tekmeleri
Hakemin bitiş düdüğünün ardından gerilen sinirler kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının tünel girişinde başlayan kavgaları, soyunma odası koridorlarında arbedeye dönüştü.
Türkiye'nin 4-2 kazanıp, İsviçre'nin 2006 Dünya Kupası vizesi aldığı milli maçın ardından futbol yerini kavgaya bıraktı. Sahada 90 dakika tur mücadelesi veren iki takımın oyuncularının öfkeleri, tekmelere dönüştü. Belçikalı hakem Frank De Bleeckere'nin bitiş düdüğünü çalmasıyla birlikte gerilen sinirler yerini öfkeye bıraktı ve bir anda ortalık karıştı.
Televizyon görüntülerine yansıdığı kadarıyla, İsviçre Milli Takımı'nda oyuna sonradan giren 14 numaralı Benjamin Hoggel, A Milli Takımımız'ın yardımcı antrenörlerinden Mehmet Özdilek'e tekme attı. Bu tekme, soyunma odası koridorlarında büyük bir arbedeye dönüşecek olayların başlangıcı oldu.

Koridorda arbede
Mehmet Özdilek, Hoggel'in tekmesine aynı şekilde karşılık verirken, peşinden milli futbolcularımızdan Alpay Özalan İsviçreli futbolcuların üzerine yürüdü ve tekme attı. Bu arada İsviçreli futbolcular da Alpay'a karşılık verince, iki takım oyuncuları soyunma odası koridorlarında kavga etmeye başladı. Bir anda büyük bir karambolün yaşandığı, adeta ana-baba gününe dönen koridorlardaki kavganın sona ermesi uzun zaman aldı.

Stephane hastanelik
Milli maçın ardından tünelde çıkan arbede sonrası İsviçreli futbolculardan Stephane Grichting'in hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Karşılaşmada forma giymeyen yedek oyuncu Grichting'in, maçın bitiminde yaşanan arbede sonrası hastanelik olduğu bildirilirken, Acıbadem Hastanesi yetkilileri, oyuncunun hastanede olduğunu doğruladılar.

Kameramanı dövüyorlar
Maçı canlı yayınlayan Alman ARD televizyonunun muhabiri, karşılaşma sonrası İsviçreli Philippe Degen ve Magnin ile röportaj yaparken arkada bazı olayların yaşanması üzerine kamerayı oraya çevirmek istedi. Muhabir, bir görevlinin ise kamerayı eliyle engellemesi üzerine canlı yayında yaygarayı kopardı ve 'Türkler yenilgiyi hazmedemedi. Kameramanı dövüyorlar' dedi.

Gülerken ağladık
45 bin taraftar, tribünleri bayraklarla kırmızı - beyaza boyadı. 90 dakika boyunca bir an olsun susmayan seyirciler şok sonuçla Kadıköy'den başı önde ayrıldı.
Tarihi karşılaşmanın biletlerini günler öncesinden tüketen taraftarlar, 12. adam görevlerini eksiksiz yerine getirdi. Şükrü Saracoğlu Stadı tribünlerini saatler öncesinden tıklım tıklım dolduran seyircimiz, Kadıköy'ü İsviçre için adeta cehenneme çevirip, milli takıma müthiş bir destek verdi.
Futbol Federasyonu, ay - yıldızlı ekibe destek sağlamak için her koltuğa Türk Bayrağı bıraktı. Taraftarlar bu bayraklarla stadı adeta kırmızı ve beyaza boyarken, tribünlerde muhteşem görüntüler oluştu. Henüz 2. dakikada yediğimiz şok golle yenik duruma düşmemize rağmen milli takımımıza desteklerini azaltmayan taraftarımız, herkesten tam not aldı.

