NİLAY DURUK'UN KALEMİNDEN FUTBOL MANZARALARI
4.YAZI - LEZZETLİ BİR MAÇ SEYRİ
Yayınlanış tarihi: 4 Nisan 2004
Yazan: Nilay Duruk
İletişim adresi: nilay_duruk@yahoo.com
LEZZETLİ BİR MAÇ SEYRİ
Can bu ya, pizza da isteeer, İnci' nin profiterolünü de. Bazen de Kadıköy'ümün simidini, Çengelköy'ün çayıyla boğaza
karşı çıtırdatmak ister. Güzel bir İstanbul gününde hazır ağzınızı sulandırmışken biraz daha hatırlatmalı damak
zevklerimizi. Belki etkilenir de kıymet bilir bir gezintiyle güzelim şehrime ayırırısınız bugününüzü, bahaneniz
yemek bile olsa.
Yapmayın... Eminönü'nden geçmiş ve balık ekmek kokularının arasından sıyrılarak kendinizi bir fast-food mekanına
atmış olamazsınız. Balığı sevin derim. Düşünün ki onlarla bir noktada birleşiyorsunuz: deniz ve yüzme. İkiniz de
bayılıyorsunuz maviye. Ne kadar derin ve sonsuzsa o ahenk, bu lezzetli dostumuzla paylaşılan dakikalar da o kadar
uzun olmalı kanımca.
Bir dönerdir, bir Turkish kebabdır, bir kumpirdir ya da bir su böreğidir, oy oy oyyy dedirten insana memleketimde.
Öyle bol ve çeşitlidir ki memleketimin tatları. Televizyonda Anadolu'mu gezenler nasıl da imrendiren görüntülerle
süsler objektifi! Anadolu kadını, Akdeniz kadını, Trakya kadını, hatta Mengen aşçısı hiç fark etmez; hepsi birer
deha. Yine de olmuyor nedense ayçöreğinin üstüne. Sorun bana söyleyeyim hangi saatte, hangi pastane taze taze
çıkarıyor ve hangisi ne kadar lezzetli. Bu da benim deham.
Neredeeen nereye geldik? İlk sözüm pizzaydı; anlatacaklarım da onun üzerineydi. İştah denen sinsi cambaz yürüttü
bizi bir an yedi düğümlü halatın üstünde. Gören ve duyan da beni her an iştahlı, üç saatte bir ölen, yarım saat
sonrası dirilen biri sanır. Tamam, acıkma düzenim garip, yeme alışkanlıklarım ondan daha tuhaf olabilir; ama bu
damak zevkini bilmeme engel değil ki! Benim için bir lokma tatmak tüm tabağı bitirmeye denk. Mühim olan canımın
istediğinden bir gıdım bulabilmek o an için.
Gelelim Akdeniz komşuluğunun nimeti pizzaya. Babamın deyimiyle kaba lahmacuna. Hatta dönelim yazının en başına.
Rotayı şaşmadan, aklım yemeklere kaymadan anlatayım...
Can bu ya pizza, pizza da isteeer...(cümlenin gerisi işi bozdu zaten, tekrar yazarsam tekrar şaşar.)
Nitekim öyle de oldu. Biz de dedik akşam yemeğine pizza misafir edelim. Fenerim de Akçaabat Sebatspor'u konuk etmişken
mekanına. Golleri seyretmek daha da lezzetlenir. Böyle de bir güven var kendimize. Giyinmiş kapıdan çıkacağız, o da ne!
Dakika 1, gol 1. hadi canım, şaka mı bu? Valla doğru. Sıkıntıdan yemek yiyenlere döneceğiz desenize.
Asansör çalışmıyor, elimde pizza kutuları, aklımda 0-1 lik skor. Şükür ki enerjim var. Bir solukta çıkabiliyorum
merdivenleri. İşte sana iştah açacak bir ekran! Sağ üst köşe der ki "FB-2:1-AKS." Gelsin mamalar. Bir süre sonra
oldu mu 3-1. Hadi bir ısırık daha. Sonuç belli der Nilay, siz demediniz mi ?
Evet, hiç şaşırmadık 4-2'ye. Bekliyoruz; biz şampiyonluk bekliyoruz. Maça gitmek istiyorum; bir türlü olmuyor.
"Hava çok soğuk. Hele sen orada 4 saat dursan büsbütün donarsın" diyorlar. Doğru mu? Avutayım mı kendimi bununla?
Bari şampiyon olalım da güzel bir havada güzel bir kutlama yapalım. İştahlı bir ısırık daha alalım pizza
diliminden...
|