BİR DİNOZOR'UN FENERBAHÇE ANILARI, ERSİN ARISOY
11.BÖLÜM - ASIM FERHATOVIC
Yayınlanış tarihi: 1 Haziran 2007
Yazan: Ersin Arısoy
İletişim adresi: earisoy@bahcesehir.edu.tr
Asım Ferhatoviç
1963 yılının Nisan ayı. FB yöneticisi Müslim Baba (Bağcılar) iki Yugoslav oyuncuyu FB'ye getiriyor: Asım Ferhatoviç ve
Mehmet Hançiç. Ferhatoviç forvet, Hançiç savunma oynuyor. Mayıs ayında Feriköy ile bir deneme maçı düzenleniyor.
Askerden dönen eski futbolcu Ergun Öztuna da aynı maçta deneniyor. 0-0 berabere biten bu maçta Hançiç vasat,
Ferhatoviç ve Ergun başarılı bulunuyor. Hançiç gönderiliyor. Ferhatoviç ile iki yıllık sözleşme imzalanıyor.
(Çok emin değilim ama Ferhatoviç Türkiye liginde lisansiye olan ilk yabancı futbolcu olabilir.) Bundan sonraki
haberlerde Asım Ferhatoviç "Ferhat" olarak geçiyor. Stadyumda bile takımlar anons edilirken öyle deniyor.
Ferhat'ın ilk resmi maçı bir Türkiye Ligi maçı. 8 Haziran 1963 günü Gençlerbirliği ile oynanan bu maçı FB 4-1
kazanıyor ve Ferhat ilk golü atıyor.
Kadromuz şöyle: Ali - Osman, Basri - Tuncay, Özer, Hüseyin - Mustafa (Mikro),
Ergun, Ferhat, Avni, Selim
Goller: Ferhat (D.3), Selim (D.14), Mustafa (D.33-68)
Bu maçtan üç gün sonra yine Gençlerbirliği ile İstanbul'da Türkiye Kupası yarı finali ikinci maçını oynuyoruz.
Bir biçimde İstanbul'a gelmişim ve bu maçı izliyorum. (İstanbul'daki tüm maçlar İnönü Stadyumu'nda oynanıyor.)
Yarı final ilk maçı bir hafta önce Ankara'da oynanmış ve maçı 2-0 kazanmıştık. Ben o maçı da izlemiştim. (O yıllar
ODTÜ 3. sınıf öğrencisiyim) Maçı 2-1 kazanan FB ilk Türkiye Kupası organizasyonunun finaline çıkıyor. Diğer finalist GS.
GB maçı kadromuz: Ali - Osman, Özcan - Avni, Özer, Basri - Mustafa, Ferhat, Nedim, Ergun, Selim.
Goller :
Nedim (D.21), Selim (D.60), Abdullah (GB-D.68).
GB'nin golünü atan Abdullah Çevrim bir kaç yıl sonra FB'ye geçerek yıllarca oynayacak ve güzel gollere imza atacak.

15 Haziran 1963 lig maçında İzmir'de Alsancak Stadında İzmirspor'a 2-0 yeniliyoruz.
Kadromuz: Ali - Attila, Özcan - Şeref, Özer, Basri - Mustafa, Hüseyin, Ferhat, Ergun, Selim.
19 Haziran 1963 İstanbul'da lig maçı. GS ile 1-1 berabere kalıyoruz.
Kadromuz: Ali - Attila, Özcan - Tuncay, Osman, Basri - Mustafa, Şeref, Ferhat, Avni, Selim.
Goller: Şeref (D.51), Metin (D.85)
Sıra geliyor ilk Türkiye Kupası finaline. Cumartesi ve Pazar, iki gün üst üste iki maç yapılıyor ve maalesef ikisini
de 2-1 kazanan GS ilk Türkiye Kupasını kaldırıyor.
İlk final: 29 Haziran 1963
FB: Hazım - Osman, Özcan - Tuncay, Özer, Basri - Mustafa, Şeref, Ferhat, Avni, Selim
Goller: Uğur (GS-D.39), Tarık (GS-D.50), Selim (D.60) (Selim=Selim Soydan)
İkinci final: 30 Haziran 1963
FB: Ali - Osman, Özcan - Tuncay, Özer, Avni - Mustafa, Şeref, Ferhat, Selim, Lefter
Goller: Lefter (penaltı D.44), Bahri (GS-D.51), Mustafa (GS-D.71)
Bu maç Ferhat'ın FB formasıyla oynadığı son maç
oluyor.
Bu maçın ertesi gün, yani 1 Temmuz 1963 günü transfer ayı başlıyor ve FB bir biri ardına bombaları patlatıyor: Şenol ve
Birol BJK'dan, Ali İhsan Okçuoğlu Kasımpaşa'dan, Ogün Karşıyaka'dan ve Aydın Yelken Karagümrük'den transfer ediliyorlar.
Bu kadro içinde kendine yer bulamayacağını düşünen Asım Ferhatoviç sözleşmesini iptal ettirerek Sarajevo'ya dönüyor.
Sonuç; FB forması ile oynanan 6 resmi maç, atılan 1 gol. En önemlisi Türkiye Kupası birinci yıl finalinde GS'ye karşı,
Lefter'lerle, Şeref'lerle, Basri'lerle, Nedim'lerle, Selim'lerle ve diğerleri ile birlikte oynanan iki final maçı.
Sonuç olumlu mu?, olumsuz mu? Yeni kadro içinde kendisine yer bulabilir miydi? Bir yanıt vermek zor. Yeni forvetin Ogün,
Nedim, Şenol, Birol, Aydın olduğu ve Lefter'in bile yer bulmakta zorlandığı bir durumda otuz yaşını geçmiş bir Ferhat'ın
Türkiye'de tutunması hiç de kolay değildi. Sarajevo F.K. de oynadığı ertesi yıl 19 golle Yugoslavya Ligi gol kralı oldu,
adına ezgiler bestelendi, defalarca Yugoslav milli takımımnda yer aldı, sanırım bir de gol attı ve 1987'de öldüğünde adı
yarın Bosna Hersek milli takımı ile oynayacağımız maçın yapılacağı stadyuma verildi.
İşte Asım Ferhatoviç adının bana anımsattıkları. Yine de bir yerlerde, FB forması taşımış bir futbolcunun adının bir
stadyuma verilmesi insanın gururlarını okşuyor.
|