Marşı kimse duyamadı!
Tribünleri dolduran taraftarlar, İsviçre seyircisinin geçtiğimiz hafta Bern'de oynanan ilk maçta Milli marşımızı ıslıklamasına aynı şekilde karşılık verdi. Karşılaşma öncesi çalınan İsviçre Milli Marşı, tribünlerden yükselen ıslıklar yüzünden duyulmadı. Daha sonra İstiklal Marşı'nı hep bir ağızdan söyleyen taraftarlar, ellerindeki bayrakları havaya kaldırdı. Ay - Yıldızlı futbolcular, İstiklal Marşı okunurken, birbirlerine kenetlendi. Marşımızı coşkuyla söyleyen milli oyuncuların başta Alpay, Tuncay ve Hakan Şükür olmak üzere son derece hırslı oldukları gözlendi. Ay - Yıldızlılar, marşımızdan sonra saha içinde kenetlenerek galibiyet andı içti.

Vogel'in hareketi
llk maçta Frei ile olumsuz diyalog yaşayan Fatih Terim, dün de Vogel'in hareketine muhatap oldu. Milanlı oyuncu, ikinci golü atmalarının ardından Fatih hocanın yakınına gelerek centilmenliğe yakışmayacak bir harekette bulundu.

Sahadan atıldı
İsviçre Milli Takımı'nın yardımcı antrenörü, ikinci golünün sevinci sırasında sahadan atıldı. Seyircinin sahaya fırlattığı bayrak sopasını tribünlere geri atan antrenör, dördüncü hakemin uyarısıyla alandan çıkarıldı.

Hakan-Volkan erken sevindi!
Ay-Yıldızlı ekibimizin ikinci golünden sonra Hakan Şükür ve kaleci Volkan Demirel, sevinçlerini İsviçre kulübesinin önünde yumruk şov yaparak yaşadı.
Tuncay'ın attığı ikinci golden sonra sahada ilginç görüntüler yaşandı... Kaptan Hakan, kaleci Volkan ile birlikte, sözleşmişçesine İsviçre kulübesinin önünde birleştiler. Gol sevincini İsviçreli futbolcuların önünde yumruk şov yaparak yaşayan iki oyuncunun bu hareketleri yadırgandı. Taraflı tarafsız herkes iki futbolcunun henüz maç bitmeden yaptığı bu gereksiz harekete tepki gösterdi.
İlk maçta yaşanan tatsız olayların ardından, İsviçreli basın mensupları da İstanbul'daki tepkilerden nasibini aldı. Ay-Yıldızlılar, stata giren İsviçreli basın mensuplarını, rakip seyirci zannederek ayran ve bira şişesi yağmuruna tuttu. Polisin devreye girmesiyle olaylar sonlandı. Güvenlik görevlileri, basın tribünü ve şeref tribünü girişindeki taraftarları uzaklaştırıp, 5 otobüs İsviçreli'yi stada aldı.
Karşılaşma öncesi Futbol Federasyonu Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Türkiye'nin bu maçtan kesinlikle galibiyetle ayrılacağını söyledi. "İçimdeki ses, İsviçre'yi yeneceğimizi söylüyor. Fatih Hoca ve talebelerine güvenimiz tam. Fark atıp, Almanya'daki yerimizi alacağız” ifadesini kullanan Mosturoğlu'nun maç tahmini tuttu ancak Milliler, şanssız bir şekilde finallere gitme şansını kaçırdı.
Mücadelenin ilk yarım saatinden sonra gerginleşen havayı teknik direktör Fatih Terim yumuşatmaya çalıştı. Tecrübeli çalıştırıcı, rakip futbolcuların tahrikleri üzerine, dördüncü hakem Johny Ver Eecke'nin yanına gitti. Eecke'nin omzuna elini atan Terim, İsviçreliler'in çirkin hareketlerini şikayet etti. Dördüncü hakemin, Terim'i dikkatle dinlediği gözlemlendi.

Ümit tribüne
Fatih Terim, 2-0 yenilen ilk maçın kadrosunda revizyona gitti. Bern'deki mücadelede ilk 11'de yer alan Tümer Metin, Nihat ve İbrahim Toraman'ı kenara çeken Fatih hoca, Ümit Özat'ı da 18 kişilik kadroya dahil etmedi, tribüne gönderdi.

İlk maçın kadrosunda revizyon
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, İsviçre karşısında sahaya oldukça farklı bir 11 sürdü.
Bern'deki ilk maçın kadrosundan 6 oyuncuyu değiştiren Terim, cezalı olan Hüseyin'in yanı sıra İbrahim Toraman, Ümit, Serkan, Nihat ve Tümer'e ilk 11'de yer vermedi. Bu oyuncuların yerlerine cezaları biten Hamit ve Emre ile Ergün, Necati, Tolga ve Serhat ilk 11'de görev yaptı.
Rüştü, Fatih Tekke, Yıldıray, Serkan, Tümer, İbrahim Toraman ve Halil yedek soyundu. Terim, Servet, Ümit, Okan, Orkun, Gökhan, Fatih Akyel ve Nuri'yi 18 kişilik maç kadrosuna almadı.

Dünya izledi
Türkiye'nin İsviçre mücadelesini toplam 442 basın mensubu takip etti. 139'u yabancı yazılı ve görsel medya çalışanının 125 İsviçreli, 8 Japon, 3 Alman ile birer İtalyan, İngiliz ve Fransız olduğu bildirildi.

Ekstra güvenlik
Güvenlik için daha önce 3 bin 600 polis düşünen İstanbul Emniyeti, bunlara 400 emniyet mensubu daha ekledi. Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, gidiş güzergahında ve stat çevresinde 2 bin, içeride de bin 600 polisin bulunduğunu, ek önlemler çerçevesinde toplam görevli sayısının 4 bini bulduğunu açıkladı.

442 basın mensubu
Karşılaşmaya, basın mensupları da büyük ilgi gösterdi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'na 139'u yabancı toplam 442 basın mensubu görev yaptı. Yabancı basın mensupları arasında 125 İsviçreli, 8 Japon, 3 Alman ile birer İtalyan, İngiliz ve Fransız olduğu bildirildi.

Protesto!
Tribünde İsviçre aleyhine birçok pankart asan taraftarlar, müthiş tezahüratlarıyla rakibin ulusal marşlarını duymasını engelledi.
Bern'deki gergin maçın bir devamıydı dün gece... İlk karşılaşmada İstiklal Marşımız'ın ıslıklanmasına büyük tepki gösteren taraftarlar, İsviçre'nin marşı okunduğu sırada Kadıköy'ü ıslıklarıyla inletti. Rakip takımın futbolcuları bu tepki karşısında şaşırken, marşlarını duymakta bile zorlandılar. Bu arada İsviçre Milli Takımı 17:55'te otelden çıkarken, 10 kişilik taraftar grubu pankart açıp, "İsviçre soykırım yalanından vazgeç” şeklinde slogan attı.

Umutlar 2008'e kaldı
A Milli Futbol Takımı, 2006 Dünya Kupası'na katılmak için İsviçre'ye karşı verdiği tarihi sınavı kaybetti. Ay-yıldızlı ekibin yeni hedefi 2008 Avrupa Şampiyonası.
Milliler, 2006 yılında Almanya'da düzenlenecek 18. Dünya Kupası Finalleri'ne katılabilmek için İsviçre karşısında son kozunu oynarken, 4-2'lik galibiyete karşın kendisini finallere taşıyacak 3 farklı skoru elde edemedi. 2002 Dünya Kupası'nda 3. olarak tarihi bir başarıya imza atan Türkiye, 2004 Avrupa Şampiyonası'nın ardından 2006 Dünya Kupası'na da katılamayarak, düşüşünü sürdürdü.
Türkiye, Dünya Kupası finallerine daha önce 2 kez katıldı.
1930 yılında Uruguay'da başlayan Dünya Kupası heyecanına, ilk kez 1950 Dünya Kupası Finalleri için ortak olan Türkiye, Avusturya'ya 2 maçta da yenilmesine karşın, bu ülkenin finallere katılmama kararı alması üzerine, finallerde mücadele etme şansını yakaladı. Daha sonra Türkiye, FIFA'nın gösterdiği rakip olan Suriye'yi 7-0 yenmesine karşın, 'masraflı olacak' gerekçesiyle Brezilya'daki finallere katılmaktan vazgeçti.
A Milli Futbol Takımı'nın katıldığı ilk Dünya Kupası, 1954'te İsviçre'de düzenlenen finaller oldu. Elemelerde İspanya'ya ilk maçta 4-1 yenilen, ikinci maçı 1-0 kazanan Türkiye'nin durumu, statü gereği tarafsız sahada yapılan 3. maç 2-2 sonuçlanınca, kuraya kaldı. Franco adlı bir İtalyan çocuğun yaptığı kura çekimi sonucu Türkiye, finallere katılma hakkını elde etti.
Finallerde, ilk maçında Almanya'ya 4-1 yenilen A Milli Futbol Takımı, Güney Kore'yi 7-0 yenmeyi başardı. Kurallar gereği bir kez daha Almanya ile karşılaşan Milli Takım, 7-2'lik yenilgiyle 1954 Dünya Kupası Finalleri'ne veda etti.
Türkiye, bir sonraki Dünya Kupası mücadelesine, FIFA'nın, maçlarını Asya grubunda oynatmak istemesi üzerine katılmadı. Avrupa grubunda yer almakta ısrar eden Türkiye, FIFA'yı protesto ederek, İsveç 1958 elemelerinde yer almadı.
1962 yılında Şili'de yapılan Dünya Kupası için elemelerde yeniden Avrupa grubunda mücadele eden (A) Milli Futbol Takımı, Norveç'i 2 maçta da yenmesine karşın, Sovyetler Birliği'ne iki maçta da yenilince, final umutlarını tüketti.
İngiltere 1966 ve Meksika 1970 finalleri için elemelerde başarısız sonuçlar alan Türkiye, Almanya 1974 Dünya Kupası elemelerinde, İtalya'nın ardından grubunda 2. olabildi.
Arjantin 1978, İspanya 1982 ve Meksika 1986 elemelerinde de umduğunu bulamayan Türkiye, 1990 Dünya Kupası Finalleri'ne katılma şansını son maçta elinden kaçırdı. Sovyetler Birliği, Avusturya, Doğu Almanya ve İzlanda ile aynı grupta yer alan Türkiye, Sovyetler Birliği ile deplasmanda oynadığı son maça final vizesi umuduyla çıktı. Bu maçı 2-0 kaybeden Türkiye, grupta 3. olurken, Sovyetler Birliği ve Avusturya, ilk iki sırayı alarak finallerde mücadele etme hakkını kazandı.
A Milli Futbol Takımı, ABD 1994 ve Fransa 1998 Dünya Kupaları elemelerinde de amacına ulaşamadı.
A Milli Futbol Takımı, 1950 Dünya Kupası Finalleri'ne katılma hakkını elde eden ancak çekilerek bu şansını o zaman Türkiye'ye bırakan Avusturya'dan, 2002 Dünya Kupası Finalleri için vize aldı.
Avusturya'nın yarım asır önceki vizesine rağmen, ekonomik açıdan Brezilya'daki finallere katılmaktan son anda vazgeçen Türkiye, play-off baraj maçlarında bu kez rakibini 1-0 ve 5-0'lık skorlarla yenerek, 2002 yılında Güney Kore ve Japonya'nın ev sahipliği yaptığı Dünya Kupası Finalleri'ne katılma hakkını kazandı.
A Milli Futbol Takımı, Japonya ve Güney Kore'nin ev sahipliği yaptığı 2002 yılındaki 17. Dünya Kupası Finalleri'nde tarihi bir başarıya imza attı.
Milliler, 48 yıl sonra katıldıkları finallerde Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile aynı grupta yer aldı. Gruptaki ilk maçında Brezilya'ya2-1 yenilen ay-yıldızlı ekip, Kosta Rika ile 1-1 berabere kalıp, son maçta Çin'i 3-0 yenerek gruptan averajla çıkmayı başardı.

2. turda ev sahibi ülkelerden Japonya'yı 1-0 yenmeyi başaran milliler, çeyrek finalde de Senegal'i 'altın gol'le 1-0 geçerek yarı finale çıktı. Yarı finalde yine Brezilya ile eşleşen ve 1-0 yenilen Türkiye, final şansını kaçırırken, üçüncülük maçında diğer ev sahibi Güney Kore'yi 3-2 yenip, üçüncülüğü elde etti.

Çekler vizeyi aldı
2006 Dünya Kupası'nın son yolcuları dün belli oldu. Avrupa kıtasında Çek Cumhuriyeti, ilk maçta 1-0 yendiği Norveç'i sahasında da aynı skorla yenip, Almanya vizesini aldı. İlk maçta Slovakya'yı 5-1'le dize getiren İspanya da deplasmanda rakibiyle 1-1 berabere kalıp, 2006'ya katılma hakkını elde etti. Kıtalararası elemelerinde ise, Avustralya, ilk maçta 1-0 yenildiği Uruguay'ı penaltı atışları sonucu 4-2, Trinidad-Tobago da 1-1'in rövanşında deplasmanda Bahreyn'i 1-0 yenerek mutlu sona ulaştı.

Türkiye 2. kez baraja takıldı
2006'da Almanya'da düzenlenecek 18. Dünya Kupası'na gidebilmek için İsviçre ile play-off maçları yapan A Milli Futbol Takımı, yine baraja takıldı.
Daha önce 3 kez oynadığı baraj maçlarından, 2 kez gülen taraf olarak ayrılan ay-yıldızlılar, son olarak 12. Avrupa Şampiyonası finallerine katılma şansını Letonya karşısında yine bir baraj maçında yitirmişti.
2000 yılında Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 11. Avrupa Şampiyonası finallerine katılabilmek için İrlanda Cumhuriyeti ile eşleşen ay-yıldızlı ekip, Dublin'deki ilk maçta Tayfur Havutçu'nun penaltıdan attığı golle 1-1 berabere kalıp, Bursa'daki rövanşta da 0-0'lık skorla finallere gitme hakkını kazandı.
Milliler, Japonya ve Güney Kore'nin ev sahipliğinde 2002 yılında düzenlenen ve Türkiye'nin 3. olduğu 17. Dünya Kupası finallerine gidebilmek için bu kez Avusturya ile baraj maçları yaptı. (A) Milliler, Viyana'daki ilk maçı Okan Buruk'un golüyle 1-0, İstanbul'daki rövanşı ise Arif Erdem (2), Yıldıray Baştürk, Hakan Şükür ve Okan Buruk'un golleriyle 5-0 kazanarak, 48 yıl sonra Dünya Kupası finallerine katılmaya hak kazanmıştı.
Türkiye, 2004 yılında Portekiz'de düzenlenen 12. Avrupa Şampiyonası finallerine katılabilmek için eşleştiği Letonya karşısında ise tam anlamıyla düş kırıklığı yaşadı. Zayıf rakibi karşısında spor kamuoyunca kesin favori gösterilen ay-yıldızlı ekip, Riga'daki ilk maçı 1-0 kaybetti İstanbul'da yapılan rövanş maçında ise İlhan Mansız ve Hakan Şükür'ün golleriyle 2-0 öne geçerek büyük avantaj yakalayan Türkiye, üst üste kalesinde gördüğü 2 golle maçtan 2-2 berabere ayrılıp, final biletini rakibine adeta hediye etti.
Milliler, 2006 yılında Almanya'nın ev sahipliği yapacağı 18. Dünya Kupası Finalleri'ne katılabilmek için İsviçre ile oynadığı baraj maçlarının ilkini ise deplasmanda 2-0 yitirdi. Dünya üçüncüsü apoleti taşıyan ay-yıldızlı ekip, büyük çekişmeye sahne olan rövanş maçını 4-2 kazanmasına rağmen kendisini finallere taşıyacak 3 farklı skoru yakalayamayınca, yine bir baraj maçında hayallerine veda etmek zorunda kaldı.

Bir biz gidemedik!
FIFA sıralamasında 11. olan Türkiye, Dünya Kupası'na gidemezken, bizim önümüzdeki 10 takım da Almanya vizesini aldı. İlk 20'den Dünya Kupası vizesi alamayan 4 ülkeden biri Türkiye olurken, diğerleri Danimarka, Yunanistan ve Uruguay... Elemelerde Danimarka ve Yunanistan, Türkiye ile aynı gruptaydı.

2006 DÜNYA KUPASI FİNALİSTLERİ
AVRUPA
Almanya (Ev sahibi)
Ukrayna
Hollanda
Polonya
İngiltere
Hırvatistan
İtalya
Portekiz
Fransa
İsveç
Sırbistan Karadağ
İsviçre
İspanya
Çek Cumhuriyeti

CONCACAF
ABD
Meksika
Kosta Rika
Trinidad Tobago

OKYANUSYA
Avustralya

AFRİKA
Togo
Angola
Gana
Fildişi Sahili
Tunus

ASYA
Japonya
İran
Güney Kore
Suudi Arabistan

GÜNEY AMERİKA
Arjantin
Brezilya
Ekvador
Paraguay

TARİH: 9 Haziran - 9 Temmuz 2006
ŞEHİRLER: Berlin, Dortmund, Frankfurt, Gelsenkirchen, Hamburg, Hannover, Kaiserslautern, Köln, Leipzig, Münih, Nürnberg, Stuttgart.

Kura 9 Aralık'ta
Almanya'nın ev sahipliği yapacağı 2006 Dünya Kupası'nın final kuraları, 9 Aralık'ta Leipzig kentinde çekilecek. 32 takım, dörderli sekiz gruba ayrılacak. Dünya Kupası, 9 Haziran - 9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Almanya'nın 12 kentinde düzenlenecek.

Türkiye A milli futbol takımına verilen ceza:

7 Şubat 2006: FIFA Disiplin Komitesi, A milli takıma 16 Kasım 2005'de İsviçre ile oynanan 2006 Dünya Kupası 2.baraj maçındaki olaylardan dolayı oldukça ağır bir ceza verdi. Buna göre:
A milli takım 6 resmi maçı tarafsız sahada (Türkiye'den en az 500 km uzak olacak) ve seyircisiz oynayacak.
Türkiye Futbol Federasyonu, 200.000 İsviçre frankı para (ayrıca 20000 İsviçre frankı da masraflar için) cezası verecek.
Görevinden istifa eden yardımcı antrenör Mehmet Özdilek futbol ile ilişkili her türlü faaliyetten 12 ay men, 15.000 İsviçre frankı para (ayrıca 1000 İsviçre frankı da masraflar için),
Fehmi Alpay Özalan ve Emre Belözoğlu 6 resmi milli maç oynamama, 15.000 İsviçre frankı para (ayrıca 1000 İsviçre frankı da masraflar için),
Serkan Balcı ise 2 resmi milli maç oynamama, 5.000 İsviçre frankı para (ayrıca 500 İsviçre frankı da masraflar için) cezası aldı.

Buna karşılık İsviçre'ye de çeşitli cezalar verildi. Buna göre:
Futbolcu Benjamin Huggel 6 resmi milli maç oynamama, 15.000 İsviçre frankı para (ayrıca 500 İsviçre frankı da masraflar için),
Fizyoterapist Stephan Meyer 2 resmi maç hak mahrumiyeti, 6.500 İsviçre frangı para (ayrıca 500 İsviçre frankı da masraflar için) cezası aldı.


Diğer fotoğraflar için tıklayınız.

Futbolcu Attığı şut İsabetli şut Top kaybı Top kapma Attığı korner Ofsayt Yaptığı Faul Yapılan faul Gol pozisyonu
Volkan Demirel                  
Hamit Altıntop     1 2     1 3  
Fehmi Alpay Özalan 1     2     1 2  
Tolga Seyhan     1 2   1 3 1  
Ergün Penbe 1   2 7     2 1  
Niyazi Serhat Akın     2 3     4    
Emre Belözoğlu 1   2 3 2   3 2  
Selçuk Şahin 1   2 3     2    
Tuncay Şanlı 5 3 8 1     2 2 3
Necati Ateş 6 1 4 1 1 1 1 2 1
Hakan Şükür 3 2 1     4 1 3 3
Tümer Metin 1   1 2     1    
Fatih Tekke     1         1  
Yıldıray Baştürk     1         1  
TOPLAM 19 6 26 26 3 6 21 18 7

Bu sayfalar Alper Duruk tarafından hazırlanmaktadır.

ALPER DURUK'UN SAYFASI | FUTBOL VERI BANKASI | TURK FUTBOLU ARSIVI